SON DAKİKA

İLBER ORTAYLI’DAN SERT ÇIKIŞ!

Atatürk döneminde Türkiye’nin çok ciddi bir maarif devrimine giriştiğini aktaran Prof. Dr. Ortaylı, “Ondan sonra gelenler özellikle 1946 yılından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Demokrat Parti (DP) dâhil arkasından Adalet Partisi (AP) ve tekrar CHP dâhil bu arkadaşlar Atatürkçü, Kemalist maarif kalkınmasını ve ciddi devrimi oy endişesiyle suyunu çıkardılar. Olur, olmaz okullar açtılar, işin cılkını çıkardılar” ifadelerini kullandı.

Bu haber 20 Ekim 2018 - 14:53 'de eklendi. 34

Özel bir okulda düzenlenen ‘Dünden Yarına Tarih Konuşmaları’nın konuğu olan Ortaylı, öğrencilere bol kitap okumalarını, müzik dinlemelerini ve müzeye gitmelerini tavsiye ederek erken cumhuriyet döneminde yaşanan gelişmeleri anlattı.

İstanbul’da 3 binden fazla özel ve resmi olmak üzere ortaöğretim kurumunun varlığından bahseden ve aralarında büyük eşitsizlik olduğunu belirten Prof. Dr. Ortaylı, “Bu eşitsizlik hoş bir şey değil. Kutu doldurup üniversite kazanmanın ötesinde bir şeyler öğrenmeye gayret etmeniz gerekir. Bol kitap okumanız, müzik dinlemeniz lazım. Resim ve eski eserlere bakmanız ve müze gezmeniz gerekiyor” diye konuştu.

‘OY ENDİŞESİYLE SUYUNU ÇIKARDILAR’

Atatürk döneminde Türkiye’nin çok ciddi bir maarif devrimine giriştiğini aktaran Prof. Dr. Ortaylı, “Ondan sonra gelenler özellikle 1946 yılından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Demokrat Parti (DP) dâhil arkasından Adalet Partisi (AP) ve tekrar CHP dâhil bu arkadaşlar Atatürkçü, Kemalist maarif kalkınmasını ve ciddi devrimi oy endişesiyle suyunu çıkardılar. Olur, olmaz okullar açtılar, işin cılkını çıkardılar” ifadelerini kullandı.

O dönemlerde ‘Bir mühür bir müdür’ sloganıyla her yerde yetersiz liseler açıldığını söyleyen Prof. Dr. Ortaylı, “Zavallı Anadolu çocukları okuduğunu ve okutulduğunu zannederek oralardan diploma aldı. Bu çocukların bazıları diplomaların işe yaramadığını gördüler bazıları bir şekilde her şeyi bildiğine inandı. Her köşeden tarihçi, siyasetçi, dış politika uzmanı çıktı. Bunlar böyle saçma sapan şeyler konuşmaya başladı. Mesele herif diyor ki ‘İsmet Paşa Lozan’da 12 adaları sattı’. 12 adalar elimizden çıktığında daha İsmet Paşa yarbaydı. Hiçbir şekilde de yapacak bir şey yoktu. Lozan’da da 12 adalar konuşulmadı. Bir şeyi okuduğunuz zaman dip notu takip etme ve sorma alışkanlığı edinmelisiniz. Bunu öğretmenlerinizin öğretmesi gerekiyor” dedi.

‘KULAKTAN DOLMA LAFLARLA HAREKET ETMEYİN’

Her yerin bünyesinin aynı olmadığının toplumların standart olarak gitmeyeceğini belirten Prof. Dr. Ortaylı, şunları söyledi:

“Türkiye doğu memleketleri içinde son derece atılım yapan bir memleket, bu çok açıktır. Penisilin ve sülfamitler bulunmadan önce bu memlekette frengi gibi yaygın hastalığın önü epeyce durdurulmuş. Adolf Hitler’den kaçan tıp profesörlerin 1934 yılında yaptığı tarama bunu ortaya koyuyor. Verem ve cüzam konusunda ilerleme kaydedilmiş. Düşünün yan memleketlerde Yunanistan’da, İspanya’da cüzamlıları ayrı hapishanelere, adalara kapatıyorlardı. Türkiye’de o safhanın çok önüne geçilmiş, bunlar önemli çünkü cumhuriyetin sağlık ordusu vardı. Başında da İbrahim Refik Saydam gibi gayet kıymetli bir adam vardı.”

“Bu döneminin üzerinde hiçbir şekilde mesnetsiz bir değerlendirme yapamazsınız” diyen Prof. Dr. Ortaylı, “Tabii ki her devir analize tabi tutulur ileride daha da dikkat edeceksiniz dipnotsuz, kaynaksız, kulaktan dolma laflarla hareket etmeyin. Tarih ilmi bir ilim değil, ilmin üstünde sanattır. Kendine göre bir mahsuru vardır. Deliler ve cahiller de sızabiliyor. Onu anlayabilmek için okuyucunun ve etrafın çok gelişmiş olması lazım” dedi.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın