Prof. Dr. Adem Sözüer: Depremdeki Kayıplardan Bakanlar da Sorumlu

Prof. Dr. Adem Sözüer, sadece müteahhitlerin değil başka sorumluların da olduğunu kaydetti: “Şehircilik bakanlığı, belediyeler, kolluk, savcılıklar, kaçak yapılaşmaları bilmelerine, görmeleri rağmen, kaçak yapılaşmayla ilgili kanunları uygulamadılar. Bu bakımdan görevini yapmayan, öncelikle yetkili bakanlar, belediye başkan ve görevlilerinin sorumluluğu var” dedi.

Prof. Dr. Adem Sözüer: Depremdeki Kayıplardan Bakanlar da Sorumlu
Yayınlama: 13.02.2023
20
A+
A-

Resmi açıklamalara bakılırsa 6 binin üzerinde, ‘yıkıldı’ ihablarına göre 11 bin bina yıkıldı. Gözaltına alınan müteahhitlerin sayısı iki elin parmaklarını geçmedi. Son olarak bir şantiye şefinin gözaltına alındığı haberi geldi.

Peki yıkılan bunca binanın tek sorumlusu müteahhitler mi… Bu inşaatları denetleyenler, ruhsat verenler, onaylayanlar, belediye çalışanları, başkanları, bakanlık bürokratları, yetkili bakanların sorumluluğu yok mu? Hatta imar planlarını değiştirenlerin, imar affı hazırlayanların, bunlara onay verenlerin bir suçu yok mu?

Tüm bu soruların cevabını işin uzmanı İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer SÖZCÜ’ye açıkladı.

2004 yılında Türk Ceza Kanununa (Madde.184) hiç bir ülkede olmayan İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu’nun düzenlenmesine ön ayak olan Prof. Dr. Sözüer özetle şu tespit ve değerlendirmelerde bulundu:

“HEM CEZA HUKUKU, HEM ÖZEL HUKUK, HEM İDARİ HUKUK İLGİLİ” 

“Depremde yıkılan binalardan, meydana gelen ölüm ve yaralanmalardan dolayı hem ceza hukuku, hem özel hukuk hem de idare hukuku sorumluğu doğar.

Ceza hukuku bakımından, genel güvenliği tehlikeye sokma suçu ile öldürme ve yaralama suçları gündeme gelecektir. Özel hukuk ve idare hukuku açısından, esas olarak özel kişilerin ve idarenin tazminat sorumluluğu vardır.

Her hukuk alanı bakımından geçerli olan ilke, kimin hangi kurala aykırı davrandığını gösteren delillerin varlığıdır.”

“ÇOK SAYIDA KİŞİ SORUMLU” 

“Bir binanın yapılmasında çok sayıda kişinin işlem ve fiilleri var. Ruhsat ve iskan işlemlerini yapanlar, bina yapımını denetleyenler; zemin etüdü, mimari, statik ve teknik proje müellifleri, şantiye şefi, teknik uygulama sorumluları, yapı sahipleri ve müteahhitler.

Bu kişilerden kim veya kimler sorumlu tutulacak bunun tespiti için öncelikle, binanın ilgili imar kanunlarında uygun yapılıp yapılmadığının tespiti şart.”

“KANUN ÇIKTI AMA HİÇ UYGULANMADI”

“Ülkemizde bir çok binanın, imar mevzuatına aykırı yapıldığı açık bir gerçek. Bunun önlenmesi için benim ve akademisyen arkadaşlarımın önerisi üzerine 2004 yılında Türk Ceza Kanununa (Madde.184) hiç bir ülkede olmayan İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu düzenlendi.

Her tür imar kuralına aykırı yapılaşma, bu yapıların şantiyelerine elektrik, su, telefon bağlama gibi fiiller için beş yıla kadar hapis cezası öngörüldü.”

“BAKANLAR, BAŞKANLAR SORUMLU” 

“Peki bu kanun uygulandı mı? Etkin olarak hiç uygulanmadı, şehircilik bakanlığı, belediyeler, kolluk, savcılıklar, kaçak yapılaşmaları bilmelerine, görmeleri rağmen, kaçak yapılaşmayla ilgili kanunları uygulamadılar. Bu bakımdan görevini yapmayan, öncelikle yetkili bakanlar, belediye başkan ve görevlilerinin sorumluluğu var.”

“BİRKAÇ VELİ GÖÇER BULUP GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDECEKLER” 

“Ama şimdi de muhtemelen, Marmara depreminde olduğu gibi bir kaç Veli Göçer bulup onları günah keçisi ilan edecekler.

Türkiye’de Resmi makamlar göz yummadan, bu ölçüde kaçak yapılaşma olamaz. İçinde belediyelerin de olduğu haksız menfaat zinciri olmadan, böylesine büyük çapta imara aykırılık abidesi kentler oluşmaz.

Çok yüksek miktarlarda elde edilen rantlar, siyasetçiler, kamu görevlileri, bina sahipleri, mütahitler arasında bölüşülüyor. Bunu güvenceye almak için de imar afları çıkarılıyor.”

“MUHALEFET DE İMAR AFFINI ANAYASA MAHKEMESİ’NE GÖTÜRMEDİ”

“Şu anda dahi iktidar veya muhalefetin yönettiği belediyelere gidin imara aykırı yapılaşma devam ediyor. Muhalafet imar affını haklı olarak eleştiriyor ama, onlar da bu yasayı anayasaya mahkemesine dahi götürmedi. Çok büyük bir günah ortaklığı var.

İmara aykırı yapılaşmayı seyreden iktidarlardan, haksız menfaat sağlayıp görevini gereklerine aykırı davranlardan, inşaat mahalline gitmeden, masa başında belge imzalayanlardan hemen hiç hesap sorulmadı ülkemizde.”

“İKTİDAR KENDİ BELEDİYELERİNE DOKUNDURTMAZ” 

“Siyasi iktidarlar bu hesap sormayı engeller. İmar affı da bu engelleme mekanizmasının bir parçasıdır.
Siyasi iktidarlar kendi belediyelerine dokundurtmaz.
Asıl sorun buradadır.”

KAYNAK: SÖZCÜ

Türkiye'nin siyaset, medya ve gerçekçi haberlerinin yer aldığı haber portalı