SON DAKİKA

‘Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı döneminde Türkiye-Rusya ilişkileri açısından önemli bir testten geçildi’

28 Ağustos 2014’te 12.

Bu haber 28 Ağustos 2017 - 22:06 'de eklendi. 65

28 Ağustos 2014’te 12. Cumhurbaşkanı olarak göreve başlayan Recep Tayyip Erdoğan’ın üç yıllık görev süresinde dış politika gündeminin ilk sıralarında başta Suriye, Irak olmak üzere Ortadoğu’daki gelişmeler, Türkiye’nin Rusya, ABD ve AB ile olan ilişkileri yer aldı.

ERDOĞAN’IN ÜÇ YIL BOYUNCA ZİYARET ETTİĞİ ÜLKELER

Erdoğan, üç yıllık Cumhurbaşkanlığı süresinde resmi, zirve ve genel kurul katılımları kapsamında çok sayıda ülkeyi ziyaret etti, çok sayıda devlet ve hükümet başkanını da Türkiye’de ağırladı. Erdoğan’ın görev süresinde  bazılarını birden fazla olmak üzere ziyaret ettiği ülkeler şöyle:

KKTC, Rusya, Azerbaycan, İngiltere, Katar, ABD, Afganistan, Letonya, Estonya, Fransa, Türkmenistan, Cezayir, Ekvator Ginesi, Etiyopya, Cibuti, Suudi Arabistan (4), Somali, Kolombiya, Küba, Meksika, Ukrayna, Slovenya, Slovakya, Romanya, İran, Kazakistan, Kuveyt, Almanya, Belçika, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Çin(2), Endonezya, Pakistan,   Japonya,  Şili, Peru, Ekvador, Senegal, Fildişi Sahili, Gana, Nijerya, Gine, Hırvatistan, Uganda, Kenya, Somali, Polonya, Belarus, Özbekistan, Tanzanya, Mozambik, Madagaskar, Bahreyn, Hindistan, Ürdün.

ÜÇ YILA RUSYA İLİ KRİZ VE NORMALLEŞME SÜRECİ DE DAMGAYI VURDU

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üç yıllık görev süresinde Türkiye-Rusya ilişkilerindeki gelişmeler önemli bir yer tutu. Erdoğan ‘Cumhurbaşkanı’ sıfatıyla ilk olarak 23 Eylül 2015’te Rusya’ya giderek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. 24 Kasım 2015’te  Rus savaş uçağının Suriye sınırında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından düşürüldü.

İki ülke ilişkileri kopma noktasına gelirken Rusya, Türkiye’ye yönelik bazı yaptırımları hayata geçirdi. Kasım 2015’ten Haziran 2016’ya kadar süren Türkiye-Rusya ilişkilerindeki kriz dönemi, haziranda Erdoğan’ın Putin’e gönderdiği mektupla son buldu. Putin ve Erdoğan uçağın düşürülmesi ardından ilk yüz yüze görüşmelerini 9 Ağustos 2016’da St. Petersburg’da oldu. 10 Mart 2017’de Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) 6. toplantısına katılmak için Rusya’ya giden Erdoğan, son Rusya ziyaretini de 3 Mayıs 2017’de gerçekleştirdi. Rusya Devlet Başkanı Putin de bu süre zarfında iki kere Türkiye’ye geldi.  Kasım 2015’te G-20 zirvesi  kapsamında  Antalya’ya gelen Putin, uçak krizinin ardından başlayan normalleşme sürecinde de 10 Ekim 2016’da 23. Dünya Enerji Kongresi için İstanbul’a geldi. Üç yıllık süreçte Erdoğan ve Putin, çeşitli uluslararası toplantılarda ikili görüşmeler gerçekleştirdi ayrıca çok sayıda telefon görüşmesi yaptı.

‘ERDOĞAN İLE CUMHURBAŞKANI’NIN DIŞ POLİTİKASI ETKİSİ ARTTI’

TBMM NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üç yıllık görev süresini, Türkiye-Rusya ilişkilerini Sputnik’e değerlendirdi.  Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte dış politikada Cumhurbaşkanı’nın ağırlığının ve etkisinin da hissedilmeye başladığını kaydeden Çonkar, “Doğrudan dış politikanın yönetilmesinde, yönlendirilmesinde ve uygulanmasında aktif bir tutum aldı Cumhurbaşkanımız” dedi.

