SON DAKİKA

Türk Milletinin Ahlak ve Edebi Tehlikede – 2

Bu haber 16 Eylül 2022 - 2:13 'de eklendi.
Abone ol

Değerli vatansever dostlar 10 Eylüldeki yazımıza konular  itibarı ile devam ediyorum Türkün aile yapısının yıllar boyu nasıl yok edilmeye çalışıldığını tarihsel bilgi ve dayanakları ile anlatmaya devam edelim zamanında Truva atının içi boş olarak inşası ile düşmanca içine gizlenme imkanı verdiği gibi, bugün de modernizm hürriyet, gelişim, refah ve demokrasi ardındaki güzellemeleri kullanıp el birliği ile içerden ve dışarıdan yaşadığımız dayatmaları zamanında yarattıkları arza uydurulan kılıflar ile insanların algısını sorgulamaya kapatılmış hale getirdiler. Ne var ki bunu içimizde de kabul edenler de var olsa da genelde böylece gerçeklerin farkına dahi varılmasına imkan bırakmadan tabiri caizse uykuda insanlarımızı teslim alarak özümüze yok etmek için ilerliyorlar. Vatandaşlarımız da eksik kalan ve unutulan Türk Töresi ve çarpıtılan Anadolu yaşam tarzı ve kültürü yerine bize uygun olmayan moda ve trend gibi dayatmaları ile tektipleştirilen akımların ağır etkisi altında can çekişiyor.

Çeşitli düzeylerde frekanslarda ve türlerde bize sunulan müzik, edebiyat, sinema, eğlence, moda ve teknolojinin getirdikleri ile (Uyuşma, aşırı hareketlilik, çarpıtma, meşgul etme amaçlı)bize bireysellik üzerinden, aslında nefsimizi tahrik ederek yaşam biçimimize müdahale ediyorlar. Bu aşırı konfor ile özümüzden koparılma taktiği eski Çin’de bir dönem bize karşı uygulanmış idi. Bir artı değer olan uyum adaptasyon becerimizi zararlı zihniyetler ile bize karşı kullanarak haddimizi aştırarak tek tek yıkıyorlar.

Aslında olmamız gereken adam gibi asil örnek bir TÜRK, vatanına ve içindeki öz değerlerine dört elle sarılıp sahip çıkmak iken biz olamadan futbol takımı, parti tutar gibi saman alev’i kıvamında özgürlük içinde parlayıp, emeksizce köşeyi ne pahasına olursa olsun köşeyi dönmek için her şeyi yapan, fermanını kendi eliyle tercih ettiren kula öngörülebilir insanlara dönüştürdüler. Yaradılış amacımıza ulaşmak için bize verilen bizi biz yapan öz ahlakımızı ve edebimizi oluşturan canı, kanı ve ruhu olan dilimiz, inancımız, giyimimiz sofra ve gıdamız felsefemize de barınan töremizi yaşamamız gerekir iken çağdaşlık adı altında batının bile artık pişman olduğu, sadece düşük seviyelerini ve zararlı taraflarını ithal ederek benimsedik. Üstelik edeb ve ahlakımızı çarpıtarak Aile ve OCAK anlayışına yüzeysel ve kısa ömürlü tatlı gelen isteklere kapılıp sırf yapılmasına da izin veriliyor diye dibine kadar kabullenerek kendi ellerimizle toplumsal olarak birer doyumsuz zombi gibi köleleşmiş, vampir gibi başkalarının hakkına ve kanına girerek on binlerce yıllık kendi özümüzü ,imha eder olduk.

Türkün Türkten başka dostu yoktur! Diyoruz. Bunun karşılığında ters ve çürümüş zihniyetlerin kültürlerini, çarpılmış edep ve ahlakını örnek almamak gerek ki kendi özümüze dönelim geç olmadan değil zamanının geçtiğini bilerek. Türk olduğumuzun farkına varalım ihanete düşmeyelim aldanmayalım zira düşman bizi hiçbir zaman unutmadı.

Özümüze dönelim bu topraklara şereflice birleşerek sahip çıkalım. Saygılarımla.

İsa Atıcı

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

İsa Atıcı[email protected]
İsa atıcı Memleketim Tunceli Nazimiye. Gurbetçi bir ailenin 1973 te Almanyada doğan bir Türk evladıyım. Tahsilimi Almanya'da tamamladım. Ülkeme 1999 yılında döndüm o zamandan bu yana da bir çok alanda tecrübe edindiklerimi ve araştırma sonuçlarını kendime has analiz ve görüşlerim ile Kadim Yüce Türk milletime sunmaktan onur duyacağım. Yazılarım ile içinde bulunduğumuz bu acılı ve gittikçe ağırlaşan çöküşe karşı katkı sağlamaya çalışacağım. Çanakkale Atabey 19 Gençlik Kültür Ocakları kurucu üyesi olup halen Ocaktaki görevime başkan yardımcısı olarak devam etmekteyim.

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR