SON DAKİKA

Yeni Dünyada Bilimsel İnanç ve Tarihi Hafıza -1

Bu haber 30 Eylül 2022 - 1:00 'de eklendi. Son Güncelleme30 Eylül 2022 - 01:23
Abone ol

Bugün size, Küreselcilerin bize sunduğu Bilim adı altında hizalanan, katman katman yalanların en basit akla ve Mantığa bile uymadığını tespit eden Milyonlarca insanın ortak kanaatini binlerce yıllın birikiminden oluşan bilinç ve hafızanın, tarihi ve güncel bilimsel araştırmaların yazılı ve görsel kaynakları ile örtüşmesini, görmezden gelinmesini anlatmaya çalışacağım.

Tarihten bugüne ulaşan belli başlı Yöntem ve yönlendirmeleri kullanıldığını biliyoruz. Kişileştirilmemiş Yüce Mutlak gücü sevme ve inanma yerini Kişisel Mutlak güçten korkma ve tapmaya varan duygu yüklü düşüncelere dönüştürülüp bağlanmış. İnsanların içinde bulunan, yaratıcının parçası tarafından his, sezgi ve düşünceler gibi, alt bilgi kaynakları ile bağlı olması gereken İnsanlık ya köreltilmiş yada bastırılmış olduğundan, vardığımız kanaatler yanlı, kararlarımız da hatalı oluyor. İnsanlığın amacı saptırılıyor. Gerçeğe ve Hakka dayanmayan bir toplum inşa edilmeye devam ediliyor. Yalancı Dünya, şapkadan tavşan çıkarması için artık eski zamanlarda olduğu gibi din ve kralın sihrini değil, ilimin bilimini teknoloji dönüştürüp kullanıyor. Görsel ve yazılı olarak şartlandırıp satılmış, korkak veya ahmak kişilere de propagandası yaptırılıyor. Genelde günlük idame işleri ile uğraşan insanların anlayamayacağı ve esasen de ispatı olmayan denklemler ve görseller ile gerçek Dünyanın düzenini yanlı tanıtıyorlar. Daha fazla zaman kazanmak için, yalan olanı Yapay Zeka, gıda, klon, güneş, tarım gibi eğitimde suni olan ile inşa ediliyor. İnsanda fiziken ve zihinsel hastalıklar yaratan işlemlerden sonra algısal bozukluk dahil, kendini bilen güvenen insanlarda bu arada yok oluyor, gençlerin de oraya varması imkansızlaştırıyor.

Ülkemizde ve dünyada maalesef bu yönlendirmelere açık ve büyük kısmı sorgulamadan, araştırmadan kabul eder halde yüz milyonlarca insan var. Özellikle son 60 yılda oluşturulan algı ile bizi bireysel şartlandırmaya dayalı eğitimin, gerçeklere nasıl ters düştüğünü, anlayamayanlar ordusu. Kafamızı kaldırıp ufkun ötesine bakmaya denediğimizde bile doğruları kavrayacağımız bir düzen. Sorgulayan ve ispat edenlere akılsız, geri kafalı v.s. gibi sıfatlandırmalar ile direkmen engel koyanlar halen çoğunlukta olan kişiler dışlanma korkusundan uzak kolay olan yolu seçiyorlar. Gerekirse konfor alanından olmamak için, evvelden Avrupa’da ki Din ve Kral adına yapıldığı gibi bugünde Bilim ve Teknoloji adına, bu biat etmeyen Akıl ve Özü taşıyan Kan’ın itibarlarını yıkmak için geri durmuyorlar. Sürü psikolojisi ile “inandıkları” sistemi destekleyenlerin, hem yurt içinde hem de yurt dışından gelen ithal küreselci fikir babalarının Medya ve maddi desteklerini de arkalarına alarak vicdansızca uyguluyorlar.

Bizim Türk Tarihinde de olduğu gibi eski Uygarlıkların ve Medeniyet seviyesinde olan Adam gibi insanların düzeninde, köken olarak da ortak etkimiz olan, sıfırdan yola çıkarak da gerçek kaynakların mevcuduna ulaşması mümkündü. Bugün olduğu gibi rahatça kavramasına engel konmamıştı. Her türlü sınır düşüncelerin ve “komplo teorisi” adı altında tüm dünya liderleri BM de bir araya gelip, tezgahlarını sorgulayan aklı ve gerçek öz ün enerjisini açığa çıkartan insanlara “savaş açmamız” lazım diyerekten baskı kuracak cüreti göstermemişti. Bunlar Allahtan korkmaz kuldan utanmaz deyimine uygun, pişkin, bilerek ve soğukkanlı bir sistemi yaratırken ,mecburen de yapacaklarını ayan beyan ifade edenlerdir. Taptıkları aynı özellikteki olan varlıklara hazırlıkların uşak ve köleleridirler. 

Sağlıklı bir koruyucu Gökkubenin altında olmamıza rağmen  yeni bir kubbemsi katman, araya perde gibi inşaası ile, Hakka dışardan olan bağımızı engelleyip, içeriden de bulunduğumuz bedende ve çevremizde zehirli biyolojik/kimyasal silahlara maaruz bırakıp daha zehirli kimyasallar ile önce aklımızı, kanımızı ve tüm bedenimizi sisleyip sonra yavaşça sadece bugünü ve yarınlarımızı değil, bizi oluşturan tarihimizi de teslim alıyorlar. Kendi Derdimize, miş gibi, düşürüp güya panzehir adında kimyasallar bizi hem bağımlı hem de doğru ve düzgün işleyemez hale getiriyorlar. Bugünlerde bu Mevcut güce sahip olup, diğer insanları kontrol amaçlı kullanmaya çalışan birkaç gurup var. Bunlar da şuan fiziki ve metafizki alanlarda, teknolojik silahlar maarifeti ile dünya ya ve üstünde yaşayan her canlı cansız değere acı verdiklerini bile bile çatışıyorlar. 

Atatürk'ün Katilleri - Hüseyin Hakkı Kahveci

Buna izin verenler, göz yumanlar, hatta savunmasını yapanlar çoğunluğu yine bundan en çok zarar görenlerdir. Sanki Stockholm Sendromuna yakalanmış ve  düşük frekans duygularla kapılıp zihinleri de kilitlenmiş, kasabın bıçağını yalyorlar. Kesin olan baştaki Narsist (Yalancı kontrolcü, bencil, soğuk kanlı, tezgahçı, sorumsuz ve acımasız genetiği ve/ya psikolojisi bozuk ama bunu çok iyi rol ile gizleyen) düzenin insanları bizi yönetme ve yönlendirmesine el açtırıp yalvartıp taptırılıyorlar. 

Yazının devamına kadar Esen kalın

İsa Atıcı

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İsa Atıcı[email protected]
İsa atıcı Memleketim Tunceli Nazimiye. Gurbetçi bir ailenin 1973 te Almanyada doğan bir Türk evladıyım. Tahsilimi Almanya'da tamamladım. Ülkeme 1999 yılında döndüm o zamandan bu yana da bir çok alanda tecrübe edindiklerimi ve araştırma sonuçlarını kendime has analiz ve görüşlerim ile Kadim Yüce Türk milletime sunmaktan onur duyacağım. Yazılarım ile içinde bulunduğumuz bu acılı ve gittikçe ağırlaşan çöküşe karşı katkı sağlamaya çalışacağım. Çanakkale Atabey 19 Gençlik Kültür Ocakları kurucu üyesi olup halen Ocaktaki görevime başkan yardımcısı olarak devam etmekteyim.

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

    BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR