SON DAKİKA

Emekli Tümamiral Gürdeniz: ”100 Yıl Önce de Bugün Olduğu gibi Teşvik Eden Ülkeler Vardı”

Ege’deki son durumu Odatv’ye değerlendiren Emekli Amiral Cem Gürdeniz, ““Unutmayalım ki o dönem harekâtı teşvik edenlerin başında ABD ve İngiltere geliyordu. 9 Eylül 1922’de bu girişimleri hüsranla sonuçlandı. 100 yıl arayla tarihin tekrarladığını görüyoruz.” dedi.

Bu haber 11 Haziran 2022 - 2:07 'de eklendi.
Abone ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’de düzenlenen Efes-2022 Tatbikatı’nda Yunanistan ile ilgili açıklamalarda bulundu. 

Erdoğan “Bir kez daha Yunanistan’ı gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmeye, uluslararası antlaşmalara uygun davranmaya davet ediyoruz. Şaka yapmıyorum, ciddi konuşuyorum” dedi. Erdoğan “Bir asır önce olduğu gibi pişmanlıkla, hüsranla sonuçlanacak eylemlerden uzak durması konusunda ikaz ediyorum. Kendine gel” ifadelerini kullandı.

“100 YIL ARAYLA TARİHİN TEKRARLADIĞINI GÖRÜYORUZ”   

Ege’de son günlerde tırmanan gerginliği ve bu durumun olası sonuçlarını Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz Odatv’ye değerlendirdi.

Yunanistan’ın emperyalizmin bir vekili olarak 15 Mayıs 1919’da da Batı Anadolu’yu işgal etmek üzere askeri bir güç olarak bölgeye sevk edildiğini belirten Cem Gürdeniz sözlerine şöyle devam etti:

“Unutmayalım ki o dönem harekâtı teşvik edenlerin başında ABD ve İngiltere geliyordu. 9 Eylül 1922’de bu girişimleri hüsranla sonuçlandı. 100 yıl arayla tarihin tekrarladığını görüyoruz.

Yunanistan’ın adaları; deniz üsleri, F-16’lar için hava üsleri, Türkiye’yi tehdit eden füze sistemleriyle silahlandırarak uluslararası antlaşmaları çöpe attığını görüyoruz. 

Ege’de statükoyu bozan taraf Yunanistan oldu. Türkiye, Bern mutabakatını bugüne kadar hiç bozmadı. Daha geçen hafta Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, ‘İstediğimiz zaman karasularımızı 12 mile çıkartırız’ açıklaması yaptı.

Yunanistan, Ege’nin neredeyse tamamının kendine ait olduğunu iddia ederek Türkiye’yi karasularına itmek istiyor. Bu durum emperyalizmin de işine geliyor. Emperyalizm, Türkiye’nin denize çıkmasını istemez. Bunu ilk gören Mustafa Kemal Atatürk 1 Eylül 1922’de ‘Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir’ emrini verdi. 

 Türkiye ‘Mavi Vatan’ ile birlikte bu emri yerine getiriyor.”

“TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK ÇIKARLARIN NATO’NUN ÖNÜNE GEÇTİ”

ABD’nin Yunanistan’a kurduğu üs sayısının 5’ten 9’a çıkmasını Rusya’yı ve olası bir Türk-Yunan geriliminde Trakya üzerinden Türkiye’yi tehdit ettiğini belirten Cem Gürdeniz sözlerine şu şekilde devam etti:

“Türkiye ve Yunanistan ABD’nin Pax Americana düzenini korumada Kenar Kuşak’taki en önemli iki ülkedir. Rusya’yı güneyden kuşatan Türk boğazları ve Akdeniz’e Süveyş Kanalı’na geçişi düzenleyen Ege Denizi bu iki ülkenin kontrolü altındadır. 1945’ten sonra ABD her iki ülkeyi de etkisi altına almış, 1952’de iki ülkenin de NATO’ya girmesi, ABD Savunma Bakanlığı’nın isteği üzerine yapılmıştır. Dolayısıyla Rusya’nın güneyden kuşatılmasında iki jeopolitik ülkeden bahsediyoruz. 

Atatürk'ün Katilleri - Hüseyin Hakkı Kahveci

Fakat, Türkiye 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden sonra yeni bir jeopolitik gerçeklikle karşılaştı. Bu gerçeklik Türkiye’yi NATO üyeliğine girişinden sonra ilk kez kendi jeopolitik çıkarlarını NATO’nun jeopolitik sisteminin çıkarlarının önüne geçirdi. Bu durumda ABD, Türkiye’yi riskli bir ülke kategorisine sokarak bütün yatırımını Yunanistan’a yaptı. Bunun en somut örneği ABD’nin Yunanistan’a 9 üs kurması. Artık Yunanistan’daki ABD Büyükelçisi’nin sanki bir koloni valisi gibi hareket ettiğini görüyoruz. En son olarak da ABD Dışişleri Bakanı ve ABD senatörlerinin Türkiye’nin silahsızlandırılması koşuluyla egemenliği Yunanistan’a devredilen adalar üzerinden Türkiye’ye karşı açıklamalarında görüyoruz.

Türk-Yunan anlaşmazlıkları kışkırtılıp bir silahlı çatışmaya dönüştüğünde Türkiye’nin Trakya’da yapacağı harekâtı engellemek için ABD, Dedeağaç’a büyük yığınak yaptı. Buraya üs kurarark Türkiye’ye “Siz deniz yetki alanları, Ege ya da Doğu Akdeniz kaynaklı bir çatışmaya girerseniz Dedeağaç’ta benim birliklerimle karşılaşırsınız’ mesajı verdi.”

 “KIŞKIRTMANIN AMACI SURİYE’DEKİ ASKERİ HAREKATI GECİKTİRMEK”

Yunanistan’ın kontrollü olarak gerginliği tırmandırdığını vurgulan Cem Gürdeniz bu gerginliğin arkasındaki esas gücün ABD ve AB olduğunu ifade etti. Cem Gürdeniz, Türkiye’nin Suriye’deki harekâtını geciktirmek için bu kışkırtmaların yapıldığını belirterek şöyle konuştu:

“Türkiye’nin Suriye’deki harekâtını geciktirmek için ABD ve AB telkinleriyle Ege’de Yunanistan’ı öne sürerek ama sonra geri çekerek bir kışkırtma yaşanıyor. Yunan halkı, 1947’den bu yana savaş görmedi. Dilerim görmez. Dilerim emperyalizmin tuzağına düşmezler. Türkiye kendisine bir saldırı olduğunda da tedbirleri alarak bu krizi yönetmelidir.”

“TÜRKİYE KENDİ NAVTEKSİNİ YAYINLAMALI”

Yunanistan’ın ilan ettiği Navtekslerin hukuki olmadığının altını çizen Cem Gürdeniz Türkiye’nin bunları dikkate almayarak kendi navteksini yayınlaması gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle noktaladı: 

“Navteks denizcilere seyir tehlikelerini bildiren bir sistematiğin adıdır. Yunanistan bir egemenlik alanı gibi gösteriyor. Yunanistan, Türkiye’nin 2020 Mart’ında BM’ye deklare ettiği kıta sahanlığı sınırları içerisinde 3 aylık navteks yayınlayarak ‘Ben burada tehlikeli işler yapacağım’ mesajı veriyor. Bu alan Türkiye’nin olası sandaj yapacağı yerleri kapsıyor. Yayınlayan istasyon yayınlamaya yetkili değil. Bunun sahte navteks olduğunu onlar da biliyor. Bunu siyasi bir enstürüman olarak kullanıyorlar. Türkiye’nin yapması gereken bunu dikkate almayarak kendi uygun navteksini yayınlayarak çalışmalarına devam etmektir.

 Son olarak unutmamak gerekir ki Barış en kıymetli olanıdır. Yunanistan, Türkiye’ye silahlı bir müdahalede bulunmamalıdır. Buradan ikaz edelim.

Türkiye’nin dostluğu Türkiye’nin düşmanlığıyla kıyaslanamaz.”

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

    BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR