SON DAKİKA

Prens Andrew’e Cinsel İstismar Davasında Şok: Tüm Kraliyet Ailesi Unvanları ve Askeri Rütbeleri Geri Alındı

York Dükü Prens Andrew’un tüm Kraliyet ailesi unvanları ve askeri rütbeleri geri alınarak Kraliçe’ye devredildi. Cinsel istismar suçlamaları nedeniyle zor günler geçiren Prens Andrew mahkemeye normal vatandaş olarak devam edecek.

Bu haber 14 Ocak 2022 - 3:32 'de eklendi.
Abone ol

İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in oğlu York Dükü Prens Andrew’u, 17 yaşında kendisine cinsel saldırıda bulunmakla suçlayan Virginia Giuffre’nin avukatı, müvekkili için tek başına finansal bir anlaşmanın yeterli olmayacağını söyledi.

Prens Andrew, ABD’de açılan davayı düşürmeye çalışmış, ancak yargıç, davanın devam edebileceğine karar vermişti. Prens kendisine yöneltilen suçlamaların tamamını reddediyor.

BBC’ye konuşan Giuffre’nin avukatı David Boies ise müvekkilinin ”aklanmak” istediğini söyledi ve ”Sadece finansal bir anlaşmayla ilgilendiğini düşünmüyorum” dedi.

DAVADA NELER YAŞANDI?

Bundan haftalar önce, Prens Andrew’un bu davayı düşüreceğine dair spekülasyonlar artmıştı.

Ancak, davanın devam edebileceği yönünde yargıcın Çarşamba günkü kararı, prens için umutsuz bir görüntü çiziyor.

Davaya bakan Yargıç Lewis Kaplan, 46 sayfalık kararında Virginia Giuffre’nin York Dükü’ne karşı açtığı tazminat davasına karşı davayı düşürme girişimlerini reddetmekle kalmadı, aynı zamanda bu girişimlerde kullanılan argümanların çoğunun değersiz olduğunun altını çizdi.

Prens Andrew’un avukatları, Virginia Giuffre’nin davasının aşağıdaki nedenlerle düşürülmesi gerektiğini savunuyordu:

• Jeffrey Epstein ile 2009 yılında yaptığı “gizlilik” anlaşması, başkalarını dava etmesini engelledi

• İddiaları temelde belirsizdi

• Sanık olarak hakları ihlal ediliyordu

ANLAŞMA

Prens Andrew tarafınının aylardır tekrarladığı şey, seks ticaretiyle suçlanan Jeffrey Epstein ile Giuffre arasındaki gizli anlaşmanın bir koz olduğu.

Giuffre para karşılığında yaptığı bu anlaşmayla, gelecekte diğer “potansiyel sanıklara” karşı herhangi bir dava açmamayı kabul etmişti.

Bu nedenle Prens Andrew’un dava ekibi onun “potansiyel sanık” kategorisinde değerlendirilebileceğini savundu.

Ancak kimse gerçekten bunun mümkün olup olmayacağını bilmiyor. Çünkü Yargıç Kaplan, yasaların, Epstein ve Giuffre’nin bu anlaşamayı imzaladıklarında ne amaçladıklarına dair tahminde bulunmalarını engellediğini söyledi.

Yargıç “potansiyel sanıklar” ifadesinin ”herhangi biri” anlamına gelebileceğini söyledi. Anlaşmada, her iki tarafın da Prens Andrew’un bundan fayda sağlamasını istediği açıkça ve net bir şekilde ifade edilmiyor.

Prens’in avukatları, hakime, etkilenen bir üçüncü taraf olarak anlaşmadan yararlanma hakkının olduğunu, diğer davalardan örnekler sunarak gösterdiklerini söyledi.

Ancak Yargıç Kaplan fikrini değiştirmedi ve zamanının boşa harcandığını ima etti.

İDDİALAR ÇOK MU BELİRSİZ?

Prensin avukatları, Giuffre’nin iddiaları esas alındığında prensin New York yasalarını ihlal etmediğini savunuyor.

Ancak Yargıç Kaplan’a göre, davanın bu erken aşamasında Giuffre’nin göstermesi gereken tek şey, şikayetinin makul olduğu.

Kaplan şu ifadeleri kullandı: “[Prens Andrew’un] [Giuffre’ye] dokunurken, onu kucağına oturmaya zorlandığı iddiası, davalının nihayetinde vücudunun hangi kısmına dokunmuş olduğunun iddia edildiğine bakılmaksızın, New York yasalarına göre bir darp iddiasını belirtmek için yeterlidir.”

“[Bedensel] temas, tüm koşullar altında haksızsa saldırgandır, bu kesinlikle Giuffre’nin iddialarından makul bir çıkarımdır.

“Giuffre’nin şikayeti ne anlaşılmaz ne belirsiz ne de muğlak; belirli koşullarda, üç farklı tanımlanabilir yerde ayrı ayrı cinsel istismar olayları yaşandığını iddia ediyor.”

“[Prens Andrew] anlaşılır bir şekilde daha fazla ayrıntı arıyor… O ayrıntıyı duruşma öncesi keşif sırasında elde edebilecek.”

Bu ifadeyle Yargıç, davanın bir sonraki aşamasına gönderme yapıyor.

İddialarının birbirini tekrarladığına dair bir şikayet üzerine, Yargıç Kaplan, bunların yeterince farklı olduğunu ve bunların nasıl örtüştüğüne ve olası tazminatlar için bunun ne anlama geleceğine jürinin karar vereceğini söyledi.

Atatürk'ün Katilleri - Hüseyin Hakkı Kahveci

PRENSİN HAKLARI

Prens’in avukatları ayrıca Giuffre’nin yirmi yıllık iddiaları gündeme getirmek için kullandığı New York Çocuk Mağdurları Yasası’nın anayasaya aykırı olduğunu savundu. Avukatlara göre, bu yasa Giuffre’nin, zamanaşımına uğrayacak suçlamaları yeniden mahkemeye sunmasına izin verdi.

Ancak Yargıç Kaplan, bu iddianın mahkemelerde daha önce denendiğini ve bunu duyan tüm New York ve federal mahkemelerinin iddiayı reddettiğini söyledi.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Dava artık durdurulamaz görünüyor, çünkü yargıç net bir zaman çizelgesi belirledi.

Önümüzdeki günlerde mahkeme, kanıt toplamak için İngiliz mahkemelerinin yardımına ihtiyaç duyarsa, mahkemelere Giuffre adına mektup göndermeyi düşünmek zorunda kalabilir. Bu transatlantik davalar için olağan bir yöntem.

Ardından, Mayıs ortasına kadar her iki tarafın da tanıklarını beyan etmesi gerekiyor.

Aynı zamanda, kanıt sunmaya devam etmek zorundalar.

Guiffre, 2001 yılında Londra’da bir kulüpte Prens Andrew ile dans ettikleri sırada prensin ”terden sırılsıklam” olduğunu iddia etmişti. Prens Andrew ise iddiayı özel bir sağlık durumundan ötürü ”terleyemediğini” söyleyerek yalanlamıştı.

Giuffre, Prens Andrew’un tanıştıklarını söylediği sırada terleyemediğini kanıtlamasını istiyor.

Bununla birlikte Prens Andrew, Guiffre ile seks yaptığı iddia edilen gecede İngiltere’nin Woking şehrinde düzenlenen bir Pizza Express partisinde olduğunu söylemişti. Giuffre, Andrew’dan bunu ıspat etmesini istiyor.

Prensin avukatları, Guiffre’nin aslen nerede yaşadığına dair kanıtını isteyecek. Guiffre Avustralya’da yaşadığı ve ABD ile yasal bir bağlantısı olmadığı için, prensin avukatları davanın sonlanması gerektiğini iddia edebilir.

14 Temmuz’a kadar Yargıç Kaplan, tüm delillerin değiş tokuş edilmesini ve “ifadelerin” tamamlanmasını istiyor. Bu, tanıkların avukatları tarafından alınan ve daha sonra mahkemede kullanılmak üzere kaydedilen ifadeleri anlamına geliyor.

Bu, hem prensin hem de Giuffre’nin tüm bildiklerinin kayda geçirilmesi demek. Bu nedenle her iki taraf, ve belki başkaları da, çok özel ve kişisel sorularla karşı karşıya kalacak.

PRENSİN SEÇENEKLERİ

Prens, mahkeme kararına itiraz edebilir ancak bunun lehine sonuçlanacağına dair bir garanti yok. Yüksek mahkeme itirazını kabul ederse, bu durum, doğal olarak bir ertelemeye neden olabilir.

Ancak hukuk yorumcuları, karar dosyasındaki ifadelerin prensin olası bir temyiz başvurusunun reddedileceğine işaret ettiğini söylüyor.

Prens Andrew temyiz yoluna gitmez ancak zaman çizelgesi ve kanıt alışverişinde işbirliği yapmazsa, Giuffre kendi lehine otomatik bir karar çıkarılması için başvuruda bulunabilir.

Temyiz yoluna gidilmediğini varsayarsak, prensin basit bir seçeneği var: Ya olayları kendi açısından açıklamaya hazırlanaak ve mahkemede öyle ya da böyle bu açının savunulmasını sağlayacak ya da anlaşma yoluna gidecek.

Giuffre’nin avukatı David Boies, adaletin sağlanması için prensin yaptıklarının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini söylüyor. Ancak prens bugüne kadar tüm iddiaları reddetti.

Avukat Boies, BBC News’in müvekklil Guiffre’nin finansal bir uzlaşmayı kabul edip etmeyeceği sorusuna şu yanıtı verdi:

“Bu konunun kendisini ve diğer kurbanları aklayacak şekilde çözülmesinin Virginia Giuffre için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bence önemli olan bu kararın onu ve öne sürdüğü iddiayı haklı çıkarması.”

Boies, müvekkili için ”Sadece finansal bir anlaşmayla ilgilendiğini düşünmüyorum” dedi.

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR

Parlamento Haber | Korku yok!