SON DAKİKA

15 JES İHALESİ: BOZCAADA VE GÖKÇEADA TEHLİKEDE!

Atıkları ve saldığı gazlar nedeniyle bulunduğu bölgelerde tarıma ve bitki örtüsüne zarar veren, havayı kirleten Jeotermal Enerji Santrali (JES) için Gökçeada ve Bozcaada’ya göz dikildi. Bozulmamış doğasıyla turistlerin gözdesi olan Gökçeada ve Bozcaada’da jeotermal enerji aranması için ihale kararı verildi.

Bu haber 16 Şubat 2019 - 19:26 'de eklendi.

Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından ‘15 adet jeotermal enerji arama sahası ile 2 adet kaynak işletme alanının ihaleye çıkartılacağı’ belirtildi. Bu alanlar içerisinde, daha önce JES’e karşı mücadele veren Ayvacık Gülpınar’la birlikte Bozcaada ve Gökçeada gibi önemli turizm bölgeleri de yer alıyor. Farklı bölgelerle birlikte toplam alan 28 bin 453 hektar. Cittaslow unvanını olan Gökçeada ile Bozcaada’nın da ihale içinde olması tedirginlik yaratıyor.

‘BU İHALE TAM ANLAMIYLA BÜYÜK BİR TALAN DEMEK’

Gürpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği’nden Gönül Işık, Gürpınar’da 5 köyün ortasına yapılmak istenilen JES’e karşı mücadele etmeye başladıklarını söyledi. Kapı kapı dolaşarak halkı JES’lerin zararlarına karşı bilgilendirdiklerini kaydeden Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Buralar bizim nefes aldığımız yerler. Bu ihale tam anlamıyla büyük bir talan demektir. Çanakkale’ye büyük haksızlık. Biz başka bir JES şirketine karşı mücadele ettik. ‘Konu şuan hala temyizde’ derken başımıza bir de bu geldi.”

‘SUYUMUZU DA HAVAMIZI DA KİRLETTİRMEYECEĞİZ’

27 Şubat’ta Çanakkale genelindeki tüm çevre derneklerinin söz konusu ihaleye karşı ortak bir basın açıklaması yapmaya hazırlandıkları bilgisini veren Işık, Gürpınar’ın kuzeyinde bulunan Tuzla’daki JES’ler nedeniyle zaten zor durumda olduklarını, oradaki JES’lerin bile Gürpınar’daki ağaçları kuruttuğunu söyledi. Işık, sözlerini “Biz zeytincilikle geçiniyoruz. Suyumuzu da havamızı da kirlettirmeyeceğiz” diyerek noktaladı.

AKP’nin iktidarda olduğu süre boyunca inşaat projelerindeki en gözde şirketlerinden olan yandaş Cengiz Holding’in doğa harikası Cerattepe’deki maden faaliyetleri, bölgenin can suyu kaynağı olan Büyük Dere’den 10 yıl su çekecek.

Devlet Su İşleri (DSİ), Artvin’in doğa harikası Cerattepe Kafkasör Yaylası’nın kalbinde süren madencilik faaliyetleri için 4 mahallenin tarlalarını suladığı Büyük Dere’den (gavur deresi) 10 yıl süreyle firmanın su almasına izin verdi.

Artvin Taşlıca Köyü muhtarlığı 5 Aralık 2018’de Büyük Dere’nin madencilik faaliyetleri nedeniyle kirlendiğini belirterek Valiliğe başvuruda bulundu. Muhtarlık dilekçesinde, “Cengiz Holding’e ait Eti Bakır A.Ş. tarafından yürütülen madencilik faaliyetleri kapsamında ‘Büyük Dere’den su alma çalışmalarının başlatıldığı” hatırlatıldı. Köyleri için çok önemli olan suyun bölgedeki tarlaları sulamada kullanıldığının anlatıldığı dilekçede, firmanın Büyük Dere’ye kirli sularını bıraktığı, yurttaşların dereden su kullanamaz hale geldiği anlatıldı. Olumsuzlukların aktarıldığı dilekçede su alım çalışmalarının durdurulması ve sorunlara çözüm bulunması talep edildi. Ancak sorunlara çözüm beklenirken, Artvin Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nden muhtarlığa skandal niteliğinde bir cevap geldi.

DSİ: MADEN İÇİN KULLANILMASININ SAKINCASI YOK

Büyük Dere’den su alınmasıyla ilgili olarak Su İsale Hattı Projesi’nin (4 bin 250 metre) 23 Mayıs 2018’de ÇED kapsamı dışında değerlendirildiği belirtildi. DSİ Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı’nın 2 Mart 2018 tarihli ve 158864 sayılı yazısı ile de 1.32lts suyun 10 yıl süre ile madencilik faaliyetlerinde kullanılmasında sakınca bulunmadığı belirtildi.

