Diyarbekir’in kalesine sesleniyorum. Aydın’ın Efesine. Artvin’in yeşiline. Ordu’nun dereleri, Edirne’nin camilerine. Konya’nın tuzuna, basmak için yaralarımıza. İzmir’in Kadifekale’sine. Pamukkale’nin travertenlerine. Bolu’nun aşçısına. Beypazarı’nın kurusuna. Edremit’in zeytini, Ayvalık’ın rakı balığına. Hakkari’nin, Hatay’ın, Kırşehir’in, Denizli’nin çıplak ayak gezen çocuklarına. Yarınların büyük adamlarına sesleniyorum. “Dur yolcu !”diye esen Çanakkale’nin rüzgarına, Sivas, Erzurum’a kurtuluş günlerine...