SON DAKİKA

Bilinen En Eski Su Hayvanının Kalıntısı Kehribar İçinde Bulundu

Harvard Üniversitesi’nden bilim insanları Myanmar’da bir kehribar içinde şimdiye kadarki bilinen en eski su hayvanı fosilini keşfetti. Bir yengeç türüne ait olan fosilin yaklaşık 100 milyon yaşında olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, yeni keşfin deniz canlılarının geçmişine büyük bir ışık tuttuğunu söyledi.

Bu haber 23 Ekim 2021 - 1:05 'de eklendi.
Abone ol

NTV’nin aktardığı bilgiye göre, Kehribar içine hapsolmuş fosiller, paleontolojinin son yıllardaki en büyüleyici buluntuları arasında yer aldı. Sertleştirilmiş antik ağaç reçinesi kürecikleri, örümcekler, kertenkeleler, mikroskobik hayvanlar, böcekler, kuşlar ve hatta küçük bir dinozor hakkında, çoğu zaman bulunan fosillerde eksik olan cesaret verici ayrıntıları yakaladı.

ESKİ SU HAYVANI FOSİLİ

Ancak tüm bu canlılar, bir ağaç gövdesinde veya dalında karşılaşılması muhtemel olan kara hayvanlarıydı. Şimdi, bilim insanları kehribar içinde korunmuş en eski su hayvanını buldular. Kalıntının aynı zamanda,şimdiye kadar keşfedilen en eksiksiz yengeç fosili olduğu belirtildi.

TÜRÜNÜN TEK ÖRNEĞİ

Science Advances dergisinde yayınlanan çalışmanın baş yazarı ve Harvard Üniversitesi Organizma ve Evrimsel Biyoloji Bölümü’nde araştırmacı olan Javier Luque, “Örnek muhteşem, türünün tek örneği. Kesinlikle eksiksiz ve vücudunda tek bir kıl bile eksik değil” dedi.

Kuzey Myanmar’dan gelen kehribar örneği üzerinde çalışan Çinli, ABD’li ve Kanadalı bilim insanları küçük yengeç fosiline “Cretapsara athanata” adını verdi. Adı, bu yengecin yaşadığı dinozor dönemi olan Kretase’ye ve Güneydoğu Asya mitolojisinde bulutların ve suların ruhu olan Apsara’ya atıfta bulunuyor. Türün adı ise kehribar renginde canlı gibi korunmasına atıfta bulunarak, Yunanca ölümsüz anlamına gelen “athanatos”a dayanıyor.

100 MİLYON YAŞINDA

Bununla birlikte, 100 milyon yıllık olduğu belirtilen fosil, bugün kıyılarda dolaşan yengeçlere yüzeysel olarak benziyor. Bilgisayarlı tomografi taramaları, ağız kısımlarındaki antenler, solungaçlar ve ince kıllar gibi hassas vücut kısımlarını ortaya çıkardı. Hayvan, sadece 5 milimetre uzunluğundaydı ve muhtemelen bir bebek yengeçti.

Araştırmacılar, Cretapsara’nın ne bir deniz yengeci ne de tamamen karada yaşayan bir canlı olduğunu düşünüyor. Orman tabanında tatlı suda ya da belki acı suda yaşamış olabileceğine inanıyorlar. Ayrıca, bebeklerini okyanusa bırakan ve daha sonra tekrar karaya çıkan kırmızı yengeçler gibi karaya göç ediyor olmasının da mümkün olduğunu söylediler.


Diğer taraftan, en eski yengeç fosilleri 200 milyon yıldan daha uzun bir süre önce Jura dönemine kadar uzanırken, su yengeçlerinin fosilleri seyrek ve büyük ölçüde eksik olarak bulundu.

Araştırmacılar, Cretapsara’nın, yengeçlerin daha önce düşünüldüğü gibi memeliler döneminde değil, dinozorlar döneminde denizden karaya ve tatlı suya göç ettiğini kanıtladığını ve yengeçlerin evrimini zamanda çok daha geriye ittiğini söyledi.

Atatürk'ün Katilleri - Hüseyin Hakkı Kahveci

Luque, “Daha önce bulunan fosiller, deniz dışında yaşayan yengeçlerin 50 milyon yıl önce evrimleştiğini gösterdi, ancak yeni fosil bunların ili katı yaşında” diye konuştu. 

Öte yandan,  dinozor dönemi kehribar fosilleri yalnızca kuzey Myanmar’daki Kachin eyaletindeki tortularda bulunuyor. Ancak, son yıllarda kehribar fosillerinin bölgeden geldiğine dair etik kaygılar ortaya çıktı.

Omurgalı Paleontolojisi Derneği 2017’de, ordunun bazı kehribar madenciliği alanlarını kontrol altına almasından sonra, Myanmar kaynaklı kehribar araştırmaları için bir moratoryum çağrısında bulundu.

Bu çalışmanın yazarları, kehribar örneğinin Longyin Amber Müzesi tarafından Ağustos 2015’te Güney Çin’deki Myanmar sınırına yakın Tengchong kentindeki bir satıcıdan alındığını söyledi.

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR

Parlamento Haber | Korku yok!