NUMUNE ÖNCESİ FİRMAYA HABER VERİLDİ

Yazıdaki başka bir ayrıntı ise, skandalın ikinci perdesini oluşturdu. Yazıda dereden numune alınması gerektiğinin firmaya haber edildiği bilgisi de yer aldı.

Manisa 1.İdari Mahkemesi, Manisa Valiliği’nce verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

Salihli Çevre Derneği, iptal kararı üzerine basın açıklaması yaptı. Burada konuşan dernek başkanı Zülal Kiraz, alınan kararın kendilerini mutlu ettiğini belirterek, “Ancak bizim ulaşmak istediğimiz karar elbette ki bu değildir. Çabalarımız ve mücadelemiz devam edecektir. Verimli tarım alanları üzerine kurulmak istenen jeotermal santraller ile bölge halkının geleceği üzerine oynanan oyunlara izin vermeyeceğiz. Burada asıl sorumlu Çevre Bakanlığı’dır” dedi.

Avukat Seçil Ege Değerli ise, “Bundan sonra ÇED raporunun alınması için bir süreç başlayacak. Bu sürecin de takipçisi olacağız” diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasada yer alan ve baca gazı filtresi olmadan çalışan kömürlü termik santralların iki yıl daha havayı kirletmesine izin veren madde halkın mücadelesi sonucu metinden çıkarıldı.

Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre, TBMM Genel Kurulu’nda dün görüşülen ve yılda 1100 erken ölüme neden olabilecek 45. madde, TBMM’deki tüm siyasi partilerin verdiği ortak önerge ile geri çekildi. 2013 yılında kömürlü termik santralların özelleştirilmesinin ardından, bu santralların çevre yatırımlarını tamamlamaları için 2019 yılının sonuna kadar süre tanınmıştı. Bu süre içerisinde santraller, filtre ve baca gazı arıtma sistemleri gibi çevre yatırımlarını yapmadan altı yıl boyunca zehirli gazları doğrudan havaya saldı. 45. maddenin geri çekilmesiyle kirliliğin iki yıl daha devam etmesinin önüne geçildi. Bu sayede Çanakkale, Kahramanmaraş, Karabük, Kütahya, Manisa, Muğla, Sivas, Şırnak ve Zonguldak’ta bulunan en az 10 santral 2019 sonuna kadar tüm çevre yatırımlarını tamamlamak zorunda.

Türk Tabipleri Birliği’nden Doç. Dr. Gamze Varol, kararın hava kirliliği ile mücadelede önemli bir adım olduğunu belirtti. Varol, “Bu karar, kanser dahil birçok hastalığın ve erken ölümlerin önüne geçmek için atılan önemli bir adım. ‘Sağlık, iki yıl daha beklemez’ dedik, kazandık. Yetkililerin hava kirliliği konusundaki hassasiyetinin devam etmesini ve hava kirliliğine neden olan kaynakların en aza indirilmesini istiyoruz” diye konuştu.

Düzenlemeye karşı başlatılan kampanya kapsamında 60 binden fazla imza toplanmıştı.

Kömürlü termik santrallerin baca gazı arıtma tesisi, kül barajı gibi çevre yatırımlarına iki yıl daha erteleme getiren Maden Kanunu Teklifi’ndeki Madde 45 tüm siyasi partilerin ortak önergesi ile çıkarılarak komisyona geri çekildi.

60 BİNDEN FAZLA İNSAN İMZA VERMİŞTİ

Termik santrallerin bulunduğu illerdeki yerel grupların başlattığı kampanyada 60 binden fazla insan, yasa tasarısının geri çekilmesi için imza vermişti.

Temiz Hava Hakkı Platformu’nun ve yasa kapsamındaki santrallerin bulunduğu beş ilden yerel platformların siyasi parti grup başkan vekillerine yönelik başlattığı imza kampanyasında toplanan imzalar 12 Şubat’ta, Meclis’teki tüm siyasi parti grup başkanvekilleri ve bu santrallerin bulunduğu illerin vekilleri ile paylaşılmıştı.

ORTAK ÖNERGE İLE GERİ ÇEKİLDİ

Bugün Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen ve yılda 1100 erken ölüme neden olabilecek Madde 45 Meclis’teki tüm siyasi partilerin verdiği ortak önerge ile geri çekildi.

Artı Gerçek’in haberine göre, 2013 yılında kömürlü termik santrallerin özelleştirilmesinin ardından, bu santrallerin çevre yatırımlarını tamamlamaları için 2019 yılının sonuna kadar süre tanınmıştı. Bu süre içerisinde santraller, filtre ve baca gazı arıtma sistemleri gibi çevre yatırımlarını yapmadan altı yıl boyunca zehirli gazları doğrudan havaya saldı. Madde 45’in yasa teklifinden geri çekilmesi ile kirliliğin iki yıl daha devam etmesinin önüne geçildi. Bu sayede Çanakkale, Kahramanmaraş, Karabük, Kütahya, Manisa, Muğla, Sivas, Şırnak ve Zonguldak’ta bulunan en az 10 santral 2019 sonuna kadar tüm çevre yatırımlarını tamamlamak zorunda.

