SON DAKİKA

TÜRKİYE HAARP SALDIRILARI ALTINDA!

Yeni Mesaj yazarı Barış Cem Süvari’nin bugün kaleme aldığı yazısı: ABD ile Türkiye arasında büyük bir sürtüşme olduğu, artık herkes tarafından bilinen bir şey. S-400 ile başlayan gerilim artarak devam ediyor. Bütün bunların yanında, Türkiye, ABD’nin manyetik dalga saldırısı altında olabilir mi? Daha doğrusu, ABD’den Türkiye’ye bir HAARP saldırısı söz konusu mu?

Bu haber 27 Mayıs 2019 - 10:34 'de eklendi. Son Güncelleme27 Mayıs 2019 - 12:18

İstanbul’da yağmur yağdı adeta gökten yere ateş iniyor. Diğer şehirlerde farklı değil. ABD’nin elinde, HAARP silahı mevcut. ABD, vekalet savaşlarının yanında iklim savaşları da veriyor. Düşmanına karşı, suni depremler başta olmak üzere, kıtlık ve açlığa mahkum edecek, iklim savaşı vermesi de muhtemel. Anlık değişen hava olaylarını tesadüfe bağlamak, saflık olur.

Artık Türkiye’de hiç bir şeyi tesadüfe bağlamayın derim!.. Küresel güçler arasında, iklim savaşları var olan bir şey. ABD, bunu HAARP ile yapıyor. HAARP, Pentagon’un kontrolünde ve ABD ordusunun hizmetinde olan önemli bir projedir. Projenin yapımı 1995 yılında bitmiştir. Avustralya’nın kırsal bölgelerinde denendi ve geliştirildi.

17 Ağustos depremi, HAARP projesinin Türkiye üzerinde de denendiğinin bir göstergesidir. Deprem’den önce Gölcük’ten, Avcılar’a kadar görünen “ateş topu” ile ilgili bilimsel bir açıklama yapılamamıştır. Bu silah düşmanınızda varsa eğer ve bu düşman ABD ise kesinlikle bunu kullanmaktan geri durmaz, bu böyle biline. HAARP silahı ile iklim kontrol edilebiliyor, fay hatları harekete geçirilerek suni depremler oluşturulabiliyor. Hatta ozon tabakası ile oynanabiliyor, okyanus dalgaları kontrol edilebiliyor. Kasırgalar oluşturulabiliyor. ABD’de meydana gelen kasırga isimleri neden hep Rus isimleri, biraz düşünün derim. Sistem şu;

İyonosfere doğru çok yüksek radyo frekansları gönderilir. Bu radyo frekansları, tekrar döner. HAARP sistemi tam 180 kablodan oluşur ve toplamda 36 Milyon Watt enerji açığa çıkarır. (ABD’de bir elektrik santrali sadece 52 bin Watt kullanabilmektedir) Moskova Devlet Üniversitesi Fizik Fakültesi hocalarından Georgiy Vasiliyev, ABD’ye ait Gakona’daki HAARP istasyonunu “resmen, jeofizik ve tektonik bir silah” olarak tanımlamıştı. Georgiy Vasiliyev;

“HAARP istasyonu tam güçle çalıştırıldığında, 1 saatte 3.5 megawatt elektrik enerjisi tüketiyor. 14 hektarı kaplayan 22 metrelik 180 dev anten üzerinde göklere yükselen enerji plazma kümesi oluşturuyor. HAARP çalıştırıldığı günden bu yana, Dünya’nın değişik bölgelerinde iklim anormalleri gözlemlenmeye başladı. Kar yağması gereken yerleri güneş kavururken, Afrika’da kar yağışları gözlemlenmekte. Bu tuhaf olgular genelde küresel ısınmaya fatura ediliyor. Ama bize göre    anormallerin asıl sorumlusu Pentagon’un HAARP sistemidir” dedi.

İran Sivil Savunma Kurumu Başkanı General Gulamrıza Celali ise bir konferansta şöyle demişti: “İran’da meydana gelen iklim değişikliğinde yabancıların parmağının olması şüphesi var. Ülkedeki bilim merkezleri de bunu teyit etmektedir. İsrail ve komşu ülkelerden biri, İran’a giren yağmur bulutlarını yağmaması için kısırlaştırıyor. Bunun yanı sıra bulut ve kar hırsızlığıyla karşı karşıyayız.

2006 – 2010 yılları arasında Suriye’de yaşanan kuraklık, ABD’nin HAARP işi olabilir. Büyük bir kıtlık yaşayan Suriye halkı 2011’de, ABD’nin dış destekli terör ağına düşmüştür. ABD, iklim silahı ile tropik altı çöl kuşağını, Türkiye’ye yaklaştırıyor. Türkiye ve bu hattaki diğer Akdeniz ülkeleri iklim değişikliği yaşıyor. Gelecekte, küresel ısınmanın devam etmesiyle beraber çöl iklimine sebep olan bu yüksek basınç kuşağı, daha da kuzeye kayacak.

Ve ilginçtir; ABD’li düşünce kuruluşu Stratfor, Türkiye’nin su politikaları ve bölgesel kuraklık tehlikeleri üzerine 2015’te bir rapor yayınlıyor. Stratfor’a göre uzun vadede Türkiye’nin nehirler üzerindeki kontrolü ve su politikaları, Irak ve Suriye ile gerilim yaratacak. Türkiye ve İran, bölgedeki Kürtler üzerinde etki sahibi olmak için birbiriyle yarışmak zorunda kalacak. Son günlerden dikkatimi çeken başka bir şey de, Türkiye üzerinde uçan yolcu uçaklarının, peşlerinde aşırı duman bırakarak geçmesi. Nano teknolojisiyle toz haline getirilmiş alüminyum toz, Türkiye üzerinden salıveriliyor.

Bu tamamen zehir ve içine daha başka neler katılıyor, bilmiyoruz. Aynı anda bir kaç şehrin üzerine bırakılan bu zehir, insanları kanser yapıyor. Uluslararası anlaşmalar gereğince sözüm ona iklim mühendisliği adına yapılıyor. “Güneşin ısı etkisini azaltmak” kılıfı ile yapılan bu püskürtme, kesinlikle bir saldırıdır. Aynı şey İsrail’in üzerinde yapılıyor mu, mesela… Benim edindiğim bilgi, bu özellikle Türkiye ve diğer Müslüman ülkeler üzerinde gerçekleştiriliyor. Geçen hafta Türkiye üzerinden söz konusu yolcu uçakları, çok zehir püskürttü. İki farklı şehirde ben, kendi gözlerimle gördüm. Yağmurla toprağa yağan zehir, sebzelerden insanlara ve hatta otlardan hayvanlara bulaşıyor. GDO’lu gıdalarla zehirlenmek az geldi, havadan püskürtüyorlar. Türkiye, havası, karası ve denizleri saldırı altında. Yetkililerin, gözlerini dört açmaları gerekir. Herkesi, Türkiye için biraz uyanık olmaya davet ediyorum.

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!