SON DAKİKA

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Cinel: ‘Artan Vaka Sayısı Ciddi Bir Alarma İşaret Ediyor’

Prof. Dr. İsmail Cinel, yoğun bakım doluluk oranlarının zirveye yaklaştığını belirterek, “Bu kadar artan vaka sayısı ciddi bir alarma işaret ediyor. Yoğun bakıma ulaşma süreleri artmaya başladı. Son 3 haftadır yüzde olarak müthiş artışlarla gidiyoruz. Bu çok rahatsız edici ve yoğun bakım çalışanları için ürkütücü bir tablo” ifadesinde bulundu.

Bu haber 10 Nisan 2021 - 18:54 'de eklendi.
Rabıta Uğur Mumcu'dan Sonra - Hüseyin Hakkı Kahveci

Koronavirüs vaka sayılarındaki artışla birlikte yoğun bakım doluluk oranlarının salgının pik dönemindeki oranlara yaklaşması alarm zillerini çaldı.

“YOĞUN BAKIMA ULAŞMA SÜRELERİ ARTIYOR”

Yoğun bakımların yüzde 75’lik doluluk oranlarıyla pik yaptığı Kasım-Aralık aylarına göre daha az doluluk olduğunu ancak yükselme trendini devam ettiren vaka sayılarıyla yeni zirvelerin görülebileceğine dikkat çeken Cinel, şöyle konuştu:

Aşının belli oranda işe yaramasıyla yaş ortalaması 58-60 arasına düştü. Ancak son pik döneminden farklı olarak artık yaygın olarak İstanbul’da İngiliz mutantı var.

Yeni mutant virüsler yeni silahlar geliştirebiliyor. Vakalar daha erken dönemde yoğun bakımlara gelebiliyor ve daha hızlı seyredebiliyor. Yoğun bakımlarda yatak yeri biraz daha var. Henüz pik dönemindeki yüzde 75’lik doluluk oranlarına ulaşılmasa da bu dönemin özelliği, Koronavirüs olmayan hasta sayısının çok fazla olması.

Yoğun bakıma ulaşma süreleri artmaya başladı. Son 3 haftadır yüzde olarak müthiş artışlarla gidiyoruz. Bu çok rahatsız edici ve yoğun bakım çalışanları için ürkütücü bir tablo.

Zirvenin nereden döneceğini bilmiyoruz. Zirveden vaka sayıları döndükten sonra da yoğun bakımlar için 7-10 güne gereksinimimiz var.

“KONTROLLÜ NORMALLEŞMEYİ YANLIŞ ANLADIK”

Vefat sayılarında ilk kez bir günde yüzde 30,8 üstünde artış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. İsmail Cinel, “Bu korkunç bir rakam” ve “Yoğun bakımcıların bundan etkilenmemesi olanaksız” yorumunda bulundu.

Hastanelerde dikkat çeken kalabalıklar olduğunu belirten Cinel, vatandaşların ertelenebilir sağlık hizmetlerini bile ötelemediğini, durumun ciddiyetini tam hissetmediğini ve vatandaşlarda birinci zirveye gidişte gördüğü seferberlik ruhunu göremediğini söyledi.

İlk dalgada seferberlik ruhunun yüksek olmasıyla sağlık çalışanlarının üzerindeki yükün hafiflemesine olanak tanındığı ve böylece sağlık çalışanlarının Koronavirüs hastalarına daha iyi odaklanabildiğini anlatan Cinel, 1 Mart itibarıyla uygulanan kademeli normalleşme önlemlerinin ise iyi anlatılamadığını ve vatandaş algısının yükseltilemediğini savundu.

Prof. Dr. Cinel, şöyle konuştu:

Bilim insanları iyi örnek olamadı. Kontrollü normalleşmeyi yanlış anladık. Kontrollü normalleşme döneminde aşı, toplumun yüzde 70-80’ine ulaşana kadar, aslında virüsün varlığını devam ettirdiği unutuldu.

Kontrollü normalleşmeyi anlatmayı başaramadık. Bu vicdanlara hitap eden bir şey. Okumuş, yazmış kesim, bilim insanları, hekimlerden topluma daha fazla doğru yol göstermelerini isterdim.

Doğru yol gösterselerdi böyle bir algı olmazdı. Kafelerin açılması, derneklerin toplantısı, toplu yemekler gibi örnekler hatta tıp derneklerinin bile genel kurul yapması bu işin ciddiyetinin anlaşılmadığını gösteriyor.

“TÜM TRENDLER ALARMA İŞARET EDİYOR”

“Bu kadar artan vaka sayısı ciddi bir alarma işaret ediyor” diyen Cinel, salgın verilerini değerlendirdi.

Atatürk'ün Katilleri

Salgının daha önce pik yaptığı dönemdeki ağır hasta sayısının 5 bin 988’e ulaştığını hatırlatan Cinel, şimdi ağır hasta sayısının 2 bin 658’lerde olduğunu belirterek, “Açıklanan rakamların sahadaki yansıması daha farklı. Her yer dolu gibi şu anda şehir merkezlerinde. Özel hastanelerin desteği çok az. Önceki pik döneminden en belirgin farklılık Covid olmayan hasta taleplerinin çok yoğun olarak devam ediyor olması. Bu işin yükünü yoğun bakımlarda kamu götürüyor. Covid olmayan hastaların yoğun bakım gereksinimlerinin de bu dönemde aksamaması çok önemli. Bu alarm döneminde büyük ameliyatlar ertelenmedi. Yoğun bakımların çoğunun koronavirüs yoğun bakıma çevrildiği bu dönemde bunun bir dengesinin sağlanması lazım. Hastanelere bir süre, en azından trend değişene kadar acil durumlar dışında gidilmemesi gerekiyor” dedi.

“SEPTİK ŞOK ATAKLARI ARTIŞ TRENDİNDE”

Yoğun bakımda Covid hastalarının durumuna dikkat çeken Cinel, Covid-19 virüsünün diğer mikroplara davetiye çıkarmasıyla Covid’i ağır geçiren hastalarda farklılıklar gözlemlendiğini şöyle anlattı:

Bu dönemde yoğun bakımlardaki koronavirüs hastaları daha genç yaştalar ve erken dönemde yoğun bakımlara düşüyorlar. Daha genç hastalarda sepsis yanıtı daha şiddetli olabiliyor.

Şu anda yoğun bakımlardaki koronavirüs hastalarında sekonder enfeksiyonlar ve septik şok atakları da artış trendinde. Covid yumruğunu atıp arka plana geri çekiliyor. Bakteri ve mantarlara zemin hazırlamış oluyor, sahneyi onlara bırakıyor; adeta Covid diğer mikroplara davetiye çıkarıyor.

Kasım-Aralık ayındaki zirveye gidiş öncesi yetişkin bir koronavirüs hastasının 8 Kasım’da çekilmiş yoğun bakıma kabulü öncesi akciğer filmi.

“MUTASYONUN ETKİSİ AKCİĞER FİLMLERİNDE GÖRÜLÜYOR”

Varyantların yoğun bakımlardaki etkisinin yaş ortalamasını değiştirdiğini belirten Cinel, “Varyantların etkisi dokuları biraz daha hızlı tahrip ediyor. İngiltere varyantının yüzde 50-60 ölüm oranlarının daha yüksek olduğuna dair bilimsel yayınlar var. Bizim klinik gözlemimizde de radyolojik olarak akciğerlerde daha ağır hasar görüyoruz” bilgilerini paylaştı.

9 Nisan 2021 tarihinde çekilmiş şimdiki zirvede yaygın olan, İngiliz varyantı (mutasyona uğramış virüs) ile hastalığı geçiren bir yetişkinin ciddi akciğer tutulumu ile yoğun bakıma kabul edildiği örnek grafiği. Daha çok organ harabiyeti, daha çok sekonder enfeksiyon, yoğun bakıma daha erken geliş ve daha uzun yatış, daha çok septik şok atağı, koronavirüs üzerine binen başka mikroplarla septik şoka gidiş gözlemleniyor.

“RAMAZAN AYI TÜRKİYE İÇİN ŞANS OLABİLİR”

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, sağlık yönetimine şu çağrılarda bulundu:

Yaz gelirken aşılamayı daha hızlı, daha geniş popülasyonlara yaymamız lazım. Aşılama kısa zaman diliminde geniş kitlelere ulaşmalı. Vatandaşlara durumun ciddi olduğunu anlatmak gerekiyor. Herkesin bir adım geri çekilmesi ile ilişkili Ramazan ayından faydalanmamız gerekiyor.

Ramazan, Türkiye için bir şans olabilir. Ramazan’dan sonra uygulanacak sert tedbirlerin uygulanabilirliği daha zor olacaktır ve Ramazan’dan sonra uygulanacak tedbirlerin zamanlama olarak işe yaramama olasılıkları olabilir. Ne yapacaksak Ramazan’da yapmalıyız. Tedbirlerin ciddi anlamda artırılması beklentim var.

“SAĞLIK ÇALIŞANI ÜZERİNDEKİ YÜK HALA ÇOK FAZLA”

Son olarak sağlık çalışanlarının üzerindeki yüke değinen Cinel, “Sağlık çalışanının üzerindeki yük çok fazla. Biz tam kapanma yapmadan bir zirve atlattık ve çok zorlandık yoğun bakımlarda. Birinci pike oranla ikinci pikte yoğun bakımlardaki ölüm oranlarımız arttı. Şimdi de yukarıya doğru gidiyoruz. Bu gidişin nereden döneceğini bilmiyoruz. Virüs çok hızlı bulaşabiliyor. Her geçen gün artan yoğun bakım doluluk oranları ve ölüm oranları yoğun bakım çalışanlarını psikolojik olarak kötü yönde etkiliyor” dedi.

Koronavirüs vaka sayılarındaki artışla birlikte yoğun bakım doluluk oranlarının salgının pik dönemindeki oranlara yaklaşması alarm zillerini çaldı.

“YOĞUN BAKIMA ULAŞMA SÜRELERİ ARTIYOR”

Yoğun bakımların yüzde 75’lik doluluk oranlarıyla pik yaptığı Kasım-Aralık aylarına göre daha az doluluk olduğunu ancak yükselme trendini devam ettiren vaka sayılarıyla yeni zirvelerin görülebileceğine dikkat çeken Cinel, şöyle konuştu:

Aşının belli oranda işe yaramasıyla yaş ortalaması 58-60 arasına düştü. Ancak son pik döneminden farklı olarak artık yaygın olarak İstanbul’da İngiliz mutantı var.

Yeni mutant virüsler yeni silahlar geliştirebiliyor. Vakalar daha erken dönemde yoğun bakımlara gelebiliyor ve daha hızlı seyredebiliyor. Yoğun bakımlarda yatak yeri biraz daha var. Henüz pik dönemindeki yüzde 75’lik doluluk oranlarına ulaşılmasa da bu dönemin özelliği, Koronavirüs olmayan hasta sayısının çok fazla olması.

Yoğun bakıma ulaşma süreleri artmaya başladı. Son 3 haftadır yüzde olarak müthiş artışlarla gidiyoruz. Bu çok rahatsız edici ve yoğun bakım çalışanları için ürkütücü bir tablo.

Zirvenin nereden döneceğini bilmiyoruz. Zirveden vaka sayıları döndükten sonra da yoğun bakımlar için 7-10 güne gereksinimimiz var.

“KONTROLLÜ NORMALLEŞMEYİ YANLIŞ ANLADIK”

Vefat sayılarında ilk kez bir günde yüzde 30,8 üstünde artış olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. İsmail Cinel, “Bu korkunç bir rakam” ve “Yoğun bakımcıların bundan etkilenmemesi olanaksız” yorumunda bulundu.

Hastanelerde dikkat çeken kalabalıklar olduğunu belirten Cinel, vatandaşların ertelenebilir sağlık hizmetlerini bile ötelemediğini, durumun ciddiyetini tam hissetmediğini ve vatandaşlarda birinci zirveye gidişte gördüğü seferberlik ruhunu göremediğini söyledi.

İlk dalgada seferberlik ruhunun yüksek olmasıyla sağlık çalışanlarının üzerindeki yükün hafiflemesine olanak tanındığı ve böylece sağlık çalışanlarının Koronavirüs hastalarına daha iyi odaklanabildiğini anlatan Cinel, 1 Mart itibarıyla uygulanan kademeli normalleşme önlemlerinin ise iyi anlatılamadığını ve vatandaş algısının yükseltilemediğini savundu.

Prof. Dr. Cinel, şöyle konuştu:

Bilim insanları iyi örnek olamadı. Kontrollü normalleşmeyi yanlış anladık. Kontrollü normalleşme döneminde aşı, toplumun yüzde 70-80’ine ulaşana kadar, aslında virüsün varlığını devam ettirdiği unutuldu.

Kontrollü normalleşmeyi anlatmayı başaramadık. Bu vicdanlara hitap eden bir şey. Okumuş, yazmış kesim, bilim insanları, hekimlerden topluma daha fazla doğru yol göstermelerini isterdim.

Doğru yol gösterselerdi böyle bir algı olmazdı. Kafelerin açılması, derneklerin toplantısı, toplu yemekler gibi örnekler hatta tıp derneklerinin bile genel kurul yapması bu işin ciddiyetinin anlaşılmadığını gösteriyor.

“TÜM TRENDLER ALARMA İŞARET EDİYOR”

“Bu kadar artan vaka sayısı ciddi bir alarma işaret ediyor” diyen Cinel, salgın verilerini değerlendirdi.

Atatürk'ün Katilleri

Salgının daha önce pik yaptığı dönemdeki ağır hasta sayısının 5 bin 988’e ulaştığını hatırlatan Cinel, şimdi ağır hasta sayısının 2 bin 658’lerde olduğunu belirterek, “Açıklanan rakamların sahadaki yansıması daha farklı. Her yer dolu gibi şu anda şehir merkezlerinde. Özel hastanelerin desteği çok az. Önceki pik döneminden en belirgin farklılık Covid olmayan hasta taleplerinin çok yoğun olarak devam ediyor olması. Bu işin yükünü yoğun bakımlarda kamu götürüyor. Covid olmayan hastaların yoğun bakım gereksinimlerinin de bu dönemde aksamaması çok önemli. Bu alarm döneminde büyük ameliyatlar ertelenmedi. Yoğun bakımların çoğunun koronavirüs yoğun bakıma çevrildiği bu dönemde bunun bir dengesinin sağlanması lazım. Hastanelere bir süre, en azından trend değişene kadar acil durumlar dışında gidilmemesi gerekiyor” dedi.

“SEPTİK ŞOK ATAKLARI ARTIŞ TRENDİNDE”

Yoğun bakımda Covid hastalarının durumuna dikkat çeken Cinel, Covid-19 virüsünün diğer mikroplara davetiye çıkarmasıyla Covid’i ağır geçiren hastalarda farklılıklar gözlemlendiğini şöyle anlattı:

Bu dönemde yoğun bakımlardaki koronavirüs hastaları daha genç yaştalar ve erken dönemde yoğun bakımlara düşüyorlar. Daha genç hastalarda sepsis yanıtı daha şiddetli olabiliyor.

Şu anda yoğun bakımlardaki koronavirüs hastalarında sekonder enfeksiyonlar ve septik şok atakları da artış trendinde. Covid yumruğunu atıp arka plana geri çekiliyor. Bakteri ve mantarlara zemin hazırlamış oluyor, sahneyi onlara bırakıyor; adeta Covid diğer mikroplara davetiye çıkarıyor.

Kasım-Aralık ayındaki zirveye gidiş öncesi yetişkin bir koronavirüs hastasının 8 Kasım’da çekilmiş yoğun bakıma kabulü öncesi akciğer filmi.

“MUTASYONUN ETKİSİ AKCİĞER FİLMLERİNDE GÖRÜLÜYOR”

Varyantların yoğun bakımlardaki etkisinin yaş ortalamasını değiştirdiğini belirten Cinel, “Varyantların etkisi dokuları biraz daha hızlı tahrip ediyor. İngiltere varyantının yüzde 50-60 ölüm oranlarının daha yüksek olduğuna dair bilimsel yayınlar var. Bizim klinik gözlemimizde de radyolojik olarak akciğerlerde daha ağır hasar görüyoruz” bilgilerini paylaştı.

9 Nisan 2021 tarihinde çekilmiş şimdiki zirvede yaygın olan, İngiliz varyantı (mutasyona uğramış virüs) ile hastalığı geçiren bir yetişkinin ciddi akciğer tutulumu ile yoğun bakıma kabul edildiği örnek grafiği. Daha çok organ harabiyeti, daha çok sekonder enfeksiyon, yoğun bakıma daha erken geliş ve daha uzun yatış, daha çok septik şok atağı, koronavirüs üzerine binen başka mikroplarla septik şoka gidiş gözlemleniyor.

“RAMAZAN AYI TÜRKİYE İÇİN ŞANS OLABİLİR”

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, sağlık yönetimine şu çağrılarda bulundu:

Yaz gelirken aşılamayı daha hızlı, daha geniş popülasyonlara yaymamız lazım. Aşılama kısa zaman diliminde geniş kitlelere ulaşmalı. Vatandaşlara durumun ciddi olduğunu anlatmak gerekiyor. Herkesin bir adım geri çekilmesi ile ilişkili Ramazan ayından faydalanmamız gerekiyor.

Ramazan, Türkiye için bir şans olabilir. Ramazan’dan sonra uygulanacak sert tedbirlerin uygulanabilirliği daha zor olacaktır ve Ramazan’dan sonra uygulanacak tedbirlerin zamanlama olarak işe yaramama olasılıkları olabilir. Ne yapacaksak Ramazan’da yapmalıyız. Tedbirlerin ciddi anlamda artırılması beklentim var.

“SAĞLIK ÇALIŞANI ÜZERİNDEKİ YÜK HALA ÇOK FAZLA”

Son olarak sağlık çalışanlarının üzerindeki yüke değinen Cinel, “Sağlık çalışanının üzerindeki yük çok fazla. Biz tam kapanma yapmadan bir zirve atlattık ve çok zorlandık yoğun bakımlarda. Birinci pike oranla ikinci pikte yoğun bakımlardaki ölüm oranlarımız arttı. Şimdi de yukarıya doğru gidiyoruz. Bu gidişin nereden döneceğini bilmiyoruz. Virüs çok hızlı bulaşabiliyor. Her geçen gün artan yoğun bakım doluluk oranları ve ölüm oranları yoğun bakım çalışanlarını psikolojik olarak kötü yönde etkiliyor” dedi.

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR

Parlamento Haber | Korku yok!