Privacy Policy Page
SON DAKİKA

BAHÇELİ: ŞAM’A GİRMEYİ ŞİMDİDEN PLANLAMALI VE ZALİMLERİ YERLE YEKSAN ETMELİ

MHP Genel Başkanı Bahçeli, ‘Türk milleti, gerekirse artık başka bir seçenek de görülmezse Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimleri yerle yeksan etmeli. Diyorum ki yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun Esad’ dedi.

Bu haber 11 Şubat 2020 - 15:35 'de eklendi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İdlib’e yönelik harekat planlarının konuşulduğu gün, savaş ilanı gibi açıklamalarda bulundu. “Krizi çözmek için siyasi ve diplomatik temaslar aldatmadır, masaldır, oyalanmadır” diyen Bahçeli, “Esad tahtından indirilmeden ne Suriye’de ne de Türkiye’de huzur gelecektir. Türk milleti, gerekirse artık başka bir seçenek de görülmezse Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimleri yerle yeksan etmeli. Diyorum ki yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun Esad” ifadelerini kullandı.

BAŞBUĞ’A TEPKİ

Bahçeli, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un “siyasi ayak” konusunda 2009 yılında AKP milletvekillerinin imzasıyla Meclis’e getirilen önergeyle ilgili yaptığı açıklamalarla ilgili de konuştu. Başbuğ’un yanlış yerde iz aradığını iddia eden Bahçeli, 2009’daki bir konuyu bugün kaşımanın kimseye faydası olmadığını söyledi. Bahçeli, “Başbuğ görevdeyken FETÖ ile mücadeleyi yürütmüş müdür ki” diye sordu.İdlib krizinin, Rusya’nın hava desteğini alan rejim güçlerinin hunhar saldırılarını yoğunlaştırmasıyla farklı bir boyut kazandığını belirten Bahçeli, önce 3 Şubat 2020’de 7 numaralı gözlem noktasının bulunduğu Serakib yakınlarında intikal halinde bulunan askere saldırı düzenlendiğini anımsattı.“Acılarımız henüz tazeyken, dün İdlib’den milli vicdanı heder eden, kederlendiren yeni şehit haberleri gelmiştir.” diyen Bahçeli, İdlib’in Taftanaz Bölgesinde bulunan gözlem noktasında inşaatı devam eden havaalanı inşaatında çalışma yapan askerlere cani Esad güçlerinin topçu atışıyla saldırdığını hatırlattı.Bahçeli, “Artık buna tahammül edecek halimiz kalmamıştır. Rejim güçlerine misliyle karşılık verilse de yüreğimizin yangını katil Esad defolup gidesiye kadar soğumayacaktır.” ifadesini kullandı.Türk milletinin sabrını sınamaya çalışanların tarihin her devrinde ağır bedeller ödediğini vurgulayan Devlet Bahçeli, “İdlib’de evlatlarımızı katledenler insanlık vicdanında çoktan mahkum olmuşlardır. Esad katildir, suçludur, gayri meşrudur, husumetin kaynağıdır. Hem Suriye’yi hem de Türkiye’yi eşzamanlı idare etmeye, durumu kurtarmaya, kontrollü ve sürdürülebilir istikrarsızlık stratejisiyle bölgesel ve tarihsel emellerini gerçekleştirmeye çalışan Rusya iyi niyetli değildir. Hükümetin Rusya ile ilişkileri tekrardan gözden geçirmesi samimi dileğimizdir.” değerlendirmesini yaptı.Rusya’nın, Suriye’deki çatışma ve gerilim ortamının sürekli ve sınırlı bir çerçevede devamını sağlayarak kriz ve kaos üzerine kendi hesap ve hedeflerini kademe kademe inşa ettiğini söyleyen Bahçeli, ne Astana’dan ne Soçi’den ne Cenevre’den ne de diplomatik temaslardan herhangi bir sonucun bugüne kadar çıkmadığını, çıkmasının da beklenmediğinin altını çizdi.

