SON DAKİKA

ANKARA BAROSU: YARGIÇ CÜBBESİNE ZORLA DÜĞME DİKİLEREK GİRİŞİLMİŞ BU DARBENİN TAM DA KARŞISINDAYIZ!

Ankara Barosu, YSK’nin İstanbul seçimlerinin iptal edilmesi kararını Sıhhiye Adliyesi’nde kitlesel bir şekilde protesto etti. Sağkan, YSK’nin kararının bir darbe olduğunun altını çizerek “Yargıç cübbesine düğme dikilerek girişilmiş bu darbenin tam da karşısındayız” dedi

Bu haber 07 Mayıs 2019 - 15:59 'de eklendi. 123

YSK dün AKP’nin olağanüstü itirazını değerlendirdi ve İstanbul seçimlerinin iptal edilmesine karar verdi. Kararın ardından İstanbul’un bazı bölgelerin halk tencere tavalarla kararı protesto etti, sokağa çıkarak yürüyüş yaptı. Ankara’da da baro, Sıhhiye Adliyesi önünde basın açıklaması yaparak kararı protesto etti. Kitlesel geçen protestoda baro adına açıklamayı Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan okudu.

Basın Açıklamasının tam metni:

6 Mayıs 2019 tarihinde Yüksek Seçim Kurulu tarafından hukuk kılıfına sokularak yapılan darbe, tüm kamuoyunun bilgisi dahilindedir.

Sandık kurulu teşkiline ilişkin itirazlar 298 sayılı kanunun 130. Maddesine göre olağanüstü itiraza konu olamaz. Seçim takviminde 2 Mart itibariyle kesinleşmiş bir seçim işlemidir. Ancak ve ancak tam kanunsuzluk itirazı değerlendirilebilirdi ki tam kanunsuzluk itirazı süreye tabi olmadığından, daha önce yapılan Anayasa ve referandumun da bu itirazla karşılaşması ve iptali gündeme geleceği için açıkça yasaya aykırı hüküm tesis edilmiştir.

AYNI KURULLARLA, AYNI YÖNTEMLERLE YAPILAN SEÇİMLERDE ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇTİ ANLAYIŞI İÇİNDE REFERANDUM DÜZENLEYENLER, CUMHURBAŞKANI SEÇİLENLER, KARARIN ALINDIĞI GÜNDEN BİR GÜN ÖNCE YÜKSEK SEÇİM KURULUNA MİLLETİN GÖZÜ ÖNÜNDE TALİMAT VERMİŞ, İSTANBUL SEÇİMLERİNİN MUTLAKA YENİLENMESİ GEREKTİĞİNİ BİLDİRMİŞTİ.

16 Nisan Referandumun da, 24 Haziran CB seçimlerinde bakılmayan sandık kurullarının oluşumuna dayanılarak milyonlarca seçmenin iradesinin hiçe sayılması ve seçimin iptali kararı; akla, mantığa ve vicdana sığmadığı gibi hukuken tartışılacak da hiçbir tarafı bulunmamaktadır. Açıkça “dün dündür bugün bugündür” zihniyetini bu sefer ülkemiz için çok ağır sonuçları hiç ama hiç umursamadan ortaya koymaktan başka bir anlam taşımamaktadır.

Dün gece itibariyle yapılan bu gösteri, halk iradesinin gasp edilmesi suretiyle teşebbüs aşamasında kalmayan bir darbedir ve de tarihe böyle geçecektir. Görev süreleri, kendilerine verilen emir telakki edilmeden uzun zaman önce Anayasa’ya aykırı olarak uzatılmış olan bu atanmışlar, 70 milyona borçlu oldukları kamusal hizmetlerini yapmak yerine hukuken mesnetsiz, kanunen çürük, vicdanen hadsiz kararlarıyla adlarını ülke tarihinin karanlık sayfalarına elleriyle işlemişlerdir. Çünkü Yüksek Seçim Kurulu’nun 6 Mayıs 2019 tarihli kararı, halk iradesinin gaspıdır ve her halk iradesinin gaspı lanetlenmesi gereken bir darbedir. Dün yaşanan hukuk garabeti hepimize göstermiştir ki; üzerinden 24 saat geçmemiş bu darbe, tanklarla ya da silahlarla değil cübbesi üniformalaşmış, vicdanı bireysel ikbale indirgenmiş atanmışlar tarafından 70 milyon yurttaşın, 16 milyon seçmenin gözlerinin içine baka baka çirkin bir cüretkarlıkla yapılmıştır.

Şimdiye kadar yapılan tüm açıklamalar, verilen ve de verilecek hukuk sınırları içerisindeki eylemsel tepkiler ve her türlü karşı duruş; bugünden itibaren bir ideolojinin ya da siyasi fikrin yansıması değil hakkını yedirmemenin, var olmanın, birey olmanın, edilgenliği reddetmenin ve en önemlisi geleceğimizle laik Cumhuriyetimize sahip çıkmanın mücadelesi olacaktır.

Halk iradesinin bu silahsız gaspı, halk iradesinden duyulan korkunun beyhude çabalarıdır ve günü geldiğinde, failleriyle birlikte silinmeye mahkumdur. Bu kararda imzası olanlar, o kararda imzası olanların görev süresini Anayasa’ya aykırı olarak uzatanlar, seçmenin iradesini çalarken ya da çalınmasını desteklerken bir saniye dahi elleri titrememiş olan herkes şunu bilmelidir ki; tarih şimdiye kadar Şair Nazım Hikmet’in dizesinin doğruluğunu göstermekten bir kere dahi imtina etmemiştir: “Hiçbir korkuya benzemez halkını satanın korkusu.”

Şimdi biz; öfkesine doygun umudumuzla her türlü yılgınlık emaresinden uzak ve yapılan gösteriyle hepimize verilmeye çalışılan gözdağından azade bir şekilde her türlü edilgenleştirme çabanızı reddediyoruz.

Biz; kul değil birey olmanın, seçme ve seçilme özgürlüğümüzün, insan haklarımızın ve bu haklarımızı hiç kimseye yedirmemenin hikmetini Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün fedakar bir milletle birlikte yoktan var ettiği Cumhuriyet sayesinde yaklaşık 100 senedir iliklerimize kadar hissediyoruz. Kimseye yedirmeye de niyetimiz yoktur.

Bu sebeple, hukuk kılıfına sokarak yapılan bu alçak darbeye boyun eğmemek; hepimiz için geçmişe, bugüne ve geleceğe duyduğumuz borcun Cumhuriyetimize  olan minnetimize karışık mücadelesi olacaktır.

HUKUKA BAĞLILIK, YURTTAŞ ONURU VE MÜDAFAA-İ HUKUK İÇİN MÜCADELE YEMİNİ ETMİŞ ANKARA BAROSU AVUKATLARI OLARAK

YARGI BAĞIMSIZLIĞI ÇİĞNENEREK, YARGIÇ CÜBBESİNE ZORLA DÜĞME DİKİLEREK GİRİŞİLMİŞ BU DARBENİN TAM DA KARŞISINDAYIZ!

Tüm kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın