
”SAVCININ ÖZ’Ü, DELİLİN HASI”
Silivri günleri :
Ergenekon Balyoz sürecinde ” Savcı bulun, delillendirin” demişlerdi.
Savcının “ÖZ’Ü” bulundu, delilin hası bulundu.
Oslo masaları:
” Size sıkıntı yaratan asker, polis varsa söyleyin” demişlerdi.
Söylediler ya da söylemediler.
Hendekler açıldı, siperler kazıldı, katiller yığıldı, devlet, devletin organları, görmediler, duymadılar, bilmediler.
Habur çadır mahkemelerinde:
” Biz önder Apo”nun talimatıyla geldik” demişlerdi.
” Vallahi de, billahi de pişmansınız” dediler ve tasdik ettiler.
Dolmabahçe:
Bebek katili Apo, 10 madde tutuşturdu ellerine Dolmabahçe’de bir araya geldiler.
AKP HDP can ciğer kuzu sarması halindeydiler.
Peki ne dediler:
Dağdakine siyaset.
Öz yönetim modeli.
Eşit yurttaşlar.
Sivil toplum örgütü.
Bölgesel kalkınma.
Yeni iç güvenlik.
Ayrımcılığa son.
Ana dilde hizmet.
Kürt’e güvence.
Yeni anayasa.
Bu maddelerde birleştiler.
Sonrası:
7 Haziran seçim sonucu ve Vatan savaşı.
” Ne Dolmabahçe mutabakatı ya!” diyerek, Mehmetçik’i hendeğe sürdüler.
Açılım vardı meşhur.
Onu da buzdolabına koyuverdiler.
Gün geldiğinde ısıtır sofraya koyarız dediler.
“Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldık” derken, T.C’yi birer birer tabelalardan sildiler.
”YETMEZ AMA DAHA DA EVET”
17/25:
Hoca efendilerinin kadrolarıydı birlikte yürüdükleri, gel gelelim boynuz kulak hikayesi, pastayı bölüşemediler.
Günlerden 17/25 Aralık.
Ortaya dökülen paralar.
Bir sıfırlama telaşı.
Kolayı vardı elbette, ” milli iradeye bir darbe”ydi bu görünenler, hemen havale ettiler.
Bizim milli olan irade mi?
İlk seçimde yüzde 49 ile ” yetmez ama daha da evet” deyiverdiler.
Ankara:
Barzani bey geldi, paçavrayı göndere çektiler.
” Bagımsızlık istiyoruz” deyince ” Ne oluyoruz birader” dediler.
Özal’ın çizgisinden geliyoruz derken aslını inkar ettiler.
Şam:
Sınırları kaldırıyoruz, bakanlar kurulumuz bile ortak, yatta, kotrada ailecek gezintiler.
Günü geldi devran döndü, kardeşim Esad’tan diktatör Esed’e dönüverdiler.
ÖSO’ydu, DAEŞ’ti, PYD’di,bir yakın hissettiler, bir yakın hissettiler.
Beyaz adam öyle buyurmuştu ki, bizimkiler Suriye’de yer göstericiler.
29 Ekim günü:
Bir 29 Ekim günü PKKistan bayrakları ile terörü vatan toprağından Suriye’ye geçiriverdiler.
BOP’a vefaydı bu olan biten, bu milli arkadaşlar da vefa severlikte baş olmaýı görev bildiler.
Memlekette mi?
PYD lideri Salih Müslim’ler, ÖSO’cusu, DAEŞ’çisi misafirdi birader.
Zeytin Dalı:
Mehmetçik taarruzda, Mehmetçik siperde.
Afrin, ABD koridorunun en sonundaki durağı. Ondan önce de 500 Km. var hani. Arada da Fırat kalkanı.
”GÖZE ALACAKSINIZ!”
Osman Pamukoğlu :
” Göze alacaksınız” diyor bir TV programında. Yani ya hep ya hiç.
Yer mi bu yeni Osmanlı, yoksa BOP kapsamında yalayıp yutar mı?
Ha Esad ile diyalog var mı diye sorduğumuzda, dolaylı yollar cevabı çıkıyor karşımıza.
Nasıl dolambaçlı bir yolsa?
Sözde değil işin özüyle bir hatırlatma :
” Biz genişletilmiş Orta Doğu ve Kuzey Afrika projesinin eş başkanlarından biriyiz. Bu görevi yapıyoruz biz” demişlerdi, anlayan anladı, alan da aldı mesajı da;
Biz bu duaya amin demiyoruz birader…
Dualarimız TSK ve Mehmetçikten yana !
Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem AYAZ
Parlamentohaber/Korku yok !