SON DAKİKA

9 YARALI!

GÜNDEMYEREL HABERLER

24 Hazirana doğru Türkiyelileşmek mi, ulus devlet mi?

Bu haber 17 Haziran 2018 - 20:31 'de eklendi ve 63 kez görüntülendi.

”Ne kadar  tehlikeli bir söylem”’

Türkiyelileşmek…
Türk Ulus devleti için ne kadar  tehlikeli bir söylem.

Düşünelim, bir kaç satır kafa yoralım mı, ne dersiniz?
Yormak ve bu konu üzerinde dikkatle durmak zorundayız.

Katliamlarını Asala’dan devralan PKK’nın düz ovada siyaset yapanları ve onun destekçilerinin dillerinden düşürmedigi  bir söylem.
Bir Büyük Ortadoğu Projesi ideali.

Büyük Ortadoğu Projesi deyince akla AKP Genel Başkanının kendisine bu görevin verildiğini kendi ağzıyla söylediği görüntüler geliyor aklıma.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yirmi iki ülkenin sınırları değişecekti ya? Bu değişimin yol ve rotasıdır Büyük Ortadoğu Projesi.

Libya, Mısır, Suriye, Türkiye ve İran’da yaşananlara bakınca, Suriye’den sonra sıranın kime geleceğini de anlamak  zor değil hani.

”Dizayn”

Ama önce içeriden bir dizayn edelim öyle değil mi?
Kullanacak iki önemli argüman ve iki fırsatını kollayan anlayış. Dinci ve etnik bölücülük.
Demokratlık ve demokrasi kisvesi  altında, aynı hedefe ve ortak ideale bir yürüyüş. Son durak bölünmüş bir fedaratif Türkiye.

Ne tuhaftır ki, buzdolabında günyüzüne çıkmayı bekleyen bir açılım süreci, Oslo pazarlıkları, inkar edilen Dolmabahçe mutabakatları aynı senaryonun paragrafları yani aynı hikaye.

Ergenekon, Balyoz ve türevi davalar da bu senaryoda mıntıkayı temizleme.

15 Temmuzdan 20 Temmuz KHK devletine oradan da 16 Nisan ve YSK’nın kanun tanımaz yetmez ama evetine.

Tek devlet, tek millet yalanı ve tek bayrak yalanından, tek adam rejimine, 90 yıl öncesi saray ve saltanat rejimine, yani eskiye dönmüş yeni bir Türkiye.

”Sandık başına”

Bilindiği üzere, 24 Haziran’da tek adam rejimini oylayacagız. 16 Nisandaki ” egemenliğini, yurttaş hakkını tek adama ver” kanunsuzluğu son virajını dönecek. İstesek de, istemesek de sandık başına geçecek ve tercihlerimizi hayata geçireceğiz.

Cumhuriyet yurttaşlığından, saray ve saltanata kul olma tercihine.
Milletin egemenliğinden  tek adam yönetimine.
Meclis hakimiyetinden tek adam idaresine.
Anayasa da, milletin meclisi de, yargısı, askeri, parası pulu da bir kişinin ellerine.

Türkiye’lileşmek diye başlamıştık söze ve eklemiştik de , bu  söylem ulusçu bir devlet anlayışı için en büyük tehlikedir diye. Siyasetin söylemlerini gözden geçirebilene, üstü örtülü bu kavramların şifrelerini çözmek zor olmasa gerek elbette.

Kimin eli kimin cebinde, kim kimin yoldaşı, kim kiminle el altından sohbette, kimler zokaya geliyor da, ayağına kurşun sıkıyor her şey gözler önünde.

Dün Oslo pazarlıklarındaydı AKP.
Bugün CHP yönetiminin eli kolu HDP’de.
Bugün HDP, AKP için terör faaliyetine örtülü destekte. Hatta senaryo gereği sazcı cici çocuk bay Selahattin, Cumhurbaşkanına hakaretten içeride.
Bugünlerin en kötü jönü elbette.
CHP ve HALKTV ağıtlarına ağıt katıyor her cümlesinde.

PKK ile özdeşleşmiş bir yapının demokrasi, barış söylemi oluncada dilin de, birilerinin can simidi atması (CHP), birinin de o can simidinden kendine pay kapması(AKP), vay mı vay  dedirtiyor biz ulusalcı kitleye.

”Bir oy kime?”

Bir oy Demirtaş’a, bir oy HDP’ye mi?
Bana göre, bir oy Demirtaş’a, bir oy da PKK ideallerine.
Daha da açalım mı konuyu isterseniz sevgili okuyucu?
Bir oy AKP’ye bir oy bölünmüş Federatif Türkiye’ye.

HDP’lileşmiş bir CHP söylemi, AKP’nin hizmetinde.
Yahu kim kimdir, ne oluyor böyle?

24 Hazirana doğru, Türkiyelileşmek mi, ulus devlet mi, kimin eli kimin cebinde?

Atatürk ile kalın.
Selam ile…
Cem Ayaz 

Parlamento Haber/Korku yok!

Cem Ayaz
Cem Ayazcemayaz@parlamentohaber.com

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Get it on Google Play