“Gün silahın günü, gün vahşetin günüdür. Hukukun sözü çiğnenirken, hukuksuzluğun ve eşkıyalığın fermanı okunmaktadır.” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Bize göre, Rusya’nın içinde olduğu antlaşma ve mutabakatlar bu ülkenin asıl hedefleri için ara istasyonlardır. Suriye, resmen olmasa bile Rusya’nın fiili sömürge ülkesi haline gelmiştir. Esad’ın yuları Moskova’ya bağlanmıştır. Demem odur ki, şehitlerimizin vebali saldırgan Suriye kadar buna ortam açan, perde gerisinde teşvik ve tahrik eden Rusya’nın omuzlarındadır. Bu gerçekle yüzleşmek şarttır.”

‘YANSIN SURİYE YIKILSIN HALEP’

Suriye’de var olan krizi çözmek için siyasi ve diplomatik temasları “aldatma, masal, oyalanma” olarak nitelendiren MHP Genel Başkanı Bahçeli, şunları kaydetti:“Esad tahtından indirilmeden ne Suriye’de ne de Türkiye’de huzur gelecektir. Türk milleti gerekirse, artık başka bir seçenek de görülmezse Şam’a girmeyi şimdiden planlamalı ve zalimleri yerle yeksan etmelidir. Diyorum ki, yansın Suriye, yıkılsın İdlib, kahrolsun Esad. Ocağımıza ateş düşürenlerin ocağı söndürülsün. Evlatlarımızı toprağa serenlerin hayat pınarları kurutulsun. Bugünün konusu hukuk mukuk değildir, zalimlerin tepesine Türk milletinin çelik iradesi inmelidir. Bilinsin ki, Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur. Bir Türk de dünyaya bedeldir. Nitekim muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda gizlidir.Yurdu yaşatmak için can veren kahramanların intikamı mutlaka alınmalı, tertemiz şehit kanı yerde kalmamalıdır. Merak ediyoruz, uluslararası toplum ne duruyor, neyi bekliyor, neden suya sabuna dokunmuyor? Bir caniye, bir despota, bir vandala nereye kadar sabır gösterilecek? Esad savaş suçlusudur, mutlaka yargılanmalıdır, hak ettiği cezayı almalıdır. Türkiye’de tek adam rejimi var diyen, saray rejiminden bahseden yalancıların Suriye’deki belgeli ve delilli tek adamlık sistemine tepki göstermemeleri, üstelik katil Esad ile diyalog önerileri Baas’çı mantığın kimlere ve hangi oranda bulaştığının da ibretlik misalidir.Zulme ‘zulüm’ diyemeyenler zalimlerin kuklasıdır ve de dökülen her kana ortaktır. Mehmetlerimizi şehit eden alçaklara ses çıkarmayıp Türk devletini ve hükümetini suçlayanlar, gönüllü Esad sözcülüğü yapanlar, Türk milletinin ruh köküne yabancı düşenlerden başkası değildir. Kılıçdaroğlu ve diğer Esad hayranları vatana ihanet içindedir. Esad’ın defterini dürmek varken, hatta bu sorumluluk ahlaki, tarihi ve hukuki bir mecburiyetken, temas ve görüşme önerisiyle avunanalar cinayete ve ihanete ortaktır. Esad devrilmelidir, zulüm şatoları yıkılmalıdır, katiller döktükleri kanların son damlasına kadar hesap vermelidir.”

‘KILIÇDAROĞLU DARBE HÜKÜMETİNDE GÖREV ALACAK MIYDI?’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun takdir ve tasvip ettiği karanlık oluşumların “zehir saçtığını, ülkeyi uçuruma çektiğini” belirten Bahçeli, bugünkü CHP yönetiminin Türkiye düşmanları tarafından ele geçirildiğini, kafalarına da esaret çuvalı geçtiğini dile getirdi.CHP-HDP ilişkilerinin incelenmesi, CHP Genel Başkanı’nın suç teşkil eden fiili ve değerlendirmelerinin analiz ve araştırılması maksadıyla üç Genel Başkan Yardımcısından kurulan Komisyonun görevini layıkıyla tamamladığını anımsatan Bahçeli, “Partimiz iç bünyesinde oluşturulan bu komisyon marifetiyle Kılıçdaroğlu hakkında 5 Şubat 2020 Çarşamba günü suç duyurusunda bulunulmuştur. CHP’nin Genel Başkanı ve yönetimi milli güvenlik meselesidir. İnanıyorum ki, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı gereğini yapacak, adalet yerini bulacak, maşeri vicdan müsterih olacaktır.” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, bugün FETÖ’nün siyasi ayağını açıklayacağını söylediğini anımsatan Bahçeli, “Oysaki bir boy aynasına baksa ayağı da görecek, boyunu da görecektir.” ifadesini kullanarak şöyle devam etti:

“Bugüne kadar FETÖ’nün siyasi ayağını devamlı gündeme getiren biz olduk. Ancak bazıları her seferinde bizim düşüncelerimizi maksatlı biçimde çarpıttı, hedef şaşırtmaya çalıştı. Dedik ki, şayet 15 Temmuz başarılı olsaydı, Yurtta Sulh Konseyi’nin siyasi ayağı kim olacak, ülkeyi kimler yönetecekti? Yani Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, bürokratlar kimlerden teşekkül edecekti? Mesela, Kılıçdaroğlu böyle bir durumda görev alacak mıydı? Söylediklerimiz budur. Arayış ve cevabını aradığımız sorular da bu şekildedir. Bizim çaycıyla, çorbacıyla, odacıyla, zabıt katibiyle işimiz yoktur. Bunları konuşanlar cambaza bak oyunu içindedir.FETÖ’nün Cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanları kimlerdir? Eğer bu melun isimler deşifre edilirse siyasi ayak ortaya çıkabilecektir. TBMM’de herhangi bir kanun teklifi kapsamında değişiklik önergesi verenlere siyasi ayak yakıştırması bize göre hezeyandır, aklımızla alay etmektir. Bu önergeyi hazırlayıp Meclis gündemine taşıyan milletvekilleri üzerinde kuşku yaratmak, bunların araştırılmasını istemek asıl hedef ve mücadeleyi kösteklemektir.”

BAŞBUĞ’A TEPKİ: KENDİSİ YAPTI MI?

26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un açıklamaları sonrası, 29 Haziran 2009 tarihinde gece yarısından sonra verilen bir önerge üzerinde siyasi ayak tartışmasının başladığını hatırlatan Bahçeli, “Özellikle ve altını çizerek ifade etmek isterim ki MHP 2009’da ne söylemişse bugün arkasındadır, gene aynı noktadadır. Ancak FETÖ’nün siyasi ayağı basit şekilde ve sadece bir önergeye imza atanların zan altında bırakılmasıyla geçiştirilemez, izah edilemez.” dedi.Yapılan değişiklikle ilgili MHP’nin çekince ve eleştirilerinin belli olduğunu ifade eden Bahçeli, “Fakat, Sayın İlker Başbuğ yanlış bir yerde iz sürmektedir. Şayet bugün eski uygulamaya dönülse, yani askeri mahkemeler kurulup, mesela Sincan ve Silivri’deki FETÖ’cü darbecilere tekrar yargılanma imkanı tanınsa doğabilecek tehditler hakkında bir fikir sahibi olan var mıdır?” sorusunu yöneltti.“2009 yılındaki bir konuyu bugün yeniden kaşımanın kime ne faydası olacaktır?” diyen Devlet Bahçeli, “Sivil mahkemelerin verdiği kararların ihlal ve inkarı nasıl bir gelişmeye kapı aralayacaktır? Asker şahısların sivil mahkemelerde yargılanmasının önünü açan önergeyi FETÖ’ye bağlamak, FETÖ’nün siyasi ayağıyla ilişkilendirmek aşırı ve zorlama bir yorum değil midir? Bu manasız tartışmayı tetikleyip tırmandırmak kimin işine yarayacak, hangi çevreleri rahatlatacaktır? Bunların yanında, 26. Genelkurmay Başkanı görevdeyken FETÖ’cülerle mücadeleyi layıkıyla yapmış mıdır? Bizim için siyasi ayak Yurtta Sulh Konseyinin yürütme kadrosudur. Bunlar tek tek tespit edilirse, inanıyorum ki, FETÖ’cülerin, kriptocuların, hainlerin, Türk ve İslam düşmanlarının kökü kazınacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!