SON DAKİKA

Atabey19 Gençlik Kültür Ocakları Çanakkale İl Beyliği’nden Mahşerin 4 Atlısı Açıklaması

Partiler üstü kuruluș olan Atabey19 Gençlik Kültür Ocakları, ”Mahşerin 4 Atlısı ve Çanakkale” konulu basın açıklaması yaptı.

Bu haber 10 Haziran 2022 - 18:25 'de eklendi. Son Güncelleme10 Haziran 2022 - 18:37
Abone ol

Atabey19 Gençlik Kültür Ocakları, “Mahşerin 4 Atlısı ve Çanakkale” konulu resmi web sitesinden bir duyuru yayımladı.

Çanakkale İl Başkanı Önder Ergül konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

The Economist dergisi, 2019’la başlayan süreci emojilerle kapağına taşıdı. 2025’e kadar sürecek bir ekonomik ve siyasi türbülans uygulayıcılar tarafından duyuruldu.

”ÇANAKKALE ASLINDA MERKEZİNDE BU DURUMUN”

Mahşerin 4 atlısı ve Mesih’in geri dönüşü, için Yuhanna vahyinde söz edilen Efes (Ephesos) (Selçuk) – (Efes metropoliti), İzmir (Smyrna), Bergama (Pergamon), Salihli (Sardes), Alaşehir (Philadelphia), Denizli (Laodikeia), Akhisar (Thyateira)’daki “melekler” Mahşeri 4 atlısı ile ilgili görevlerini yerine getirmek için “uyandırılacakları” günü bekliyorlar.. Anlayacağınız Tapınakçılar yine devrede.

ÇANAKKALE burada yok fakat ÇANAKKALE aslında merkezinde bu durumun.

Robert Schwoebel, Nancy Bisaha ve Margaret Meserve araştırmalarında Truva ve Türkler arasında kurulan bu bağlantıyı teferruatlı olarak anlatmışlardır.

İspanyol seyyah Pero Tafur, 1437’de İstanbul’a uğradığında halkın ağzında “Türkler Truva’nın intikamını alacaklar” sözünün dolaştığını söyler. İstanbul’un fethi sırasında “Zaferiyle övünen Büyük Türk’ün Pallas Mabedi’nde tecavüze uğrayan Truva bakiresinin intikamını aldığını” söylediği anlatıldı.
Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’un fethinden sonra “Hektor’un ve diğer Truvalılar’ın halefi ve intikamcısı” olarak yazdığı metinler mevcuttur.” dedi.

”ÇANAKKALE BİZİM VAKIF OLMADIĞIMIZ BİR GİZEMİ BARINDIRIYOR”

”Fatih Sultan Mehmed, 1462’de Midilli’nin fethi sırasında Çanakkale’de Truva’nın kalıntılarının bulunduğu yere gelerek şehirden geriye kalanları ve Truva’nın mevkiini inceleyerek, burada Aşil ve diğer kahramanların mezarlarını araştırttı. Homeros’un eserinde övgüyle bahsettiği Truva Savaşı kahramanları hakkında takdirkâr hislerini belirterek, onları methetti. Fatih’in tarihçisi Kritovulos sultanın Truva harabelerindeyken başını sallayarak, “Allah, beni bu şehrin ve halkının müttefiki olarak bu zamana kadar sakladı.

Biz bu şehrin düşmanlarına galip geldik ve onların vatanlarını aldık. Burayı Yunanlar, Makedonyalılar, Teselyalılar ve Moralılar almışlardı. Bunların biz Asyalılar’a karşı defalarca yaptıkları kötü davranışların intikamını, aradan birçok devirler ve yıllar geçmesine rağmen onların torunlarından aldık” dediğini yazar.

Truva Savaşı’nda Batı’dan gelip saldıran Akalılar vardı; Çanakkale’de yine batıdan ve denizden gelen İngiliz ve Fransızlar var. Truva’da Aka kuvvetlerinin komutanı Agamemnon vardı; Çanakkale’de Akdeniz Kuvvetleri Komutanı İngiliz General Hamilton var. Truva’da Aka ordusunun komutanı Agamemnon’du; Çanakkale’de İngiliz donanmasının savaş gemilerinden birinin adı yine Agamemnon. Atatürk İlyada Destanı’nı okumuştu. Truva’dan 3 bin yıl sonra, 1915’te Çanakkale’ye saldıran İtilaf kuvvetlerini Mustafa Kemal durdurdu. Büyük Taarruz’da Yunan ordusunu Dumlupınar’da mağlup eden Mustafa Kemal Paşa, “Truva’nın öcünü aldık” demişti.

İşte bu yüzden ÇANAKKALE ilimiz bizim vakıf olmadığımız bir gizemi barındırıyor.”  ifadelerini kullandı.

”TÜRBÜLANSA HAZIR OLALIM”

”Şeytan bugünlerde fazla mesai yapıyor. Boş durmayacak. Şeytanın işbirlikçileri de.

İzmir, Manisa valileri, belediye başkanları, Antep, Hatay, Urfa, Maraş, Kilis, Osmaniye, Halep vali ve belediye başkanları Armegedon sürecine hazırlar mı? Ve tabii İran, Irak, Suriye melikleri.

Çanakkale valisi hazır mı ?

1.Dünya savaşı henüz bitmedi. Sadece savaşanlar nefes aldı. Sadece bu değil , savaş yeni yeni paylaşımları beraber getirdi.

Belki tarihler boyu süren savaşların tek bir dayanağı var. Bunu muhakkak bir gün insanlık öğrenecek.

Birinci dünya savaşına sebeb olanlar ,sebeb oldukları savaşın sonucunu göremediler. Savaş sona erdiğinde ne Çarlık Rusya’sı vardı ve ne de Osmanlı İmparatorluğu.

ÇANAKKALE GEÇİLDİ aslında sonuçları açısından.

Fakat 1.Dünya savaşının en büyük savaşı KUŞKUSUZ ÇANAKKALE SAVAŞI idi.

1.Dünya savaşının 100. Yılında ve Da Vinci’nin ölümünün 500. Yılında Da Vinci kapağı ile çıkan The Economist; Da Vinci’nin Maria Magdelena ile ilgili “Kilisenin derin büyük sırrı” ile ilgili bir gönderme de var.

Elbette Hristiyan ve Yahudi teolojisine dayalı kehanetler içeren bu imajların esoterizmi yanında, bu kehanetlere dayalı olarak “durumdan vazife çıkatmak” isteyen derin yapıları olduğunu unutmamak gerek.

Ve 2019 yılından beri yaşadıklarımıza bir bakın .

Ülkemizde, bölgemizde ve dünyada uzun sürecek bir türbülansa hazır olalım..

Kim bu Mahşerin Dördüncü Atlısı? Aslında o, diğer üç atlıyla birlikte dünyayı şekillendiren biçimlendirenlerden biri. Bu dört atlı İncil’deki Vahiy’in 6. Bölümünde zikrediliyor: Birinci atlı, beyaz bir atın üzerinde oturur başında bir taç vardır. Bu taç, Tanrının dünyasını ve umudu temsil eder. İkinci atlı, kan kırmızısı bir küheylana binen ve elinde kılıç taşıyan Savaştır. Üçüncü atlı, siyah bir atın üzerinde, refah ile kıtlığı ölçmek üzere bir terazi taşır.

Bunlardan dördüncüsü, soluk ve kansız bir ata biner ve açlıkla hastalıkla öldürme gücüne sahiptir. Savaşların sonucunun bazen salgınlar tarafından belirlenir.

Mahşerin Dört Atlısı Tanrı’nın dört büyük meleği gibi kutsal bir görev için yaratılmış dört ayrı varlıktır. Hepsinin birbirinden farklı görünümleri ve görevleri vardır. Bu atlıların isimleri değişse bile çoğu mitolojide görevleri aynıdır. Kıyamet denilen durumu getirmek!” dedi.

Ergül konuşmasına şu şekilde devam etti;

Birinci Atlı – Vahiy 6:1-2

“Sonra baktım, Kuzu yedi mühürden birini açtığında dört canlıdan birinin gök gürültüsü gibi bir sesle “Gel!” dediğini duydum. Baktım ki, beyaz bir at ve binicisinin elinde bir yay. Ona bir taç verildi ve zaferden zafere koşarak, son zaferine doğru ilerledi.”

İkinci Atlı – Vahiy 6:3-4

“Kuzu ikinci mührü açtığında, ikinci canlının “Gel!” dediğini duydum. Derken, bir diğeri, bir kızıl at çıktı. Binicisine, yeryüzündekiler birbirini boğazlasın diye dünyadan barışı kaldırma yetkisi ve büyük bir kılıç verildi.”

Üçüncü Atlı – Vahiy 6:5-6

“Kuzu üçüncü mührü açtığında, üçüncü canlının “Gel!” dediğini duydum. Baktım ki, bir siyah at ve binicisinin elinde bir terazi. O anda sanki dört canlının arasından gelen bir ses duydum; şöyle diyordu: “‘Bir ölçek (yaklaşık 700 gr.) buğday bir dinara ve üç ölçek arpa bir dinara. Zeytinyağı ve şarabı ziyan etmeyin.’”

Dördüncü Atlı – Vahiy 6:7-8

“Kuzu dördüncü mührü açtığında, dördüncü canlının sesini duydum. “Gel!” diyordu. Baktım, soluk renkli bir at, binicisinin adı da Ölüm. Hemen arkasından ölüler diyarı geliyordu. Kılıçla, kıtlıkla, kırgınla ve yerin vahşi hayvanlarıyla öldürmeleri için onlara dünyanın dörtte biri üzerinde yetki verildi.”

Bu ayetlerle birlikte Hz. İsa’yı temsil eden “Kuzu” her yargı tomarının yeni bir mührünü açtıkça, Tanrı’nın yeryüzünü yargılamak için belirlediği sürecin bir sonraki aşamasına geçiliyor. İncil’e göre Dört Atlı birlikte değil de, dört ayrı sırayla göründüğü zaman bu kıyametin belirtisidir.

Dört Atlı farklı renklere sahiptir. İçlerinden birisi rengi beyaz olan bir ata binmektedir. Beyaz Atlı, krallığı ve kutsanmışlığı sembolize etmektedir. Bundan dolayı bazı din adamları bu atlı’nın Hz. İsa olduğunu düşünmüştür. Nitekim birçok kral fetih ettiği yerlere beyaz atları ile girerlerdi.

İkinci atlının rengi kırmızıdır. Bu atlı; kıtlık, açlık, yoksulluk ve salgın hastalık gibi kötü olan ne varsa getirecektir. Anlatılara göre, Kırmızı Atlı’nın gelişi ile tüm dünya kaosa sürüklenmektedir. Elindeki kılıcıyla hiç durmadan her yeri kana bulayacaktır. Bundan dolayı Mesih karşıtı olduğu düşünülmekte ve İslamiyet anlatısına göre de “Deccal” olduğu düşünülmektedir. Hristiyanlığa göre, dünyaya gelip insanları doğruluktan saptıracak olan ve dünyanın sonunu getirecek sahte bir peygamber vardır. Bu peygamberin çıkışı ile savaşlar başlayacak ve bu sahte peygamber dinini savaşlar aracılığı ile yayacaktır.

Atatürk'ün Katilleri - Hüseyin Hakkı Kahveci

Üçüncü atlının rengi siyahtır. Bu atlı’nın elinde terazi bulunmaktadır. Terazi burada ticareti sembolize ettiği düşünülmektedir. Terazisiyle kişilerin günah ve sevaplarını tartarak kimin cennete kimin cehenneme gideceğini bilebilecektir. Siyah Atlı’nın döneminde ekonomi altüst olmuştur. İnsanlar zorbalıkla ticaret yapacak ve temel yaşam gereksinimi olan buğday dahi bulunamayacaktır. Siyah Atlı kısacası kıtlığı başlatacak, Kırmızı Atlı sayesinde de insanlar birbirini katletmeye başlayacaktır. Buradan da anlaşılıyor ki her Atlı’nın görevi birbirleriyle bağlantılıdır.

