
Efendim, yurt yapacağız, okul yapacağız demiyorlar.
Eğitim parasız, sağlık parasız olacak demiyorlar. Yol yaptık, köprü yaptık hatta tüneller yaptık diye çaka satıyorlar. Peki, bedava mı geçiyorsun ey vatandaş?
O konuyu hiç karıştırmıyorlar.
Vatandaşın bir bölümü de karıştırmıyor olana biteni ki, ‘’kıraathane yapacağız, çay,kek bedava ha’’ deyince de alkışlıyorlar.
Şaşırıyor muyuz?
Artık değil.
Şaşkınlığımız kalmadı da, hepimiz için endişelenmekteyiz. Bildiğimiz, farkında olduğumuz ve içinden geçerek yasadığımız acı tecrübeler. Har vurulup harman savrulan yakın geçmiş ve yaklaşmakta olan gelecek günler.
Sancılı ve sıkıntılı bir mücadelenin bekleyişi. Gidişini kestirebildiğimiz, sonucunu görebildiğimiz bir döngüsel yol hali. Bu süreç için gidişi kestirebildiğimiz diyorum çünkü, gelişi, gidişi ve maruz kalacağımız sonuçlarına bakınca darlanmamız, düşüncelerimizin bir mengeneye sıkışmış halde olmaması mümkün değil.
Peki, çözüm ve çare mümkün mü sevgili okuyucu?
Gerçeği mi söylesin satırlar yoksa gözlerdeki ideali mi?
Dost acı mı söylesin yoksa yoksa, kızılcık şerbeti mi?
Kek ve çaydan memnun olmaya hazır halde öyle bir kitle var ki.
Perşembenin gelişi, Çarşambadan bellidir derler bizim memlekette bilirsiniz.
Pazartesi, Salıyı görmezden de geldiniz mi, hatta hiç görmediniz mi, vakit sözde Türkiye vakti.
Kurgu aynı, kuranı, oynayanı aynı, senaryosu, senaristi aynı, başrolü figüranı aynı.
Hatta, boğazdaki yalılarından eski jönler dahi çıkagelmiş Yenikapılara, hem milli hem de yerli katkılarını sunmakta, döngü aynı.
Ne diyelim.
Hanımlar beyler, yurt yapacağız, okul yapacağız demiyorlar.
Herkes ektiğini biçecek, herkes yediğini, içtiğini ödeyecek.
Kimilerine göre çay ve kek, bizlere göre de vakit, ulusal egemenlik vakti.
Millet egemenliğine kabus gibi çöken 24 Haziran kapıda.
Vakit Türk ulusu için, vakit bu millet için bir imtihan vakti.
Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem AYAZ
Parlamento Haber/ Korku yok!