SON DAKİKA

Semra Özal: Türkiye’ye laikliği Turgut Bey getirdi, namaz da kılardım, viski de içerdim

Posta’dan Alev Gürsoy Cimin’in sorularını yanıtlayan Semra Özal’ın açıklamaları şöyle: ‘KURAN’I ARAPÇA OKURUM’ Viski içiyordunuz, kahkahalar atıyordunuz, dans ediyordunuz yeri geldi mi şarkı da söylüyordunuz… Hatta Türkiye’nin ilk puro içen kadınıydınız.

Bu haber 08 Ocak 2018 - 9:50 'de eklendi. 76

Posta’dan Alev Gürsoy Cimin’in sorularını yanıtlayan Semra Özal’ın açıklamaları şöyle:

‘KURAN’I ARAPÇA OKURUM’

Viski içiyordunuz, kahkahalar atıyordunuz, dans ediyordunuz yeri geldi mi şarkı da söylüyordunuz… Hatta Türkiye’nin ilk puro içen kadınıydınız. Bakıyorum da, çok cesurmuşsunuz. Üstelik de muhafazakar Turgut Bey’in eşi olarak. Hiç mahalle baskısı olmamış mıydı?

Mahalle baskısı oldu tabii… Ama ben her şeyi yerinde, ölçüsünde yaptım… Kuran da okurum eğlenceye de giderim. Hem de Kuran’ı Arapça okurum, 5 vakit namazımı kılarım. Ama davete gidip viskimi de içerim. Hepsinin yeri ayrı. Artık sağlıklı yaşamak için puroyu çok azalttığım söylenebilir. Alkol artık hiç almıyorum. Zaten ilaçlarım var, onlarla alkol alınamaz. İçkiyi özlemiyorum da. Özetle alkole pek meraklı değilim yani.

Mesela bugün olsa yine hayatınızı böyle şeffaf şekilde yaşar mıydınız? İçki, puro…

Hissettiğim gibi yaşadım, yine öyle yaşardım ve yaşıyorum da. O dönem öyle hissediyordum ve öyle yaşadım. Hepsinin yeri ayrı.

‘ÇOK MODERN BİR İNSANDI’

Çizginiz, bize tanıtılan Turgut Bey’e çok uymuyor ama… Bu konularda eşinizle sıkıntılar yaşadınız mı?

Turgut Bey asla öyle biri değildi. Sıkıntı da yaşamadık. Bu çok yanlış bir algı. O çok modern bir insandı. Dinin icaplarını yerine getirmek ayrı bir şey. Turgut Bey fikir olarak, zihin olarak fevkalade modern ve ileri görüşlü bir insandı. Yaptıkları ortada zaten.

Peygamber torunu olduğunuzu duymuştum…

Anne tarafından peygamber torunuyuz. Atalarım eski Mısır eşrafından. Avusturya’daki bir müzede hepsinin belgeleri var.

‘HİÇBİR MADDİ SIKINTIMIZ YOK’

Çok güçlü bir dönem yaşadınız… Hiç şımarmadınız mı?

Şımarmaya vaktim olmuyordu. Yoğun bir hayatım vardı. Gücümü şımarıklığa değil de daha faydalı işlere kullanmaya çalışıyordum.

‘First Lady’lik bitince çevrenizdeki dost sayısı azaldı mı?

Aksine çoğaldı ve gerçekten samimi olanlar kaldı. Ama tabii herkesten aynı vefayı beklemek doğru da değil. Zaten böyle bir beklentim hiç olmadı.

Kızınız Zeynep Özal ile kırgınlıklar yaşadığınız medyada yazılıp çizildi…

Zeynep ile gayet iyiyiz ve çok sık görüşüyoruz. O mutlu olduğunda ben de mutluyum..

Maddi durumunuz nasıl? Çocuklarınızın maddi sıkıntıları olduğu iddiaları var.

Allah’a çok şükür hiçbir sıkıntımız yok. Efe işlerinin başında, gayet de başarılı. Ahmet de mücadelesini veriyor.

Daha net sorayım: Özal Ailesi zengin mi?

Dedim ya; hiçbir sıkıntımız yok!

‘İDEAL BİR EŞTİ’

Turgut Bey’i kaybettiğiniz o anı, o günleri düşününce neler hissediyorsunuz?

Kocaman kocaman bir acı… Büyük bir boşluk… İlk yaptığım şey bana hiçbir talep gelmediği halde hemen Köşk’ten ayrılmak oldu. Kalamadım orada. İstanbul’a döndüm. Sonra yine boşluk… Çünkü her şeyi onunla yapmaya alışmışken birden tek başınıza kalıyorsunuz. Çok zor günlerdi.

Turgut Bey’i düşününce aklınıza ilk ne geliyor?

Özlem… (Ağlıyor). Turgut Bey ideal bir eşti…

Tanışma öykünüz çok yazıldı… Ama yine de sizden dinlemek istiyorum. ‘İstenmeyen gelin’ dedikodusu doğru mudur?

Aynı kurumda çalışırken bana âşık olup çeşitli bahanelerle yanıma gelmeye başladı. Tanıştık ve zaten ilk fırsatta da evlenme teklif etti. Bunun dışında ne deniyorsa yalan. Ben çok küçüktüm onunla büyüdüm… ‘İstenmeyen gelin’ dedikodusu tamamen uydurma. Asla böyle bir şey olmadı.

Zamanı geriye döndürsek ve tekrar ‘First Lady’ olsanız… Neleri tekrar yapmazdınız?

Kesin ama kesin aynı Semra olurdum. Ne yaptımsa yine aynısını yapardım. Geri dönmeyi hiç sevmem. Eskiye özlem duymam. Ama burada zaman dönsün isterim. Çünkü tekrar Turgut Bey hayatımda olur. Bir tek bunun için zamanın geri dönmesini arzu ederim. O da ayrı özlem, ayrı bir hayal işte!

Çok netsiniz! Hiç pişmanlığınız yok yani…

Evet netim. Hiç pişmanlığım yok. Yaşadığım her şey bana bir tecrübe oldu.

“İyi ki yaşamışım” dedikleriniz var mı?

İşte o var: İyi ki Turgut ile evlenmişim. İyi ki onu dolu dolu yaşamışım.

En unutulmaz anınız…

Tanışmamız… Aynı devlet dairesinde çalışırken benimle konuşabilmek için daktilomu bozuyormuş. Bozulunca da kendisi yardıma koşup tamir ediyordu. O sırada da iki laf ediyorduk. Ben bunu çok sonraları öğrendim. Çok eğlenceli ve her an muziplikler yapan bir eşti.

Eşinizin siyasi kararlarına müdahale ettiğiniz söylenirdi…

“Turgut benim fikirlerime de çok saygı duyardı” desek, o daha doğru olur.

‘ÖLÜMÜ KONUSUNDA KAMUOYUNDA HALA ŞÜPHE VAR’

Turgut Özal öldü mü, öldürüldü mü? Bu konuda kafanız artık net mi? Yoksa hâlâ öldürüldüğünü düşünüyor musunuz?

Burada önemli olan kamuoyunda hâlâ bir şüphe olması. Bu şüphenin giderilmesi, yapılan araştırmaların şeffaf olarak paylaşılması kafalardaki soruları da cevaplandıracaktır.

Sizce Turgut Bey’in bu ülkeye yaptığı en büyük iyilik ne?

Bana göre; ülkeye hakiki anlamda laikliği Turgut getirdi ve insanların ufkunu açtı.

“Başkanlık rahmetli eşimin çok istediği bir şeydi.” Bu cümle size mi aittir?

Evet. Turgut Özal, ‘Başkanlık Sistemi’nin Türkiye’ye daha uygun olduğunu düşünüyordu.

‘ERDOĞAN VEFALI VE DUYGUSAL BİR LİDER’

Erdoğan Ailesi ile ilişkileriniz nasıl?

Sayın Cumhurbaşkanımız ve eşi Emine Hanım sağ olsunlar özellikle ameliyat sonrası beni hiç yalnız bırakmadılar. Cumhurbaşkanımızın vefasını hiçbir zaman unutamam. Kendisi tahmin edemeyeceğiniz kadar vefalı ve duygusal bir lider.”

Parlamentohaber.com | Korku yok!

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın