Döviz Borçlarının TL Faturası Artıyor! Kur Şoku KKM’ye En Az 300 Milyar Ek Yük Bindirdi

Döviz kurları son iki günde TL karşısında yüzde 8,32 yükseliş gösterdi. Yeni tarihi zirvelerine çıkan döviz kurları hem kamuya kur korumalı mevduat maliyetini hem de vadeler nedeniyle hemen yansımasa da döviz borçlarının TL faturasını artırıyor.

Döviz Borçlarının TL Faturası Artıyor! Kur Şoku KKM’ye En Az 300 Milyar Ek Yük Bindirdi
Yayınlama: 09.06.2023
20
A+
A-

Döviz kurlarında son günlerde yaşanan keskin yükseliş ağır bir faturaya da işaret ediyor. Özellikle kur korumalı mevduatta kamunun yükü ve dış borçların TL karşılığı kurlardaki yükselişle paralel artıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre 2 Haziran itibariyle kur korumalı mevduat hesaplarının büyüklüğü TL olarak artsa da kurlardaki yükseliş nedeniyle 121.6 milyar dolara geriledi. Ekonomist Uğur Gürses en iyi senaryo olarak yaptığı yaklaşık hesaplamada kur artışları sonrasında Hazine ve Merkez Bankası’nın KKM maliyetinin 300 milyar lira arttığını vurguladı. İki günde yüzde 8,32 yükselen dolar/TL ise dün en yüksek 23.4026’yı, Euro/TL ise 25.1028 seviyesini gördü.

KKM ve döviz mevduat payı yüzde 65

Kur korumalı mevduat hem bankaların yüzde 60 olarak belirlenen TL mevduat oranı hem de TL mevduat dönüşüm oranı hedefi için en önemli enstrüman. 6 Ocak’tan bu yana aralıksız yükselişini sürdüren KKM’de geçen hafta 34.9 milyar lira seviyesinde. KKM büyüklüğü ise 2 trilyon 533 milyar 607 milyon liraya çıktı. Son iki ayın en yavaş artışının yaşandığı KKM’de önden ödemeli prim uygulamasına son verilmesi etkili oldu. Buna karşın halen daha yüksek seviyelerdeki seyir sürüyor. KKM’nin Dolar karşılığı ise önceki haftaki 125.3 milyar dolardan 121.6 milyar dolara geriledi. Bankalardaki yabancı para mevduatlar ile dövize endeksli bir ürün olarak değerlendirilen KKM’nin toplam mevduat içindeki payı da 2 Haziran itibariyle yüzde 65’e çıktı.

Ekonomistler hem KKM’nin dolarizasyonu arttırdığını hem de çıkışın belirsiz olması nedeniyle risk yarattığı endişesini sık sık dile getiriyor. Döviz kurları görece stabil olduğu seçim öncesi dönemde KKM’nin yükü çoğunlukla bankacılık sektörü üzerindeydi. Yüksek faiz, prim ve opsiyon uygulamalarıyla KKM cazibesini artırmaya çalışan bankacılık sektörünün yanı sıra döviz kurlarında seçim sonrası yaşanan ve son iki gündür daha da sertleşen yukarı yönlü hareket hem Hazine’nin hem de Merkez Bankası’nın KKM faturasını artırdı.

En iyimser senaryo bile maliyetli

Ekonomist Uğur Gürses, öncelikle hesabın varsayımsal olarak en iyi senaryo gözetilerek yapıldığını vurgulayarak hesabı şöyle anlattı: “KKM’nin vade yapısını tam bilmiyoruz kimi 3 ay kimi 6 ay olabilir. 26 Mayıs itibariyle 125 milyar dolarlık KKM stoku ve o günkü dolar/TL kuru 19.90 seviyesinde kabul ediyorum. Kur şu an 23.4 yani yüzde 17,5 artmış durumda. 26 Mayıs’a göre TL mevduat olarak bankaların faiz olarak üsteleneceği kısmı yüzde 35 alıyorum. Ve tüm bu varsayımlar en pozitif şekilde yapılıyor. Faiz oranı daha düşük de olabilir. 19.90 kur da en yüksek seviye olarak aldım, kur daha düşük olduğunda fatura daha kötüleşir. Üç aylık hesaplamada bankalar yüzde 35 mevduat faizi verse yüzde 8,8, 90 günlük faizin tamamı olur. Yani yaklaşık 9 puanlık kamunun üstleneceği yük var. 125 milyar dolar KKM stokuyla 11 milyar dolar gibi bir hesap çıkar. Bunu da 23.4 dolar/TL ile çevirdiğinizde 260 milyar lira önümüzdeki 6 ay içinde hazineni üstleneceği maliyet olur. Yani en iyi senaryoda 300 milyar liralık bir fatura önümüzde duruyor.” Merkez Bankası haftalık verilerine göre 2 Haziran itibariyle yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı parite etkisinden arındırılmış şekilde 1 milyar 50 milyon dolar geriledi. Gerçek kiişlerin döviz mevduatının dolar karşılığı parite etkisinden arındırılmış olarak 740 milyon dolar azalırken, tüzel kişilerin döviz mevduatı parite etkisinden arındırılmış olarak 310 milyon dolar düştü. Gerçek kişilerin kıymetli maden depo hesaplarındaki parite etkisinden arındırılmış olarak 552 milyon dolarlık düşüş ile 206 milyon dolarlık döviz mevduatı düşüşü dikkat çekti.

Öte yandan İntegral Yatırım tarafından hazırlanan notta KKM’nin 21 hafta boyunca arttığına işaret ederek 2 Haziran haftasındaki artışın son iki ayın en düşük artışı olduğu belirtildi. Notta, seçim sonuçları sonrası açıklanan kabinede Mehmet Şimşek ile birlikte ekonomide ortodoks politikalara dönüş sinyalleri verildiği belirtilerek “Ayrıca, seçim dönemi öncesi dar bir bantta hareket eden döviz kuru seçim sonrası daha iştahlı bir şekilde yukarı yönlü hareket etmeye başladı. Bu nedenlerle kur korumalı mevduata duyulan ilginin kademeli olarak azalabileceğini düşünüyoruz. Kur korumalı mevduatta değişmesi beklenen para politikasının etkisi ve döviz kurundaki baskının azalmasıyla birlikte ürüne olan rağbetin zaman içerisinde düşüş göstermesini beklemekteyiz” denildi. Ancak tüm ekonomistler aynı fikirde değil. Gedik Yatırım’ın notunda da döviz talebini kontrol etmek için ilk KKM sistemine bağlı kalacağı ve bunun da mevduat faizlerini yüksek tutacağı yer aldı.

■ Dış borçlarda vade yapısı faturayı geciktiriyor

Döviz kurlarındaki yükseliş dış borçların TL karşılığında da yeni bir maliyet yaratıyor. Ancak dış borçların vadesi 5-10 yıllık olduğu için bu durumun hemen yansıması beklenmiyor. Merkezi yönetim borç stoku 30 Nisan itibariyle 117 milyar 933 milyon dolar ve bunun 30 Nisan itibariyle TL karşılığı 2 trilyon 851,4 milyar lira seviyesinde. Kurlarda 30 Nisan’dan bu günü yüzde 20 artış yaşandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre döviz cinsi borç stokunun yüzde 81’i sabit faizli, yüzde 19’u ise değişken faizli. Döviz borç stokunun toplam borç stoku içindeki oranı ise yüzde 62 seviyesinde. Öte yandan dış borç stokunun 30 Nisan itibariyle TL karşılığı 2 trilyon 295,2 milyar lira. Bu stokun yüzde 86’sı sabit faizli yüzde 14’ü değişken faizli.

■ Net rezervler üçüncü haftada negatif

Merkez Bankası IMF tanımlı net uluslararası rezervleri 2 Haziran haftasında 1.3 milyar dolar azaldı. Böylece net uluslararası rezervler – 5 milyar 697 milyon dolara geriledi. Net uluslararası rezervler 18 Mayıs haftasından bu yana negatif seyrini sürdürüyor. Net rezervler 26 Nisan haftasında – 4 milyar 405 milyon dolar seviyesindeydi. 2 Haziran itibariyle net rezervlerin -5.7 milyar dolara gerilemiş olması yine 2002 yılından bu yana görülen en düşük seviyeye işaret ediyor. Merkez Bankası’nın swap hariç net rezervi ise 26 Mayıs’taki -60.5 milyar dolardan -61.2 milyar dolara çıktı.

Merkez Bankası’nın toplam rezervleri ise 2 Haziran haftasında bir önceki haftaya göre 2 milyar 28 milyon dolar artarak 100 milyar 486 milyon dolara çıktı. 2 Haziran itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 1 milyar 721 milyon dolar artışla 58 milyar 240 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 26 Mayıs’ta 56 milyar 519 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu. Söz konusu dönemde altın rezervleri de 307 milyon dolar artarak 41 milyar 939 milyon dolardan 42 milyar 246 milyon dolara yükseldi. Böylece Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 2 Haziran haftasında bir önceki haftaya kıyasla 2 milyar 28 milyon dolar artışla 98 milyar 458 milyon dolardan 100 milyar 486 milyon dolara çıktı.

KAYNAK: EKONOMİM

 

Türkiye'nin siyaset, medya ve gerçekçi haberlerinin yer aldığı haber portalı