Dördüncü Atlı söylenceye göre atlı’lar içindeki en korkunç olanıdır. İncil’de; soluk renkli bir ata bindiği ve adının ölüm olduğu söylenmektedir. Ayrıca bu atlı’nın diğerleri gibi yalnız gelmeyeceği söylenmektedir. Arkasında ölüler diyarı vardır ve buradan gelen orduyla dünyanın çeyreğini yok etme iznine sahiptir. Dördüncü atlı, diğer üç atlının özeti ve toplamıdır. Çünkü bu atlı’nın gelişiyle kıyamet tamamlanmış olacaktır.

Sayın Valim belediye başkanım STRATEJİK İSTİHBARAT olarak Türk milletinin binlerce şehidini koynunda barındıran ÇANAKKALE ilimizde SİYAH AT önünde bu açıklamayı yapıyoruz.

Mahşerin 4 atlısından 3. Olanı ve Truva’yı temsilen Çanakkale meydanının ortasında duruyor.

Fatih Sultan Mehmet Han ve Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale ‘yi aldıklarında tekrar ettikleri bir söz vardır.

“Truva ‘nın intikamını aldık. ” bu söz 23 harf içerir ve DNA 》 AND anlamında kromozom sarmalına işaret eder.

Peki gelelim bugün meydana konulan Siyah at ve sembolizm anlamına..

“Troy” filminde kullanılan Truva Atı, Çanakkale’ye getirildi.”

Tarih 11.08.2004 》 11+8= 19’a mesaj…

Truva filmi dünya hasılat rekorları ve reklamlarında maalesef ait olduğu topraklarda değil, Yunan topraklarında çekilerek bize zaten gereken mesaj verilmişti.

Truva filminde kullanılan TRUVA atı ,bugün Çanakkale meydanında duruyor .

Evet bu mesaj acıktır. Binlerce yıldır süren Truva savaşı hala devam ediyor .

Sembolizm bize şunu gösteriyor. Tekrar Çanakkale ye geleceğiz diyorlar.

Peki vakti nedir ? Konuşmamın başında 2019 EKONOMİST kapağı ile başlayarak bu zamanın içerisinde olduğumuzu açıkladım.

Mahşerin Dört Atlısı

Üçüncü Atlı

Siyah atlı. Kıtlıklar

Kıtlıkları temsil eder. Hem 1. Dünya Savaşı, hem de 2. Dünya Savaşı can kayıplarının yanı sıra açlığa da neden olmuştur. Savaş nedeniyle arazilerin mayınlanması ya da kullanılamaması, insanların köylerinden uzaklaşmaları, insan gücünün tarım yerine savaşta kullanılması gibi çeşitli etkenler kıtlığa ve açlığa neden olmuştur. Bundan başka doğaya zarar verilmesi, insan nüfusunun artması, ekonomik yetersizlikler ve eşitsizlikler de kıtlığa ve açlığa yol açmıştır. Geçmişte kullanılan 1 dinar, bir Roma askerinin bir günlük ücretiydi. Üçüncü atlının atını koşturduğu dönemde, bir ölçek buğdayın bir dinara, üç ölçek arpanın da bir dinara alınabilecek olması, bu dönemde yalnızca gıda yetersizliğinin değil, aynı zamanda kişilerin alım gücünün de bu gıdaları almakta yetersiz kalacağını göstermektedir. Öte yandan zeytinyağı ve şarap gibi ürünlerde bir ziyan olmayacağı da belirtilir. Eski devirlerde bu gıdalar pahalı gıdalar arasındaydılar. Bu durum, bir yanda satın alma gücü zayıf olduğu için buğday ve arpa gibi sıradan ürünleri bile zorlukla elde edebilen yoksul insanların olacağını, diğer yandan da satın alma gücü yüksek zengin insanların daha pahalı ürünleri tüketebileceklerini gösterir. Bu örnekler, açlığa ve kıtlığa neden olan etkenlerin yalnızca gıda yetersizliğinden kaynaklanmayacağını, gelir dağılımındaki adaletsizliğin de bunda önemli bir rol oynayacağını göstermektedir.”

Şu anda dünya üzerinde yeni başlamış ve 3. DÜNYA savaşı olarak nitelendirilen savaşlar başlamıştır.

Dünya kıtlık ve yetersiz gıda ,ya da aşırı artan gıda fiyatları karşısında toplu ölümler ve büyük bir kriz ile karşı karşıya.

Bizzat bizler bu sürecin içerisinde bunu yaşıyoruz.

SALGIN , KITLIK , EKONOMİK BOZULMANIN devamı dünyayı sarsan büyük savaşlarla devam etmiş ve milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanmıştır.

TRUVA filminde kullanıldığı gerekçesiyle ÇANAKKALE ilimizin ortasına dikilmiş bu AT SEMBÖLÜ , Mahşerin 4 atlısından 3. Atı temsil etmektedir. Bazı şeyleri sanat olarak bakarken arka planını doğru incelememiz gerekmektedir. ÇANAKKALE TEKRAR aynı savaşı yaşamaması için , bazı olayların BATI eliyle tekrarını engelleyebilmemiz için NEGATİF FREKANS yaydığını düşündüğümüz bu AT SEMBÖLİZMİNİN buradan ÇANAKKALE ilimizden kaldırılmasını halkımız adına talep ediyoruz.

NEDENİMİZ , geçmişte yaşanan tarihi vesikalarda saklıdır. Ulu Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk “ Tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkümdür.”

Truva atı, Odysseus’un Truva surlarını aşmak ve şehre gizlice girmek için yaptırdığı tahtadan attır. Savaş yaklaşık 10 yıldır sürmektedir.

Tahta at Tanrıça Athena’ya kutsal bir sunak olarak yapılmıştır. Büyük olmasının sebebi Troyalıların onu dar şehir kapılarından şehrin içine almalarını engellemek içindir. Akhaların beklentisi Troyalıların bu atı yakıp yıkmalarıdır. Böylece Tanrıça Athena’nın öfkesini Troya üzerine çekmiş olacaklardır. Ama Troyalılar atı şehrin içine alıp onu korurlarsa Athena’nın lütfu Troyalılara yönelecektir.

Akhalı askerin sözlerine inanan ve barışmak isteyen Truvalılar bu sözlere inanırlar ve tahta atı içeri alırlar. Gece barış kutlamalarıyla eğlenen ve alkolün etkisiyle sızan Truvalılar, atın içindeki Akhalı Savaşçılar tarafından avlanır. Bu sırada Truva’nın surlarına yaklaşmış olan Akhalı Ordusunun da takviyesiyle Truva Şehri tamamen yıkılır. Truva’nın baştan sona yakıldığı bu katliam sonrasında Menelous Helen’i alarak Yunanistan’a yelken açar.

Olayı gözümüzün önüne getirerek bir film setinde kullanılan AT MAKETİ ÇANAKKALE ilimize boşuna hediye edilmiş olamaz. Nedeni ise tarihi vesikada açıklandığı gibidir.

Çanakkale yeniden DÖNENCE ile tekrar tarihi bir kapışma yaşayabilir, yine destanlar yazabiliriz. Fakat, bugün TRUVA FİLMİNİ , toprağında çekmekten kaçınan BATI FİLM ENDÜSTRİSİ TRUVA `NIN düşmanı olan Yunanlıların toprağında filmi çekip , sette kullandıkları AT MAKETİNİ ÇANAKKALE ilimize , Türk halkına ve tarihte yaşanmış TRUVA savaşının hatırına hediye etmedi.

Şu anda Mahşerin dört atlısını , YAPAY KIYAMET SAATİ olarak düşünelim . Üçüncü çeyrekte çok şeyi durdurabiliriz. Sadece bu durumu LEHİMİZE çevirelim.

Yöneticilerimizin bu hususta DUYARLI olması gerekir. Dünya siyaseti , semböller ve bağnaz tılsımlar üzerinden yönetiliyor. BİZ VALİLİĞİMİZ VE BELEDİYEMİZİN ÇANAKKALE İÇİN KENDİ TRUVA atını yapabilecek kudrete sahip olduğunu düşünüyoruz.

1.Dünya Svaşı henüz bitmemiştir. 3. Dünya savaşı ile devam etmektedir.

Ulu Bağbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk`ün Türk`leri adına …” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Kaynak: https://www.atabeyturkocaklari.com/haber/mahserin-4-atlisi-ve-canakkale-basin-aciklamasi.html

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

    BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR