SON DAKİKA

ELSİZ AYAKSIZ O YEŞİL YILAN…

Bu haber 24 Ocak 2020 - 18:04 'de eklendi.

Bir kaç gündür Gazi Paşa’nın Nutku’nu tekrar ve tekrar okuyorum. Bazen bir kaç sayfa geriye gidip, tekrar aynı sayfaya dönüyorum.
Sizlere de tavsiye ederim…

O sayfalarda gezinirken, daha doğrusu o siperlerde mevzilenirken, o yaşanılanlar birer birer gözlerimin önünde canlanıyor. Hepimiz, genel hatları ile milli mücadelemizi şöyle öğrendik. Mustafa Kemal ve silah arkadaşları vatanı düşmanlardan kurtardı.

Düşmanlar…
İlk anda, aklımıza hemen dışarıdakiler geliyor. Dışarıdakiler, İngiliz, Fransız, Yunan, İtalyan ve sütre gerisinde de, Amerika. Gelin görün ki, mücadele onlarla kalmıyor. Onlarla bitmiyor.

19 Mayıs sabah saat 8 suları.
Havza.
Amasya.
Erzurum.
Sivas.
Millet Meclisi.
26 Ağustos Kocatepe,  saat 5 suları.
9 Eylül İzmir.
Cumhuriyet.
Hilafet ve saltanatın kaldırılması.
Tekke ve zaviyelerin kapatılması.
Tevhidi tedrisat.
Çok partili hayata geçiş denemeleri.
Devrimler.
Sonrası ve sonrası…

Başkasından değil, Mustafa Kemal’in sözlerinden dinliyorum olanı biteni. Tekrar ve tekrar.

Dün akşam bir yazar meslektaşım bugün çektiğimiz sancıların temelini çok güzel özetlemişti bana, aynen iletiyorum:
“Mustafa Kemal Paşa üzerinde kalan Osmanlı mirasının temel sorunlarını bertaraf edebilecek kadar ülke yönetiminin başında kalamadı. Devrimin kökleşmesi için en az bir elli yıl gerekiyordu. Temeli atılırken, yeni ülke düzenine karşı olan muhalefetin( saltanat ve hilafetçi, dinci merkezli) üzerine gidince, bazı gruplar o malum inlerine girerek bugünleri bekledi. Atatürk’ün kaybından sonra da, onun mücadelesi ancak bugünkü toplumun yüzde otuzunda bayraklaşabildi. Gerisi dinci taassup ile etnik bölücülüğün oldu.”

O konuşurken aklımdan Nutkun satırları geçiyordu. Vatan işgalden kurtarılmıştı ama mücadele hemen sonrasında taassup ile devam ediyordu. Meclisteki günler boyu süren hararetli tartışmalar, oyunlar, çekişmeler vs. vs.

Tespit doğruydu.
Devrim kök salmıştı ama, Atatürk’ten hemen sonrasından bugüne kadar filizleri yavaş yavaş koparılıyordu.

Şimdilerde elsiz ayaksız o yeşil yılan Cumhuriyete zehrini akıtıp, dişlerini geçiriyor. Devrim ve Atatürk Cumhuriyeti karşıtları boş durmuyor.

Nutku tekrar ve tekrar okuyalım.
Nutku tekrar ve tekrar okuyalım.

Hesabımızı ve kitabı buna göre yapalım…

Atatürk ile kalın.
Selam ile…

Cem Ayaz

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Cem Ayaz
Cem Ayaz Yazar, Emekli Deniz Astsubayı. 1969 İzmir doğumludur. İlk ve orta öğrenimini İzmir’de, yükseköğrenimini de 1989 yılında deniz astsubay meslek yüksekokulunda(o zamanki adı Astsubay Sınıf Okulu ) ve daha sonra da Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Programı’na devam ederek tamamlamıştır. Deniz kuvvetleri komutanlığında, yurtiçi ve yurtdışında 28 yıl seyrüsefer branşında çeşitli kadrolarda, personel, amir, birlik komutanı olarak görev yapmış ve 2012 yılında istekle emekliye ayrılmıştır. Yaklaşık 20 yıldır edebiyat ile iç içe bir yaşam sürmekte, çeşitli internet sitelerinde yüz elliye yakın şiir, makale çalışmaları yayınlanmakta olup edebiyat dünyasının önemli isimleri tarafından da şiir ve deneme türünde deniz ve denizcilik konularında birincilik ödüllerine layık görülmüştür. Çalışma hayatına katılım aşamasında, üretime ve eğitime verdiği önemle, Arel Üniversitesi, Mektebim eğitim kurumları gibi eğitim kurumlarında idari işler müdürü olarak görev yapmıştır. Şubat 2018’de Ulak Yayınlarından ‘’Vatan Kaderine Terk Edilemez’’ adlı ilk kitabı yayınlanmıştır. parlamentohaber.com’da haber müdürlüğü görevinde bulunmuştur.

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!