SON DAKİKA

Türk Milletinin Ahlak ve Edebi Tehlikede – 3

Bu haber 23 Eylül 2022 - 0:05 'de eklendi.
Abone ol

  Bugün evvelki yazılarıma bir ek daha sunmak istiyorum.

Ezelden den beri özüyle yaşayanların azınlıkta olduğu bir Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de aynı zorluk içinde çırpınıyor. 

Türk Ahlakının gücü, toplum seviyesindeki en küçük parçanın da dahil olduğu , günlük yenilenen ve tatbik edilebilir Sosyal yapımızın gelişmesi ve  olgunlaşmasında yaşıyordu. Bu artık çok zorlaştı ve Hatta aşırı ve marjinal gibi gösterilmeye çalışarak düşman muamelesine maruz kalıyor. Türk olduğu ile övünmek şöyle dursun tanımlanması bile tepki yol açıyordu.

 Özümüzü temsiline ulaştıran, yollardan  uzaklaşıp ve yaratıcı gücün, tümün yararına kullanma hakkı ve esasına dayalı Töremizin olması gerektiği maddi ve Manevî bilincini karanlığa itip hiç olmamış gibi örttüler. 

Bunu için aslı entelektüel olan edep adap, yaşam kurallarımız, birlikte işlediğinde etkili olduğu gerçekliği unutturuldu. 

Bizleri biz olmaktan çıkarıp tek tük günlük ince ve kurnaz işleyişin dişlilerine sıkıştırıp hayatların aşırı ve anlamsızca dünya malına odaklayıp, engin olan aklımızın ve yüreğimiz in  posasını çıkardılar.

Sınırlı ve hiç bir derinliği olmayan, manasını bilmediğimiz yeni âdet ve huylar ile çarpık hatta sapık bin bir zihniyetler ithal edip çarpıklık yaratıldı. Bizi bu tuzağın icinde çektikten veya dayatmalar ile içinde yaşamayı normal sayar hâle getirdiler. Herkesin gözü önünde İnsanlar insanlıktan çıkarıldı. Yüzeysel, sınırlı ve öngörülebilir varlıklara dönüştürüldü. 

Bu yumuşak ve sert yöntemli şekiller ile hedef alınarak yapılan, tek kişiden tüm Topluma bezende tersinden uygulanan, temel algımızı sihir benzeri, korku ile doldurduktan sonra savunmasız bıraktılar.

Esas hedefleri bizim asil kanımız da mevcut olan bağımızı ortaya çıkarmak ti. Bizi deneyip İlkelerimizden ne kadar vazgeçirip, ülkümüze ne kadar ihanette bulunacağımızı yüzümüze vura vura ortaya çıkardılar. 

Gözümüzün içine baka baka ve pişkince her türlü onurumuzu şerefimizi haysiyetimizi ayaklar altına aldılar. Büyük oranda da bunu sonradan çıkma yasaların getirdiği sorumsuzca davranışlara, sağlık üzerinden psikolojik ve pedagojik rant kapılarıyla oluşturan , gıda üzerinden Genetik olarak bize yabancı ve tehlikeli enerjilere muhtaç ederek ve eğitim alanındaki yabancı doktrinlerin Medya sosu ile uygulandı. 

Her yılda bir değişen koçbaşı gibi kullanılan öğretiler ile dikeymiş gibi gösterilen ama yatay yöntemler ile enerjimizi bizi kırarken ortaya çıkarıp hasat ettiler. İçimizdeki cahil, bilgisiz, ham, basiretsiz, bencil, bozuk kişilikleri yarattıktan sonra kullanılan ama kullanıldığını farkında bile olmayanların eliyle yaptıkları, tam bir toplumsal bazda ülke genelinde ve insani ve kültürel soykırımdı. Yani yine Türk’e soykırım uyguluyorlar. Bu dönemde yöntemler modern ve hürriyet ve demokrasinin sancağı altında , ithal Rockefeller destekli Feminizm ve Çocuk Aile içi Eğitimi araştırmacı Dr. Psikolog ,ne hikmetse bir Yahudi asıllı Bloomberg Ailesine ait bir Bayan ile 60-70’lerde tanısını koyup 2000 lerde bunları ülkemize deneyler ile tasdiklediler. Bizde uygulanan yöntem Pedagog ve Psikologların genelde desteklediği yöntem bizim çocuklarımızı yozlaştıran ve aileden kopuk düşünen ve yaşayanlar sonucunu ortaya çıkarmaya başladı.

Birbirinden kopuk iğrençlik içinde bu suça ortak edilen insanlarımız öncesinden sağlıklı kültür ve  enerjileri özellikle gıda ortamından koparılıp tekrar başka yabancı yerlere monte edilebilen elemanlara dönüştüler.

Atatürk'ün Katilleri - Hüseyin Hakkı Kahveci

Buncuda çok basitmiş gibi her gün üzerine ilave ederek bizleri parmaklarında oynatalar. 

Bu küresel çetenin planlarından bölümlerin bazısında kadına özgürlük eşitlik adı altında ,çocuğa olmadığı yetişkin değerinde gibi davranmaya zorladılar. Evin Erkeği ve güçlü kişiliği Feminist bir hale sokularak ta son oluşabilecek direnci kırmaya çalışıyorlar.

Küçücük çocuklara anlamını bilemediği, sonuçlarını öngöremeyeceği kararlar ile kendilerini yetiştiren anlamlı yapıdaki insanları boğdurmaya çalışıyorlar.

Cinsiyetçi faşistlik uygulamalar ile Aile ve Ocak kültürleri kadını evden uzaklaştırdı, çocukları dökülen bir eğitim sisteminin etkisi altında bıraktı ve dışa açık derken , cahil kalmış bu iki gurup insan her türlü kötü yaklaşımlara açık hale getirildi.

Kararın katılanlara değil dışardan topluma Toplum mühendisliği yapan, kendilerine uygun Lego taşlarına çevirip sonra birbirinden rahatça söküp kendi istedikleri şekillere sokmaya başladılar. Toplumu ucube bir canavara dönüştürmek için son sürat da devam ediliyor. Parçalanıp çöpe attıkları da var. 

Aile ortamında Birbirlerine düşman, cahil ve fevri fertler üzerinden küreselci, şeytani, ahlâksız hibrit yada tamamen dönüştürülmüş oldukları masaları kullanıyorlar.

Bizi bizden iyi tanımaya çalışan ve bu işte başarılı olan düşmanlarımız maddi ve Manevî olarak Belki de çoğumuzun farkında bile olmadığı bir algoritma ile Kod hazırlayıp bize bunları yaptılar. 

Göz önüne serilen düşmanın tatlı gelen zevklerine batmış, karışmış ve aslında asil kişiliklerine uygun düşünme ve hissetmelerini , manevî olarak engelli  varlıklar ibaret oluyoruz.

Sorumluluk alan ve görevini bilerek ve neye işe yaradığını Birlikte kavrayan ve uygulayan bir toplum bilincini hedef aldıkları ortaya çıktığı gibi düşman bizim o zafiyetimizin onların saldırılarına karşı gelemeyecek hale geldiğinde bizi teslim almak için gelecekler. Yol nispeten yakın iken, sayılara, renklere, farklılara bakmadan tüm Türk Halkının Ülkemizin canını almaya gelenlere karşı durabilmek için bir araya gelmenizi öneririm , tek çatı altında büyük şerefli cephemizde görevlerimizi alalım.

İsa Atıcı

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İsa Atıcı[email protected]
İsa atıcı Memleketim Tunceli Nazimiye. Gurbetçi bir ailenin 1973 te Almanyada doğan bir Türk evladıyım. Tahsilimi Almanya'da tamamladım. Ülkeme 1999 yılında döndüm o zamandan bu yana da bir çok alanda tecrübe edindiklerimi ve araştırma sonuçlarını kendime has analiz ve görüşlerim ile Kadim Yüce Türk milletime sunmaktan onur duyacağım. Yazılarım ile içinde bulunduğumuz bu acılı ve gittikçe ağırlaşan çöküşe karşı katkı sağlamaya çalışacağım. Çanakkale Atabey 19 Gençlik Kültür Ocakları kurucu üyesi olup halen Ocaktaki görevime başkan yardımcısı olarak devam etmekteyim.

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR