SON DAKİKA

Şehit Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in Aramızdan Ayrılışının 28. Yılı

Çekiç Güç’ün Türkiye’den ayrılması gerektiğini, ABD’nin Irak’ın kuzeyinde sözde “Kürt devleti” kurmaya çalıştığını söyleyen Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis’i taşıyan uçağı 28 yıl önce bugün düştü. Yakın silah arkadaşları olayın kaza değil suikast olduğu görüşünü ısrarla sürdürdü.

Bu haber 16 Şubat 2021 - 18:28 'de eklendi.
Rabıta Uğur Mumcu'dan Sonra - Hüseyin Hakkı Kahveci

Ankara’da 17 Şubat 1993’te Diyarbakır’a gitmek üzere hareket eden uçağın Yenimahalle’deki PTT İşleme Merkezinin bahçesine düşmesi sonucu Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis, 3 subay, bir astsubay ve bir PTT görevlisinin şehit olduğu olayın üzerinden 28 yıl geçti.

Malatya’da 1933’te dünyaya gelen Bitlis, 1952’de Kara Harp Okulundan teğmen rütbesiyle mezun oldu. 1966’da Kara Harp Akademisini tamamladıktan sonra Almanya’ya dil eğitimine giden Bitlis, 1969’da Silahlı Kuvvetler Akademisini bitirdi.

Kara Harp Akademisinde başöğretmen olarak görev yapan Bitlis, 1978’de tuğgeneral oldu ve Bolu Komando Tugay Komutanlığına getirildi. 1982’de de tümgeneral ve Kıbrıs 28. Tümen Komutanı oldu. 1986’da korgeneral rütbesi alan Bitlis, 1988’de Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığına getirildi.

Bitlis, 1990’da orgeneral rütbesi aldı ve Jandarma Genel Komutanlığına atandı.

Çekiç Güç Kuvvetlerinin Türkiye’den ayrılması gerektiğini, ABD’nin Irak’ın kuzeyinde oluşturmaya çalıştığı Kürt devletinin Türkiye’nin zararına olduğunu söyleyen Bitlis’in uçağı, 17 Şubat 1993’te Ankara Güvercinlik’teki askeri üsten Diyarbakır’a gitmek üzere havalandıktan kısa süre sonra Yenimahalle Posta İşletme Merkezi bahçesine düştü.

Kazada Bitlis ile Binbaşı Yaşar Erian, Yüzbaşı Tuğrul Sezginler, askeri personel Fahir Işık, Emin Öner, Posta İşletme Merkezi güvenlik görevlisi Ruhi Salay şehit oldu.

‘KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI’ KARARI VERİLDİ

Savcılık, Orgeneral Eşref Bitlis’in 1993’teki ölümüne ilişkin soruşturmada, zaman aşımı süresi dolduğu gerekçesiyle 2016’da “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.

Kararda, olayda bomba kullanılıp kullanılmadığının tespitinin mümkün olmadığı belirtilerek, “Bu nedenle özellikle medyada speküle edilen sabotaj iddiasına ilişkin herhangi bir somut kanıt ortaya konamamıştır.” ifadesi kullanıldı.

Zaman aşımını durduran veya kesen bir işlem bulunmadığı kaydedilen kararda, bu sebeple soruşturmada “20 yıllık asli zaman aşımı süresinin dolduğunun” kabulüyle kovuşturmaya yer olmadığının kararlaştırıldığı aktarıldı.

İTİRAZ REDDEDİLDİ

Orgeneral Bitlis’in oğlu Tarık Bitlis, 4 şüpheli hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazda bulundu. Bunu değerlendiren Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği, soruşturmanın usul, yasa ve hukuka uygun olduğunu belirterek, itirazın reddine karar verdi.

‘BUZLANMA’ DEMİŞLERDİ

Uçağın düşüş nedeni için ‘uçak kalkıştan sonra buzlandı ve yere çakıldı” açıklamasında bulunulmuştu. Raporlarda ‘pilotoj hatası’ ifadeleri yer alıyordu. Olayda şehit olan Pilot Yzb. Tuğrul Sezginler’in ailesi, Milli Savunma Bakanlığı’na dava açtı ve olayın kaza olmadığını kanıtlamaya çalıştı.

Avukat Nusret Senem uzun yıllarını bu davaya verdi ve çok önemli kanıtları ortaya koyarak davayı belli bir aşamaya getirdi. Senem, uçağın ABD’deki firmasına iddialara soru olarak gönderdi. Gelen bilgiler, olayın çözülmesinde önemli ipucu oldu: “Uçaklarımız sağlamdır. Eksi 60 derecede bile uçar. Kaldı ki uçağın buzlanmaya karşı sistemi var ve anında devreye girer.”

Esenboğa Meteoroloji Müdürlüğü de bunu destekler mahiyette, o günkü hava soğukluğunun sadece küçük tip uçaklar için sorun olacağını ve büyük tip uçaklarda buzlanma yaratmayacağını açıkladı.

BİTLİS NEDEN HEDEF SEÇİLDİ?

Geleceğin Genelkurmay Başkanı olarak görülen Eşref Bitlis, “Kürt meselesi”nde “Bölgesel çözüm” peşindeydi. Buna ‘Bitlis Planı’ deniliyordu. Bitlis, Gladyo’nun Güneydoğu’da uyguladığı şiddet ve göç politikasından da rahatsızdı. Planda şu önemli başlıklar vardı: “Bölge halkı kazanılacak. Irak yönetimi, Barzaniler ve Türkiye ortak hareket edecek. Dış destekli PKK, bölgeden çıkarılacak.”

Atatürk'ün Katilleri

PKK’nın arkasında ABD ve Batılı güçlerin de olduğunu tespit eden Org. Bitlis, buna ilişkin görüş ve önerilerini zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a da rapor etmişti. (22 Mart 1992 tarihli mektubu gibi…) Özal’ın da bu raporları, ABD’li yetkililere verdiği ve bu bilgilerden rahatsız olan ABD’nin de, CIA üzerinden Türkiye’deki Gladyo unsurlarını kullanarak suikastı planlandıgı ileri sürüldü.

‘TÜRK ORDUSU HİZADAN ÇIKTI’

Bitlis’in ölümüyle ‘bölgesel iş birliği planı’, rafa kaldırıldı. Org. İsmail Hakkı Karadayı’nın Genelkurmay Başkanlığı döneminde ise plan 1995 Mart’ında yapılan ‘Güneş Harekâtı’ ile hayata geçirildi.

Irak yönetimi, Barzani ve Türkiye’nin ortak hareketiyle bölgedeki ‘CIA Peşmergeleri’ kovuldu. Irak, Türk sınırına kadar bölgeye hakim oldu. Bu harekât Batı basınında “ABD’nin, Vietnam’dan sonraki en büyük yenilgisi” olarak değerlendirildi. ABD’nin Türk ordusuna düşmanlığı da bundan sonra arttı. ABD ve Batı basını sürekli olarak TSK’yı hedef alarak “Türk ordusu hizadan çıktı” yorumları yapmaya başladı.

Bitlis’i sadece ABD hedef yapmadı. Ergenekon kumpasında FETÖ de onun ismini Ergenekon şeması üzerinden iddianameye sokarak hedef aldı.

‘1993 KARANLIK BİR SÜREÇ’

Eşref Bitlis’in oğlu Tarık Bitlis, 2019’da yaptığı açıklamada, “Allah devlete ve millete zeval vermesin. Bu, babamın bana çocukluktan beri öğrettiği ve söylediği bir şeydi.” dedi.

Herkes gibi kendisinin de babasını kaybeden bir insanın duyduğu özlemi, bütün duyguları taşıdığını dile getiren Bitlis, “Bunların üzerinde konuşmanın bir alemi yok. 1993 çok karanlık bir süreç. Tek tek baktığınızda peş peşe gelen ve faili meçhul olarak devam eden cinayetlerin Türkiye sathına yayıldığı bir dönem. Bir ortak özelliği de bu faili meçhul cinayetlerin hepsi hala çözülmemiştir.” diye konuştu.

’26 SENE ÖNCEKİ DÜŞMANLAR BAŞKA BİR ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKTI’

Tarık Bitlis, 26 sene önceki düşmanların çok daha değiştiğini, FETÖ gibi başka bir şekilde ortaya çıktığını ifade ederek, babasının öldüğü dönemde “derin devlet” denilen bu kavramın soruşturulmadığını anlattı.

Günümüzde de FETÖ ile ilgili soruşturmalarda çok küçük detaymış gibi kanıksanan, alışılan birtakım kavramlar geliştiğini ifade eden Bitlis, “Aynı o zaman olduğu gibi. Açılan dosyaların detaylı ve dikkatli bir şekilde görülmesi lazım. Bence tehlike devam ediyor. Hiç fark etmez derin devlet, FETÖ… Sonuçta ikisi de Türkiye’nin geleceğine balta vuran sistemler.” dedi.

‘BABAM SEMBOL OLDU’

Tarık Bitlis, sokaktaki 18 yaşında bir gencin bile babasının adını bildiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

“Bildiği şu; Türkiye’nin bağımsızlığı için savaştığını belgelemiş bir insanın hatırlanması. Türk halkı birtakım şeyleri unutmuyor. Bu ülkenin bekasına, bağımsızlığına uzanan hiçbir eli, hiçbir zihniyeti, hiçbir kişiyi, bu uğurda canını kaybedenleri unutmuyor. Babamın vefat ettiği bugün gelecek kuşaklar ve benim açımdan çok önemli. İyi ki oğluyum. İyi ki Jandarma Genel Komutanı olmuş, iyi ki bu millet var. 26 sene sonra bile arkasından rahmet okuyabiliyorlar. Umudum geleceğe bakış açım, bütün karanlıklar kalksın faili meçhuller ortaya çıksın ve gelecekte bizim torunlarımız benim gibi ‘geçmişte ne olmuştu bir türlü aydınlatamadık’ konuşmalarını yapamasınlar.

Türkiye’ye birtakım oyunlar kuran, birtakım düzmeceler yapan bütün güçlere karşı direnen insanların sembolü oldu babam. Türkiye’nin bağımsızlığına gelen her türlü müdahalede eminim yüzlerce, binlerce Eşref Bitlis ya da onun torunları, çocukları olacaktır. “

Tarık Bitlis, “Eşref Bitlis dosyası çok kısa bir süre önce çok basit nedenlerle sessiz, sakin kapatıldı. Ben dosya yeniden açılsın demiyorum. Bu güç neyse bundan başka sırada bekleyen ya da bundan sonra olacak faili meçhulleri kapatmasınlar.” ifadelerini kullandı. 

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR

Parlamento Haber | Korku yok!