SON DAKİKA

MEB'den 'müfredat' özeleştirisi: Bazı şeylerde devrim yapamadık, kabul edelim

"Temmuzda açıkladığımız programda temel bir değişiklik yok"

Bu haber 25 Ocak 2018 - 15:37 'de eklendi ve 53 kez görüntülendi.

Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu (TTK) Başkanı Alpaslan Durmuş, yeni müfredatla ilgili, “Şu anda bazı şeylerde devrim yapamadığımızı kabul etmek lazım. Müfredatta yüzde 20 ile yüzde 60 arasında sadeleştirme var” dedi.

Zorunlu din dersinin taslak müfredatında yer alan cihat konusu, geçen günlerde 6’ncı sınıf müfredatından çıkarılmıştı.

Durmuş, bir grup gazeteciyle bir araya geldi.

‘Üç konunun sürekli ısıtılıp önüme gelmesinden sıkıldım’

Hürriyet’ten Gamze Kolcu’nun haberine göre Durmuş sözlerine şöyle başladı: “Temmuzda açıkladığımız programda temel bir değişiklik yok. Redaksiyon, tashih ve ders konularında kaydırmalar yaptık. Üç konunun sürekli ısıtılıp önüme gelmesinden sıkıldım; Atatürk, evrim ve cihat. Cihat, dini argümanların kullanılarak, dini bakış açısının sömürülmesinden hareketle insanların yoldan çıkarılması söz konusu. Eğitim aynı zamanda yanlış kavramsallaştırmaları düzeltir. Cihatın müfredata alınma sebebi budur. Kuran’da da çok sayıda ayette geçen bir kavram. Dolayısıyla olması kadar doğal bir şey yok. Evrim bizimle birlikte yeniden dirildi. Evrimi değil, hayatın başlangıcı ve doğa tarihi bölümünü üniversiteye bıraktık.”

Atatürk’ün müfredatta daraltıldığına dair eleştirilere de yanıt veren Durmuş, “Atatürk ile ilgili, parmak hesabı yapılması anlamsız. ‘Gazi Mustafa Kemal, Sarı Paşa’ gibi tabirlerin kullanılmasını da doğru görüyorum. Ancak parmak hesabı yapılacağını bildiğim için arkadaşlarımı özellikle uyardım” diye konuştu.

‘Birtakım devrimler o kadar kolay değil’

Sade bir programa ulaşma amacı güdüldüğünü ancak buna ulaşılamadığını aktaran Durmuş, şöyle devam etti: “Kısa vadede de ulaşamayız. ‘Trigonometriyi üniversitede mühendislik bölümünde öğrensin’ diyemiyoruz şu anda. Yakın çağ, orta çağ, yeni çağ, modern çağ, aydınlanma çağı tabirlerini Avrupa merkezli olduğu için değiştirdik; ‘Kadim çağlar’ dedik. Millet isyan etti. Şimdiki programa tarih aralıklarıyla koyduk. Akademiye uyum sağlayamadığı için geri adım atık. Birtakım devrimler o kadar kolay devrimler değil. Şu anda bazı şeylerde devrim yapamadığımızı kabul etmek lazım. Müfredatta yüzde 20-60 arasında sadeleştirme var ama daha köklü, yapısal şeyler için var olandan farklı düşünebilmemiz lazım. Şu anda var olandan farklı düşünebilir durumda değiliz.”

Türkiye’de eğitim sisteminin değişmediğini, bunların hepsinin ‘fırça darbeleri’ olduğunu savunan Durmuş, sözlerini şöyle bitirdi: “Ülke ekonomisi açısından dil çok önemli. Korece ve Farsça Bakanlar Kurulu’ndan geçti. Malayca ve Urduca üzerinde çalışılıyor. Bunların peşinden Endonezce ve Çince üzerinde de çalışma olacak. Burada pragmatik bir bakışımız var.” 

Parlamentohaber.com | Korku yok!