Isparta Uçak Kazasının Sorumlusu 17 Yıl Sonra Almanya’da Yakalandı

2007 yılında Isparta’da düşün ve 57 kişinin ölümüne neden olan Isparta uçak kazasının sorumlusu Almanya’da yakalandı. 56 yaşındaki “Türk” kökenli Gambiya vatandaşı olan genel müdür uçağa kusurlu parçaları bilerek kalkışına izin vermekle suçlanıyor.

Isparta Uçak Kazasının Sorumlusu 17 Yıl Sonra Almanya’da Yakalandı
Yayınlama: 13.06.2024
72
A+
A-

Isparta’da 2007 yılında düşen ve aralarında Süleyman Demirel Üniversitesi’ndeki bir fizik konferansına katılmak için uçakta bulunan nükleer fizikçiler Engin Arık, Fatma Şenel Boydağ ve yanlarında bulunan 4 akademisyenin de aralarında bulunduğu 57 kişi hayatını kaybetmişti.

Almanya’da taksirle adam öldürme suçundan uluslararası tutuklama emriyle aranan 56 yaşındaki “Türk” kökenli Gambiya vatandaşı adam tutuklandı. Genel müdürün uçağa takılan kusurlu parçalardan haberdar olmasına rağmen kalkışına izin vermekle suçlanıyor.

O sırada halen Türk vatandaşı olan 56 yaşındaki kişi, kazaya karışan uçağın teknik denetiminden ve pilotların eğitiminden sorumlu genel müdürdü. Suçlu adamın, 2009 yılında verilen karar sonucunda Gambiya’ya kaçtığı ve Gambiya vatandaşlığına geçtiği belirtti.,

Frankfurt Havalimanın’da tutuklanan adamın yakalanmasa oradan Kasablanka’ya geçeceği belirtildi. Adamın 11 yıl 8 ay hapis cezasıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi. Yakalanan adam Türkiye’ye iade edilmeyi bekliyor.

ISPARTA’DA NE OLMUŞTU?

İstanbul’dan Isparta’ya gelen Atlasjet Havacılık AŞ yolcularını taşıyan Dünyaya Bakış (World Focus) Hava Taşımacılığı AŞ şirketine ait yolcu uçağı, 30 Kasım 2007’de Isparta’nın Keçiborlu ilçesi yakınlarındaki Türbetepe mevkisinde düşmüş, kazada 7’si mürettebat 57 kişi ölmüştü.

Kazada hayatını kaybedenler arasında, “Türk Hızlandırıcı Merkezi” projesinin Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde düzenlenen 4. Çalıştayına katılmak üzere yola çıkan proje üyesi Boğaziçi Üniversitesinden Prof. Dr. Engin Arık, Doğuş Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fen Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şenel Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ile araştırma görevlileri Mustafa Fidan, Özgen Berkol Doğan ve yüksek lisans öğrencisi Engin Abat da bulunuyordu.

TÜRKİYE’NİN 150 YILI KURTULACAKTI

56 yaşındaki “Türk” kökenli Gambiya vatandaşının Almanya’da yakalanması Prof. Dr. Engin Arık’ı yeniden gündeme getirdi

ABD’de nükleer füzyon teknolojisini kullanarak enerji üretme girişiminde büyük aşama kat edilmesi gündemdeki yerini korurken, hafızalara bir kez daha Engin Arık’ın bu yöndeki dev projesi ve şüpheli ölümü geldi. Toryumdan nükleer enerji projesinin mimarı Prof. Dr. Engin Arık ve 5 kişilik ekibi, 30 Kasım 2007 tarihinde şüpheli uçak kazasında can vermişti.

İstanbul-Isparta seferini yapan AtlasJet’e ait yolcu uçağının düşmesi sonucu uçaktaki Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Engin Arık, araştırma görevlisi Özgen Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan kazada hayatını kaybetmişti.

TÜRKİYE ENERJİ DEVİ OLABİLİRDİ

ABD’li bilim adamlarının 1930’lu yıllardan bu yana nükleer reaksiyonları kullanarak enerji elde etme üzerine çalışırken, Livermore Laboratuvarı Direktörü Kim Budill, teknolojinin ticari olarak kullanıma uygun hale getirilmesinin birkaç on yıl sürebileceğini belirtiyor.

