Jeffrey Epstein’in yıllara yayılan ve birçok ünlü ve zengin ismi de kapsayan korkunç seks ticareti operasyonundaki sağ kolu olarak nitelendirilen Ghislaine Maxwell’in yargı süreci sonuçlandı, 12 kişilik jüri oybirliği ile “suçlu” dedi. Ancak iş bununla bitmiyor. Maxwell’in hüküm giymesi Prens Andrew hakkındaki davaya dair beklentileri de yükseltti.

Dünya 29 Kasım gününden bu yana ABD’de görülen bir davaya, Ghislaine Maxwell’in yargılanmasına odaklanmış durumdaydı. Maxwell, aralarında 14 yaşında kız çocuklarının da bulunduğu onlarca kadın ve genç kızı seks kölesi haline getirdiği bir ağ kurmakla suçlanan Jeffrey Epstein’in sağ kolu olmakla suçlanıyordu.
1990’larda ve 2000’lerin başında genç kız ve kadınları Epstein’in ağına düşürmeye yardımcı olmak ve bazı genç kızları taciz etmek gibi altı farklı suçlamayla yargılanan Maxwell ise Epstein yargılanma süreci başlamadan intihar edip öldüğü için, savcılığın kendisini günah keçisi ilan ettiğini belirterek masum olduğunu savunuyordu.
Aralarında Epstein’in kurbanları, geçmişte evinde çalışmış uşağı, Lolita Ekspresi olarak adlandırılan özel uçağının pilotunun da bulunduğu çok sayıda kişinin ifadelerinin dinlendiği mahkemede jüri, beş günlük müzakerelerin ardından 29 Aralık gecesi kararını verdi: Maxwell hakkındaki altı suçlamanın beşinden oy birliği ile suçlu bulundu. 60 yaşındaki Maxwell’in ceza duruşmasının ne zaman yapılacağı belli değil ancak hayatının geri kalanını hapiste geçireceğine kesin gözüyle bakılıyor.
Diğer yandan Maxwell davasından çıkan sonuç, yine Epstein’in ilişkiler ağındaki bir diğer isim olan Prens Andrew hakkındaki davanın gidişatı adına da belirleyici olacak.
Prens Andrew, İngiltere Kraliçesi 2’nci Elizabeth’in ortanca oğlu. Epstein’e yönelik en ağır suçlamaları dile getirenlerden biri olan Victoria Roberts Giuffre, birkaç yıl önce Prens hakkında da bir tazminat davası açtı. Davanın iddianamesinde Maxwell ve Epstein aracılığıyla tanıdığı Prens’in Giuffre’ye henüz 17 yaşındayken farklı zamanlarda üç kez tecavüz ettiği, bu istismarın Giuffre’de ağır ve kalıcı hasara yol açtığı vurgulandı.
Prens Andrew başlangıçta suçlamaları reddetmişti. 2019’da BBC’ye verdiği röportajda Giuffre ile tanıştığını hatırlamadığını belirtmiş ancak haberin yayınlanmasından birkaç gün sonra tüm Kraliyet görevlerinden çekildiğini duyurmuştu. Aynı zamanda York Dükü unvanı bulunan Prens, daha sonra yaptığı açıklamada, “Jeffrey Epstein’le yanlış yargılarımın sonucunda kurduğum bağa dair tereddütsüz pişmanlık duymaya devam ediyorum” demişti.
Prens Andrew’nun adı Maxwell’in yargılanması kapsamında da gündeme geldi. Epstein’in pilotu Larry Visoski, duruşmaların ikinci gününde verdiği ifadede, York Dükü’nün Epstein’in uçağında seyahat ettiğini doğruladı ancak bu yolculuğun zamanını ya da destinasyonunu hatırlamadığını belirtti.
Prens Andrew cephesi Maxwell davasının sonuçlarını büyük bir merakla bekliyordu. Prens’in sözcüsü, Maxwell’in suçlu bulunmasıyla ilgili yorum yapmayı reddetti ancak avukatlarının Maxwell davasını çok yakından takip ettiği biliniyor.
Prens’in avukatları, Giuffre’nin New York eyaletinde geçerli olan Çocuk Kurbanlar Yasası (CVA) kapsamında New York Federal Mahkemesi’nde açtığı davanın, başta müştekinin Avustralya’da yaşaması olmak üzere çeşitli gerekçelerle düşürülmesi için başvuruda bulunmuştu. Bu başvuruyla ilgili karar, yeni yılın ilk günlerinde yapılacak duruşmada açıklanacak.
38 yaşındaki üç çocuk annesi Giuffre, birkaç yıldır Avustralya’da yaşıyor. Ancak annesinin Colorado’nun Penrose şehrinde bulunan evinde bir seçmen kaydı bulunuyor. Prens’in avukatları bu seçmen kaydının “şüpheli” olduğunu, ABD’de dava açabilmek için yapılmış bir bürokratik kandırmaca olduğunu savunuyor. Giuffre’nin ayrıca Colorado makamlarından alınmış bir sürücü belgesi de bulunuyor. Avukatları bu belgenin, kadının Colorado ile bağının devam ettiğinin kanıtı olduğunu belirtiyor.
Davanın yargıcı geçtiğimiz günlerde, Epstein ile Giuffre arasında 2009’da varılan anlaşmanın koşullarının da kamuoyuna açılmasına karar verdi. Prens’in avukatları ilk günden beri, bu koşullar ortaya çıktığında Andrew hakkındaki suçlamaların boşa düşeceğini öne sürüyordu.
Diğer yandan İngiltere basını dün, Prens Andrew’nun, “emsali bulunmayan” bir talepte bulunduğunu duyurdu. Prens, davasındaki kendisi dahil tüm tanıkların ifadelerinin gizli kalmasını istedi. Giuffre’nin avukatları haftaya yapılacak duruşmada buna karşı çıkacak gibi görünüyor.
Geçtiğimiz günlerde The Daily Beast’e konuşan bir kaynak Prens’in süreçle ilgili iyimser olduğunu belirterek, “Andrew’nun çok sağlam argümanları var ve şansının yüksek olduğunu düşünüyor” demişti. Ancak İngiltere basınında o cepheden kaynaklara dayandırılan haberlerde, Maxwell’in suçlu bulunmasının, Prens’in davasının düşürülmesi ihtimalini zayıflattığı şeklinde yorumlar da yok değil.
Telegraph’a konuşan Saray’a yakın bir kaynak, “Jüri bu kadınların ve ifadelerinin güvenilir olduğunu ilan etmiş oldu” dedi ve ekledi: “Virginia Giuffre o davanın parçası olmayabilir ama kümülatif bir etki söz konusu. Eğer bir jüri doğruyu söylediklerine karar vermişse, bu Giuffre’nin hikayesine önemli bir destek anlamına gelir.”
Giuffre, Maxwell davasının tanıklarından biri olmamakla birlikte süreçte sık sık adı geçenlerden biriydi. Maxwell’in suçlu bulunması Guiffre’nin Prens hakkında dile getirdiği suçlamaların ağırlığını artırdı. Üstelik Andrew ile Maxwell’in yakın ilişkisi nedeniyle, Prens’in de “dolaylı olarak suçlu” kabul edileceği görüşü oldukça yaygın.
“Umuyorum bugün son olmaz, daha ziyade adaletin yerine getirilmesinin bir başka adımı olur. Maxwell tek başına hareket etmedi. Başkalarına da hesap sorulmalı. Sorulacağına inanıyorum.”
Giuffre’nin avukatı David Boies de The Daily Beast’e, “Bu harika bir sonuç. Virginia ve Epstein ile Maxwell karşısında hayatta kalmış herkes için harika bir gün. Aynı zamanda adalet için ve adalet sistemi için de harika bir gün. Jürinin kararı bunu yaşamış herkesin cesaretinin ve kararlılığının haklılığını kanıtlıyor. Yıllarca her şeye rağmen adalet için boyun eğmediler. Bu onların kararı, onların zaferi” dedi.
Hürriyet’in haberine göre Giuffre’ye yakın bir kaynak ise yine The Daily Beast’e yaptığı açıklamada, “Bu hüküm Prens’in davasını kesinlikle fazlasıyla zorlaştırıyor.
“Bu kadınların her şeyi para için uydurduğunu, hep birlikte bir arkadaş grubu olduklarını, ortada bir seks ticareti olmadığını, iddiaları dile getirenlerin para peşinde koşan yalancılar olduğunu söylüyorlar. Hep aynı şey, kurbanı suçlama savunması. Bu karar ezici miktardaki kanıtın ne yapılsa gizlenemeyeceğini, jüri üyelerinin kurbanı suçlamaya hazır olmadığını gösteriyor.”