DOĞU AKDENİZ’DE SONDAJ KRİZİ

Akdeniz Üniversitesi Devletler Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Emete Gözügüzelli, Doğu Akdeniz’deki durumun Türkiye’ye ve bölgeye olan etkileri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

DOĞU AKDENİZ’DE SONDAJ KRİZİ
Yayınlama: 09.05.2019
Düzenleme: 09.05.2019 18:39
0
A+
A-

İşte o açıklama:

Sözlerine Türkiye’nin yürüttüğü sondaj faaliyetlerinin uluslararası hukuka uygun olduğunu vurgulayarak başlayan Dr. Öğr. Üyesi Emete Gözügüzelli, Türkiye’nin deniz hukukunda bir örf adet hukuku haline gelen kıta sahanlığına göre, doğal bir hakka sahip olduğunu ifade etti. Bu kapsamda Gözügüzelli, “Türkiye, 2012 yılında Resmî Gazete’de yayınladığı Türkiye Petrol Anonim Ortaklığı’na verilmiş olan ruhsat sahaları içerisinde; yani kendi kıta sahanlığında, Fatih Sondaj Gemisi’yle sondaj faaliyetlerini icra etmektedir. Türkiye’nin bu girişimine ABD, AB ve Yunanistan’ın karşı çıkması ve GKRY’nin (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) iddia ettiği sözde münhasır ekonomik bölgeler üzerindeki faaliyetlere son verilmesi yönünde çağrıda bulunması, kesinlikle gerçekleri yansıtmamaktadır.” dedi.

GKRY’nin iddia ettiği sınır çizgilerinin hukuki bir dayanağı yok.

Münhasır ekonomik bölgeden söz edilebilmesi için ilgili kıyıda yer alan en az iki devletin sınırlandırma anlaşması yapması gerektiğini söyleyen Gözügüzelli, GKRY’nin iddia ettiği sınır çizgilerinin hukuki bir dayanağı olmadığını; çünkü bahsedilen sınırlandırmalara, diğer ilgili devletler olan Türkiye ile Lübnan tarafından itiraz edildiğini belirtti.

“Özellikle ABD, AB ve Yunanistan’la ilişkilerin gerileceği aşikâr olsa da bu durum, ilgili taraflarla diğer alanlarda yürütülen ilişkilerin zedeleneceği manasına gelmemektedir.” diyerek ilişkilerin çok boyutlu olduğuna işaret eden Gözügüzelli, “İhtilaflar yaşansa bile, her zaman işbirliği ihtimali vardır.” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin askeri bir yanıt vermesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Doğu Akdeniz’de askeri krizler yaşanmasının normal olduğunu, Akdeniz’in içinde bulunduğu kırılgan durumun hidrokarbon keşifleriyle birlikte daha da belirginleştiğini dile getiren Gözügüzelli, “GKRY’nin 2002 yılından beri yabancı gemiler vasıtasıyla Türk kıta sahanlığına girme girişimleri olmuştur. Ancak Ankara, bu tip izinsiz faaliyetlere müsaade etmemiştir. Dolayısıyla bu gerçekliğin göz ardı edilmesi halinde, Türkiye’nin askeri bir yanıt vermesi de şaşırtıcı olmayacaktır.” şeklinde konuştu.

Türk kıta sahanlığının ihlal edilmeye çalışıldığı açıktır.

Bugüne kadar Türkiye’nin hiçbir koşulda kendi kıta sahanlığına girişlere müsaade etmediğinin altını çizen Gözügüzelli, “İsrail, GKRY ve Yunanistan gibi bölge ülkelerinin planladığı ve ABD ile AB tarafından da desteklenen proje kapsamında Türk kıta sahanlığının ihlal edilmeye çalışıldığı açıktır.” cümleleriyle meselenin Türkiye’nin yetki alanlarının gasp edilmesi girişimi olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'nin siyaset, medya ve gerçekçi haberlerinin yer aldığı haber portalı