Peki Türkiye’de yürütülen toryumdan enerji üretme projesi ile ABD’deki nükleer füzyon projesi mukayese edilebilir mi? Prof. Engin Arık’ın bindiği o uçak şüpheli şekilde kazaya karışmamış olsaydı, toryumdan nükleer enerji üretme projesiyle Türkiye bir enerji devine dönüşebilir miydi?

KAZA MI SABOTAJ MI?

Yıllarca gündemde kalan bu olaya ilişkin farklı iddialar ortaya atıldı. Kimileri kazanın tesadüften ibaret olduğunu savunurken, kimileri ‘kaza’ demenin hafif kalacağını belirtti. Özellikle rahmetli Engin Arık’ın öğrencileri; uçak kazasının bir tür sabotaj olduğu inancındaydı.

Bir uzman “Isparta Havalimanı’na uçaklar hep aynı güzergahtan iniş yapardı. Yana dağın olmadığı noktadan inişlerini gerçekleştirirdi. Ama Isparta uçağının pilotları ilk kez tersten inmeye kalkıştılar ve dağa çarparak düştüler. Radar sistemline dışardan da giriş yapılma olasılığı var. Türkiye’nin bu kazayla borçlarından kurtulma olasılığı da kazayla birlikte ortadan kalktı. Sabotaj ihtimali kabul edilsin ya da edilmesin mevcut” demişti.

GERİYE BU SÖZLERİ KALDI

Toryum madeninin enerjiye dönüştürülmesiyle Türkiye’nin iç ve dış borçlarının toplamının 350 kez ödenebileceğini söyleyen Prof. Dr. Engin Arık’tan geriye bu sözler kaldı:

“Türkiye’nin toryum yatakları, dünyanın en zengin yatakları. Türkiye tüm enerji ihtiyacını senede 50 ton toryumla karşılayabilir. Bir ton toryumu enerjiye dönüştürdüğünüzde bir milyon petrolün enerjisi eş değer. Kuracağımız Türk Hızlandırıcı Merkezi’nde de proton hızlandırıcısı düşünüyoruz. İleride belki prototip toryum nükleer santrali yapmamıza olanak sağlar.”

DAVA AÇILDI

Uçak kazasıyla ilgili kamu davası, 16 Haziran 2009’da açıldı. World Focus Hava Yollarında görev yapan bazı üst düzey ve teknik personelden oluşan 10 kişinin yargılanacağı davanın ilk duruşması, 28 Temmuz 2009’da Isparta Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Yargılamalar sırasında sanık sayısı önce 12’ye, ardından 20’ye yükseldi.

Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Ocak 2015’te hükmünü açıkladı. Mahkeme, sanıklardan 8’ine, 11 yıl 8 ay ile 1 yıl 8 ay arasında değişen süreli hapis cezası verdi, aralarında Doğaner ile Erbilgin’in de bulunduğu 12 sanığın beraatini kararlaştırdı.

Temyiz üzerine dosya Yargıtaya geldi. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, uçağın Atlasjet tarafından kiralandığı Dünyaya Bakış Hava Taşımacılık AŞ ortağı Yavuz Çizmeci, Genel Müdürü Aydın Kızıltan ve Teknik Müdürü İsmail Taşdelen’in 11 yıl sekizer ay, Bakım Müdürü Fikri Zafer Dinçer’in 5 yıl 10 aylık hapis cezasını onamış, dönemin Atlasjet Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Tuncay Mustafa Doğaner ile uçuş işletme sorumlusu Mehmet Şerif Erbilgin hakkındaki beraat kararını bozmuştu. Daire, diğer sanıklara verilen beraat kararlarını da onamıştı.

Dairenin kararında, Doğaner ile Erbilgin’in kazada “tali kusurlu” oldukları belirtilmiş, bu yönden yeniden yargılanmaları gerektiği kaydedilmişti. Yeniden yargılama yapan Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 2021’de sanıklara “taksirle öldürme” suçundan 5 yıl 10’ar ay hapis cezası verilmesini kararlaştırmıştı.

Kaynak: YENİÇAĞ

Türkiye'nin siyaset, medya ve gerçekçi haberlerinin yer aldığı haber portalı