SON DAKİKA

GEÇEN YIL DARP EDİLEN GAZETECİ YAVUZ SELİM DEMİRAĞ’IN POSTA KUTUSUNA MERMİ BIRAKMIŞLAR

Gazeteci Yavuz Selim Demirağ, Yeniçağ’daki bugünkü yazısında posta kutusuna mermi bırakıldığını anlattı.

Bu haber 09 Haziran 2020 - 19:11 'de eklendi.

Gazeteci Yavuz Selim Demirağ, Yeniçağ’daki bugünkü yazısında posta kutusuna mermi bırakıldığını anlattı.

Demirağ, “Posta kutusuna mermi bırakmak klasik mafya yöntemidir. Gelip, evimin önünde infaz etmeye kalktınız! Susmadım” diye yazdı.

Yavuz Selim Demirağ’ın yazısı şöyle;

Kısa 9… Uzun 9… Erbabı bilir 9 mm’lik fişeğin özelliğini… Tabancanın özelliğine, namlusuna, şarjörüne göre kısadır, bazen de uzun… Tıpkı, şairin “Kısa çöp uzun çöpten hakkını alır elbette” dizelerini çağrıştırır…

SİHA, İHA… NB denen nükleer biyolojik silah… C4, C5, kıl, tüy… Umurumda değil… Ailem ve yakınlarımdan uzak durun!.. Alın size hedef! Yazın Karaburun’da Hakkı Hocam’ın anne-baba ocağının taş evinde olacağım. Kışları dede-baba ocağı Kayseri-Talas ilçesinde Kamber Köyündaki mütevazı konağımızda olacağım buyurun gelin…

Anadolu toprakları temizdir, kir ve kin tutmaz. Emanete, ehline sahip çıkar… Ege’nin en ucu Karaburun’da “Efe ruhu” ile Kayseri’de Kamber köyümde büyük babaannem Koca Zeynep gibi ne gedikliye ne de kumpasçılara teslim etmezler beni… Buyursun gelsinler… Lakin geride bıraktığım çocuklarımla, ailemle uğraşmasınlar…

Posta kutusuna mermi bırakmak klasik mafya yöntemidir. Gelip, evimin önünde infaz etmeye kalktınız!

Susmadım!

Susturmanın, sindirmenin, teslim almanın yöntemi ergen çocukların “Aşk mektubu” gibi posta kutusuna “Mektup” yerine “Mermi” koymak ancak ve ancak “Korkaklığın; haysiyetsizliğin, şerefsizlik ve alçaklığın” yansımasıdır…

O posta kutusuna koyduğunuz mermiyi polise falan teslim etmedim. O polis ki artık siyasi iktidarın kolluk gücü olduğu için güvenlik kameraları önünde, delilleri ile evimin önünde “İnfaz” edilmem anında bile elleri-kolları bağlandı. Emir ile zanlılar 2 saatte serbest bırakıldı, aradan 1 yıl 1 ay geçtiği halde daha iddianame bile yazılmadı. “Niye ölmedin?” diye sorulmadı bile.

“Cumhuriyetin Savcısı” zannettiğimiz görevliler “Şikayetçi misin” diye sormadı bile. HSYK’nın yapısı değişmiş. Hakimler, Savcılar Kuruluna sorduk ne oldu diye cevap yok. Adında “Adalet” ibaresi olan bakanlıktan da ses yok.

Dilekçelerimize, çığlıklarımıza cevap yok. “CİMER’e yazın” diyorlar… Memleketin bunca işi varken “CİMER”i meşgul etmiyorsak, CİMER’e güvenmediğimiz anlamı mı çıkıyor! CİMER’in sahipleri ne de olsa “Geçmiş olsun” bile demedi

Kimse yol göstermeye falan kalkmasın. Memleketimin sınırlarını asla terketmeyeceğim. Sığınma gibi yola tevessül etmeyeceğim. Bir tek T.C kimliğim var. Farklı pasaport almaya asla niyetim yok. Ön adlarında STK (Sivil Toplum Kuruluşu) olan hiç bir kuruluştan maddi-manevi destek talebim olmadı, olmayacak! Kavgaların, vuruşmaların, dibine kadar dövüşlerin içinden geldik. Kancıklığa, kumpasa da boyun eğmedik. Türkülerin içinden geldik. Pir Sultan’dan, Neşet Ertaş’a, Karacaoğlan’dan, Dadaloğlu’na kadar “İsyan”ın ve “Duygu’nun insanıyız. “Gönül Dağı’ndayız.

Buyurun gelin. Yüreğiniz yetiyorsa tırmanın!

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!