Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, geçen pazar akşamı gerçekleşen Binali Yıldırım-Ekrem İmamoğlu yayınına ilişkin olarak 4 kamuoyu araştırma şirketinin yöneticisiyle konuştuğunu aktardı.

Abdulkadir Selvi, Hürriyet’te “Kim kazandı?” başlığıyla yayımlanan yazısında “Türkiye nefesini tuttu, Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu arasındaki tartışmayı izledi. Ekrem İmamoğlu’nun performansı nasıldı, Binali Yıldırım nasıl bulundu? İki adayın tartışması seçmen tercihleri üzerinde etkili oldu mu?” ifadesini kullandı. “Peki İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğü nasıl bulundu? İsmail Küçükkaya hata yapmamaya odaklanmıştı. Adil bir yönetim sergilemeye özen gösterdi. Kronometre kullanması yerinde bir karardı. Programın önüne geçmemesi olumluydu. Demokrasi adına güzel bir programdı ancak heyecanı eksikti” diyen Selvi, şöyle devam etti:
“Ekrem İmamoğlu programa erken gelmek suretiyle iyi bir giriş yaptı. Eşi ve oğluyla birlikte aile fotoğrafı verdi. İmamoğlu ailesi şık kıyafetleri içinde film karelerinden çıkmış bir görüntü verdiler. Mavi kravatı ise artık onun simgesine dönüştü. Binali Yıldırım’ın programa geç kalması eksi bir puandı. Eşi ve kızıyla hitap ettiği muhafazakâr kesime olumlu bir mesaj verdi. Aile babası havası vardı. Kırmızı kravatı ise kendine güveni gösteren garantili bir renk seçimiydi. Programın başında iki adayın birbirlerine kalem hediye etmesi zarif bir davranıştı. Program sonunda aile fotoğrafı çektirilmesi şık oldu. İki aday da seçimleri kaybetmelerine neden olacak bir hata yapmadılar. Ama iki aday da birbirine bariz bir üstünlük kuramadı. Peki program seçmen tercihlerini etkiledi mi? Bu soruyu kamuoyu araştırma şirketlerinin yöneticilerine sordum.
‘Genel anlamda başarılıydı. Çok uzun bir süredir bu tür tartışmalar yapılmadığı için tüm Türkiye programa kilitlendi.’
‘Var olan pozisyonunun üzerine çıkamadı.’
‘Binali Yıldırım münazara insanı değil. Ağır başlı, dingin, sakin bir insan. Onun İmamoğlu için sürekli yalan demesi etkili oldu. Programda iyi performans çıkardı.’
‘Ancak bu kadar yapabilirdi.’
‘AK Parti seçmeni açısından olumlu yansımaları oldu. AK Parti seçmenini motive etti.’
‘Bence başarılı bir program oldu. Ülke, demokrasi ve siyaset kültürümüze çok çok büyük katkısı oldu.’ İbrahim Uslu, iki adayın performansını birlikte değerlendirmek istediğini söyledi:
‘İki adayda da deneyim eksikliği söz konusuydu. Ne İmamoğlu ne Yıldırım rakiple tartışmaya alışık değiller. Ekipleri iki adayı da iyi hazırlamamışlar. Yayına çıkmadan önce rakiplerinin zayıf taraflarını tespit etmemişler. Hangi seçmen kitlesine hitap edeceklerini önceden tespit etmemişler. O nedenle oy alabilecekleri alt gruplara mesaj veremediler.’
‘Başarılı buldum. Üzerinde çok yoğun siyasal ve sosyal baskı olmasına, ilk anda sosyal medya baskısı kurulmasına rağmen iki adayın medeni bir şekilde tartışmasını sağladı. Aile fotoğrafı ise büyük bir televizyonculuk başarısıydı. Türkiye’de siyasi gerilimi azaltacak, güzel bir fotoğraf verdiler.’
‘Etkilemedi. Çünkü kararsız seçmen yok. Adayların etkileyebilecekleri küçük gruplar vardı ama onlara mesaj veremediler.’
‘Beklentinin biraz altında kaldı.’
‘Ekrem İmamoğlu daha iyi olabilirdi. Kontrollüydü. Burada en kritik durum Ordu Valisi’ne verdiği cevaptı. Yalan söylemeye devam etmeye çalışması programdaki en büyük dezavantajıydı.’
‘Binali Bey süreç içinde daha iyiydi. Birazcık daha rakibini saldırganlaştırabilecek bir söylem içinde olabilirdi. Ona girmedi. O açıdan büyük bir fırsatı kaçırmış oldu.’
‘Moderatör çok kontrollüydü.’
‘31 Mart’ta Binali Yıldırım’a oy verip 23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu’na oy verebilecek bir kitle vardı. Yıldırım’ın kendi tabanını konsolide etmesi açısından bir sonuç çıkabilir.’
‘Orta halli bir programdı. Siyasetçilerin kurgusunu yaptığı bir açık oturum ancak bu kadar olur. Sıfır sıfır berabere kaldılar.’
‘Programa girdiği anla programdan çıktığı an arasında çok büyük puan kaybına yol açmadı. Ancak kendine Binali Yıldırım’a oy verecek olanlardan oy kazandıramadı.’
‘Binali Yıldırım başta çok yorgun gözüktü. Programa geç gelmesi doğru değildi. Projeleri çok etkileyiciydi.’
‘Elinden geleni yaptı. Ancak daha önce hiçbir tartışma programı yönetmediği için eksik kaldı. Ama maçın önüne geçmedi, geride kaldı. O nedenle adaylar teşekkür ettiler.’
‘Seçmen tercihlerini etkilediğini düşünmüyorum. Bir taraftan öbür tarafa kayma olmadı. Sandığa gitmeyecek olanları etkileyecek çapta bir program olmadı.’ Herkes konuştu, 23 Haziran’da ise söz seçmende olacak.”