SON DAKİKA

‘Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı’ndan Rabia-Bozkurt ittifakına

Siyasette İslamcı bir hareketle Türkçü bir hareketi ne birleştirebilir? “Nefret duygusu” diyor AKP milletvekili Aydın Ünal,

Bu haber 16 Ocak 2018 - 12:06 'de eklendi ve 59 kez görüntülendi.

Siyasette İslamcı bir hareketle Türkçü bir hareketi ne birleştirebilir?

“Nefret duygusu” diyor AKP milletvekili Aydın Ünal, dünkü Yeni Şafak’ta: Başkalarına karşı nefret! Üstelik birbirlerinden de hiç hoşlanmasalar bile! Olur ya, nefret var, nefret(çik) var! Ve bu konuda geçmişteki Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı örneğini veriyor. Onlar da birbirini hiç sevmez, birbirine hiç güvenmezlermiş! Biri “önce Türk!” diyormuş; öbürü “önce İslam!”. Atsız, Necip Fazıl için “hiçbir yüksek okuldan mezun olmadığı için bir fikir tartışmasında ondan parçalar alıp tanık diye kullanmak doğru olmaz” diye buyurmuş; öbürü de kendisine “ahmak, budala, rezil” gibi sıfatları uygun görmüş.

Fakat ne yapacaksınız? Karşıda daha büyük düşmanlar var; ister istemez birleşeceksiniz! Onlar da birleşmişler! İslamcı şair, Türkçü yazarı evine davet etmiş; ona Büyük Doğu’da yazılar yazdırmış vb. Bunu da “Onunla ortak olduğumuz nefret kutupları üzerinde 1950 ve 1958 Büyük Doğu’larında bazı yazılarını neşrettik” diye savunmuş!

•••

Nefret üzerine kurulan ittifaklar devamlı olur mu? Tabii ki olamaz! Nitekim bu ittifak da bozulmuş; tam da 27 Mayıs Darbesi’nden sonra!

Nasıl mı? Orasını yine yazarımızdan dinleyelim: “Aralarındaki son diyalog, 27 Mayıs Darbesi’nin ikinci gecesinde telefonda olur. Nihal Atsız darbeyi desteklemektedir. Necip Fazıl’a ‘seni hala tevkif etmediler mi?’ diye istihzayla sorar. Necip Fazıl ‘telefonu nefretle yüzüne kapattım ve ölünceye kadar yüzünü bir kere bile görmedim’ der”.

•••

Ünal, bugünkü ittifakın da aynı zaruretlerden doğduğunu söylüyor ve şöyle savunuyor: “Yaşadığımız süreç yine böyle bir mutabakatı gerekli kılmıyor mu?

Bir tarafta FETÖ’nün dümen suyuna girmiş, PKK’ya müsamahalı, DHKP-C’ye müzahir, Türkiye düşmanlarıyla ittifak halinde bir cephe varsa; diğer tarafta, farklılıklarını ötelemiş ‘milli’ bir cephenin, Necip Fazıl-Nihal Atsız cephesinin oluşması pek tabiidir”.
İyi de, bu “Rabia-Bozkurt” ittifakının da bir sonu olmayacak mı? Olursa, bu nasıl bir son olacak? Yazar bu konuda sessiz kalmayı tercih etmiş. Doğrusu zor soru! Bazı tahminlerim var, ama müsadenizle ben de sessiz kalayım..

Parlamentohaber.com | Korku yok!

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Get it on Google Play