SON DAKİKA

Anadolu’nun bize fısıldadıkları

KONUK YAZAR – GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ CHP İstanbul Milletvekili PM üyesi Erkeğin şerefi, kadının iffeti üzerinden yeni bir

Bu haber 25 Kasım 2017 - 10:09 'de eklendi.

KONUK YAZAR – GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ
CHP İstanbul Milletvekili PM üyesi

Erkeğin şerefi, kadının iffeti üzerinden yeni bir toplumsal ahlak inşa ediliyor. Namusun tahakkümü dediğimiz bu düzende; sadece kamusal alan değil, özel alan da; “Ar, namus, onur” üçgeninde yeniden tanımlanıyor. Ataerkil sistemin çarkları, bizlere nasıl davranmamız gerektiğini, hangi alanlarda çalışabileceğimizi, hangi haklara ve hangi güce, ne derece sahip olabileceğimizi “dayatıyor.”

Böylece yeniden üretilen toplumsal cinsiyet rolleri her geçen gün kadın cinayetlerinin artmasına, kadının istihdam dışına itilmesine, eğitim olanaklarından mahrum bırakılmasına ve çocuk gelinlere neden oluyor.

Oysa erkeği yücelten, kadını ötekileştiren bu eril tahakkümün aksine, bu topraklarda yaşayan kadınların hala umudu var!
Çünkü kadim Anadolu kültürünün temelinde saf bir eşitlik var. Kadının cinsiyetine göre sınıflandırılmadığı, ötekileştirilmediği ve erkekle eşitlendiği çağların güçlü izlerini görüyoruz.

“Ana” dilinden yazılan Anadolu tarihi bizlere kadının; dile, dine, renge, kökene, cinsiyete bakmadan, “hükmetmeyi” değil, “paylaşmayı” öğrettiğini, hayatın ve bereketin simgesi olduğunu anlatıyor.

Evet, göklerin ve denizlerin, doğanın ve yaşamın türküsü daima kadınlarla birlikte söylenmiş. Tarih öncesi çağlarda, yolunu kaybeden kavimlere ana tanrıça “Kibele” rehberlik etmiş.

Sevgi sözcüğünü tabletlere geçiren Hitit Kraliçesi Puduhepa, ticaretle uğraşan Kültepe’li Asur kadınları, kent yöneten Perge’nin kızı Plancia, Perslere kafa tutan Tomris Hatun kadınlara vurulan prangaları birer birer kırmış.

“Devlet” ile özdeşleşen Altun Can Hatun; Raziye Sultan; Terken Hatun kadının gücünü tarihe yazmışlar.

Unutmamak lazım; Moğol istilasına karşı kadın direnişini simgeleyen Bacıyan-ı Rum’un önderi Fatma Bacı; İstanbul halkını işgale karşı örgütleyen Halide Edip; 9 yaşında cepheyle tanışan Nezahat Hanım, kazağını ıslanmasın diye top mermilerinin, bedenini de “ölmesin” diye yavrusunun üzerine örten Şerife Bacı, Erzurumlu Kara Fatma; Kastamonulu Halime Çavuş; Gördesli Makbule Hanım; İmamköylü Emir Ayşe ve nice isimsiz kahramanla birlikte kadın hem üreten, hem de koruyan olmuş.

Yani bu topraklarda kadın ve erkek aynı umutla yoğrulmuş, aynı acıda filizlenmiş, aynı mücadelede solmuş. Ötekileştiren erkeklere rağmen, eşitleyen erkekler de olmuş.

Bakın, Ortaçağ karanlığında “kadınlarınızı okutunuz” diyen Hacı Bektaş aydınlatmış Anadolu’yu. “Kadıncık Ana eşiniz mi?” diye soranlara “Hayır eşim değil ama eşitimdir” derken, milat olmuş.

Bakın Namık Kemal’e… Kadını “saçı uzun, aklı kısa” görüp, yok sayanlara, “Devletin kurtuluş çaresi kızlarımızın eğitimindedir” derken, aydınlanma bayrağını açmış.

Bakın Mustafa Kemal Atatürk’e… Bu topraklarda kadınların yüzlerce yıldır süren esaretini, Cumhuriyetle birlikte, “Toplumlar, erkek ve kadından meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!” diyerek yırtıp atmış.

Bir gün okula gidemeden, tek bir kitap okuyamadan, dünyayı biçimlendiren Âşık Veysel’i unutmak olur mu? O Veysel ki, kendisini terk edeceğini anladığı eşine sahip olduğu her şeyi bırakmış, bir de not eklemiş; “Al bu para ananın ak sütü gibi helal olsun, gittiğin yerde kendini ezdirme.”

Gelin kulak verelim bozkırın büyük ustası Neşet Ertaş’a; “Kadın İnsandır, Biz İnsanoğlu…” dememiş miydi? Yar olarak varoluşun, yani “yar olmakla” var olmanın sırrını; “benim iki büyük nimetim var; biri anam, biri yârim” diyerek anlatmamış mıydı?
Egemen sınıfın erkek kâtipleri unutmasınlar; Osmanlı’dan günümüze kadının hakkını arayan; Aziz Haydar, İsmet Hakkı Hanım, Naciye Hanım, Fatma Nesibe Hanım, Fatma Aliye Hanım olduğu sürece tarih yine tekerrür edecek; tahakküm düzeni yıkılacak.
Bu coğrafya yan yana yürüyen, mücadele eden, direnen kadınları yazmaya devam edecek!

O halde, 25 Kasım bundan sonra bir milat olsun! Kadim Anadolu geleneğini yok sayarak kadınları hurafelerle hapsetmeye, batılla yola getirmeye çalışanlara, bu toprakların binlerce yıldır, “Kadın, insandır” dediğini bir kez daha haykıralım!
Çünkü biz Anadolu kadınları bu topraklara kardeşliği, barışı ve eşitliği getirene kadar mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz!..

Parlamentohaber.com | Korku yok!

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!