BODEP, Boğaziçi’deki yapılaşmayı, betonlaşmayı artıracak ve yasa dışı yapılaşmayı onaylayacak değişikliklere kuruluşundan bu yana karşı çıktıklarını belirttikleri açıklamada imar barışı ile Boğaziçi bölgesindeki tüm kaçak yapıların yasal hale getirildiğini aktardı.

‘KAMU YARARINA AYKIRI OLAN BU GİRİŞİME ORTAK OLMAYIN’

Açıklamada, “1983 yılında yürürlüğe giren 2960 sayılı Boğaziçi İmar Yasası’nın amacı, Boğaziçi’nin özgün dokusunda bulunan kültürel varlıkları, tarihi değerleri ve doğal güzellikleri kamu yararına korumak, bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamaktır. Bu bağlamda, 2015 yılında Boğaziçi Belediyeler Birliği’nin, Boğaziçi’ndeki imar planlarının değiştirilerek yeni yapılaşmaya olanak tanınması yönündeki girişimlerini BODEP olarak kınadık. Üsküdar, Beykoz, Beşiktaş, Sarıyer Belediye başkanlarına ve Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ne gönderdiğimiz yazılarda, kamu yararına aykırı olan bu girişime ortak olunmamasını istedik” denildi.

‘İMAR AFFI GENİŞLETİLDİ’

BODEP olarak iletilen istek ve beklentilere karşılık bugüne dek olumlu bir gelişmenin yaşanmadığı tam tersine, 18 Mayıs 2018’de yürürlüğe konulan imar affı uygulamasının genişletildiği vurgulanan açıklamada şöyle devam edildi:

“Boğaziçi İmar Yasası, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası ve İmar Yasası ile korunmakta olan Boğaziçi Bölgesi’ndeki tüm kaçak yapıların yasal hale dönüşmesi gündeme geldi. Bilindiği gibi, imar afları toplumsal adaleti ve barışı zedelemektedir. Planlama ve imar ile ilgili kurumlara yönelik güvenin azalmasına neden olmaktadır.”

‘BU KIYIMA KARŞI ÇIKIN’

Evrensel’de yer alan habere göre, BODEP olarak İstanbul Boğazı Bölgesi’nde ileride giderilmesi olanaksız bozulmalara yol açacak kararların benimsemenin mümkün olduğu ifade edilen açıklamada, “Olanaklarımız ölçüsünde kamuoyunu bilgilendirmeye çalışacağız. Dünyada bir eşi, benzeri bulunmayan, aslında bir Dünya Doğa ve Kültür Mirası olan Boğaziçi’ni korumak için elimizden geleni yapacağız. 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan seçimler öncesinde tüm belediye başkanı adaylarına çağrıda bulunuyor, bu kıyıma karşı çıkmalarını bekliyoruz” denildi.

İstanbul’un Kartal ilçesinde çöken, 21 kişinin hayatını kaybettiği binayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında 4 kişi ‘taksirle adam öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alındı. 2 kişi tutuklanmaları istemiyle hakimliğe sevk edildi.

Kartal’da 21 kişinin hayatını kaybettiğin Yeşilyurt Apartmanı’na ilişkin soruşturmada binanın projesini oluşturan Suzan Çayır, inşaatın teknik uygulama sorumlusu Uğur Mısırlıoğlu ve yapı ruhsat sürveyanı (İnşaatın sağlık kurallarına uygun olup olmadığını denetleyen inşaat teknikeri) Arzu Keleş Boran gözaltın alındı. Sorgusu yapılan 2 şüpheli hakimliğe sevk edildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Kartal Orhantepe Mahallesi Bankalar Caddesi Sema Sokak’ta bulunan Yeşilyurt Apartmanı’nın çökmesine ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Bürosu ekiplerince binanın projesini oluşturan Suzan Çayır, inşaatın teknik uygulama sorumlusu Uğur Mısırlıoğlu, inşaatın sağlık kurallarına uygun olup olmadığını denetleyen inşaat teknikeri Arzu Keleş Boran, proje ve inşaat mühendisi Osman Mısırlıoğlu gözaltına alındı.

Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolüne götürüldü. Burada işlemleri tamamlanan 4 şüpheli, Anadolu Adalet Sarayı’na getirildi. Adliyeye getirilen şüphelilerin ifadelerinin 2 cumhuriyet savcısı tarafından alınacağı öğrenildi.

2 ŞÜPHELİNİN TUTUKLANMASI İSTENDİ

Kartal’da Yeşilyurt Apartmanı’nın çökmesine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 4 kişiden 2’si tutuklanmaları istemiyle hakimliğe sevkedildi

ATAM TV YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!