CUMHURBAŞKANININ, PUTİN İLE ÖZEL BİR İLİŞKİ GERÇEKLEŞTİRDİĞİ HERKESÇE MALUM

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sürede de başbakanlığı döneminde kurmuş olduğu ilişkileri daha öteye daha iyi noktaya taşımak amacıyla çok yoğun bir diplomasi trafiği gerçekleştirdiğini kaydeden Çonkar, özellikle uzun zamandır birlikte çalıştığı diğer dünya liderlerinden Rusya Devlet Başkanı Putin ile özel bir ilişki gerçekleştirdiğinin herkesçe malum olduğunu söyledi.

‘İLİŞKİNİN TEST EDİLDİĞİ BİR KRİZ SÜRECİ YAŞANDI, ÖNEMLİ BİR TESTTEN GEÇİLDİ’

Bu ilişkinin test edildiği bir krizin sürecinin yaşandığını ifade eden Çonkar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Orada Türkiye’yi yolundan döndürmek isteyen içerde ve bunların dış destekli himayadarları tarafından Rusya-Türkiye ilişkilerini de hedef alan bir takım provokasyonlar da yaşandı. Hem uçak krizi bağlamında söylüyorum hem Büyükelçi Andrey Karlov suikastı bağlamında ve bunun da ötesinde 15 Temmuz darbesiyle birlikte Türkiye’nin tekrardan tam anlamıyla batı vesayeti altına alınma hedefleri açısından söylüyorum. Böyle zorlu bir süreç yaşandı  Türkiye-Rusya ilişkileri açısından, önemli bir testten geçildi diyebiliriz. Burada tabi Sayın Cumhurbaşkanımızın, Cumhurbaşkanı olarak aktif bir şekilde bu süreçleri yönetmesi ve birebir trafik içerisinde Rusya ile temasları bizzat takip etmesi bu krizlerin aşılmasında önemli bir etken olduğu kanaatindeyim.

‘ÖNEMLİ BİR ÇIĞIRIN AÇILDIĞI BİR SÜREÇ CUMHURBAŞKANIMIZIN DÖNEMİ’

Türkiye’nin özellikle kendi müttefikleriyle, bahsettiğimiz tabi ki özellikle ABD ve Almanya gibi önemli müttefikleriyle ciddi sorunlar, krizler yaşadığı bir dönemde Rusya ile kurulan zaman zaman stratejik seviyeye yükseldiğini gördüğümüz diyalog, temas ve projelerin önemli bir dış politikada aslında yeni açılım süreci olduğunu değerlendirmek lazım. Yani hem dünya politikası açısından hem bölge politikası hem de Türkiye-Rusya ilişkileri açısından çok önemli bir çığırın açıldığı bir süreci bu Cumhurbaşkanımızın Cumhurbaşkanlığı döneminde yapıyoruz. Devam ediyor bu süreç.

‘İLİŞKİLERİN GELECEĞİNİN AYDINLIK OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ’

Özellikle Türkiye-Rusya ilişkileri açısından, bu iki ülkenin, iki önemli bölgesel ve küresel gücün, ihtiyacı olan açılardan birbirlerini tamamlayıcı özellikleri olan ülkeler olduğunu ve birbirlerine dayanışma ve işbirliği anlamında ihtiyacı olan ülkeler olduğunu görüyoruz. Dış politikalarımızı da bunun üzerine bina ediyoruz. Özellikle Rusya ile ilişkilerimizi geliştirmemiz Türkiye açısından bu perspektiften ele alınıyor. Hem bölgesel istikrar hem ekonomik, refah, büyüme ve insani ilişkilerin, toplumsal ilişkilerin yakınlaşması anlamında Türkiye-Rusya ilişkilerinin geleceğinin biz aydınlık olacağını düşünüyoruz.”

‘DÜNYA SİYASETİ YENİDEN ŞEKİLLENİRKEN İŞBİRLİĞİ İÇİNDE OLUNMASA HAYATİ’

Türk-Rus Toplumsal Forumu Eş Başkanı da olan AK Partili Ahmet Berat Çonkar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birden fazla ziyaret ettiği ülkeler arasında Rusya’nın yer almasını da değerlendirdi. Rusya Devlet Başkanı Putin’in de Türkiye ziyaretleri olduğunu ifade eden Çonkar, hem bölge hem de dünyanın önemli bir süreçten geçtiğini gördüklerini söyledi. Dünya siyasetinde yeniden bir şekillenme olduğunu vurgulayan Çonkar, “Ortadoğu’da, Orta Asya’da, özellikle Doğu Avrupa ve genel NATO açısından bakıldığı zaman, İngiltere’nin AB’den ayrılma süreçleriyle düşünüldüğü zaman ciddi bir kaynamanın olduğu bir dönemdeyiz. İşte böyle bir dönemde Türkiye ve Rusya gibi Asya ve Avrupa’da önemli etkin güç olan iki ülkenin yakın temas ve işbirliği içinde olmasının çok hayati olduğu bir süreç yaşanıyor. Bu açıdan da bu ziyaretler anlam buluyor” diye konuştu. Çonkar, şöyle devam etti:

“Aynı zamanda Türkiye ile Rusya oluşturmuş oldukları üst düzey işbirliği konseyi çerçevesinde devlet başkanları düzeyinde mutat bir ziyaret programı da uyguluyorlar bunun getirdiği bir avantaj da var. Bizlerde Toplumsal Form olarak aynı frekansı takip ediyoruz eş başkanlar olarak. Bu anlamda üst düzey işbirliği mekanizmasının ben Türkiye-Rusya ilişkilerinde çok pozitif bir dinamik hareketlenme getirdiği fikrindeyim. Diğer ülkelerle de elbette ki temaslar var ama Türkiye-Rusya ilişkilerinin daha özel ilişkiler olduğunu biz bu ziyaret ve temaslardan, alınan kararlardan, uygulanan projelerden çok net olarak görebiliyoruz.”

TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİNE ELEŞTİRİ YANLIŞ BAKIŞ AÇISIYLA YAPILAN DEĞERLENDİRMELERDİR

AK Partili Çonkar, Türkiye-Rusya ilişkilerine yönelik özellikle ABD ve Batı’dan gelen eleştirilere de yanıt verdi.  AK Parti’nin Türkiye’de bağımsız bir dış politika ve siyaset uyguladığını belirten Çonkar,  şöyle konuştu:

“Hiçbir ülkenin Türkiye’nin kendi menfaatleri noktasında doğru olarak düşündüğü ve uyguladığı politikaları yönlendirme veya etkileme anlamında müdahil olmasını biz kabul etmiyoruz. Bunlar NATO içerisinde müttefikler de olabilir veya Avrupa ülkeleri olabilir. Bunlarla Türkiye’nin kendi aralarında bir takım kritik önemli mevzular var. Öncelikli olarak bu ülkelerin Türkiye’ye bu noktada güven vermeleri gerekiyor. Türkiye’ye belli gelişmelerle ilgili açık, şeffaf, dürüst şekilde izahatlarda bulunmaları gerekiyor. İşte FETÖ liderinin sahiplenilmesi, FETÖ terör örgütü mensuplarının himaye edilmesi, PKK, PYD unsurlarının askeri anlamda desteklenmesi gibi çok kritik çok hayati mevzularda bu ülkelerin Türkiye’ye vermesi gereken biz cevaplar olduğunu düşünüyoruz. Bu anlamda da Türkiye’nin Rusya ile ilişkileri bağlamında da Türkiye’nin kendi istikrarı, güvenliği ve menfaatleri açısından Rusya ile ilişkilerini geliştirmesinin biz hem bölgeye hem de dünyaya doğru bir, pozitif bir etki yapacağını, istikrarı ve olumlu gelişmeyi etkileyeceğini düşünüyoruz. Bu anlamda bu tarz eleştirileri biz açıkçası doğru olmayan ve yanlış bakış açısıyla yapılan değerlendirmeler olarak görüyoruz. Eğer ki daha iyi ilişkiler Türkiye ile geliştirmek istiyorlarsa onlar da Türkiye ila açık, dürüst, olumlu anlamda ilişki içerisine girmeleri gerekir diye düşünüyorum.”

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın