SON DAKİKA

NOEL BABA DEĞİL AYAZ ATA

Bu haber 14 Aralık 2018 - 16:35 'de eklendi. 97

Noel Baba. Değil!!! Çok asırlar öncesi Türklerin geleneklerinde ( Kış Baba ) ya da Ayaz Ata !!!…

Noel zamanı eğlenmek, kışı kutsamak ve doğa ananın gebee kalmasına şahitlik etmek çeşitli etkinliklerle kutlanır!!.. Ateşler yakılır!!. Coşkulu eğlenceler ile insanların barış, huzur ve kardeşlik çatısı altında ortak duyguda buluşması sağlanır!!!.. Çocuklara hediyeler verilir.. Yaz ve İlk bahar gibi kışın sevgiyle karşılanması esastır. Kıştan korkulmamalıdır!!.. Birlik ve beraberlik ahenginde yeni yıla girilir.. Umutlar ümitlerle şans getirmesi, sağlık getirmesi için tabiat anaya ve doğaya hem şükredilir, hem de Gök Tanrı Tengriye şarkılı, türkülü eğlenceler düzenlenir!!.. Hediye edilir.. Kış ölüm değildir.. Yeni yıl umut, coşku ve kötü ruhlardan arınmaktır!!.. O sebeple biz Türklerin öz kültüründe o gece sıcak şarap içmek, eğlenmek, ve yeni yılı çoşku ve seviçle karşılamak geleneği ve adetlerimiz, örf ve ananemiz vardır!!!..

Her ne kadar Noel Baba diye adlandırılan bir aziz güney de ANTALYA Demre de yaşamış olsa da ve çocuklara yılbaşında hediyeler sunsa da , yetim ve öksüzleri sevindirse de ondan asırlar önce Akşamalardan biri olan AYAZ ATA Orta Asya da yaşamıştır. Kendisi hakkında sadece bir AKŞAMAN olduğunu , yüreğinin ve kalbinin tabiat ana sevgisi ve insan sevgisi ile dolu olduğunu biliyoruz. AYAZATA savaşlarda babası şehit düşmüş olan asker çocuklarını yaşamı boyunca yanına almış, onları eğitmiş , yetiştirmiş onlarla ilgilenmiştir. Rivayet odur ki; aslen bunun CINGIZ ATA (CENGİZ HAN) olduğu da söylenmektedir. Yine başka bir rivayete göre aslen Yakup Türklerinden olup bu günkü YAKUTİSTAN topraklarında doğduğu , zamanında Gök ilimleri ile ilgili olması sebebi ile güçlü ve etkili şamanlarca yetiştirldiği , babasının ren geyiği çobanı olduğu, bir kaza neticesinde daha o doğmadan annesinin vefat ettiği ve ölü bedenden mucizevi bir şekilde canlı olarak doğduğu rivayet edilir. Dönemin yaşayan kavimleri içerisinde bu mucizevi olay dilden dile dolaşır, kendisinin GÖKTENGRİ tarafından kutsandığı ve korunduğu , ileride büyük mucizelerle toplum ve kavimlere önderlik ve liderlik edeceği rivayet edilir.

Geçen zaman içerisinde yine rivayet odur ki; tüm canlılarla konuşan ,Tabiat anayla birebir konuşan, anlaşan AYAZATA büyük sır ve erdemlere ulaşır. Kendini tamamen çocuklara adar. Yeni doğan çocuklara ve yetişkinliğe hazırlanan çocuklara öğretmenlik yapar. Bir gün buz tutmuş bir derenin kenarında bir AKŞAMAN la tanışır.

Konuşmuş olduğu o Akşaman ona ‘’insanlığın var olduğu sürece onu hep kış döngüsünde hatırlayacaklarını , sevgi ve saygı ile hatırlanacak erdemli bir insan olacağını’’ yüzüne söyler. Akşamanlardan biri daha o görüşmeye şahitlik eder iken kendinsine ait bir BOZKURT Ayazatayı sağ bacağından ve sağ elinden ısırır. Bu işaret GÖKTENGRİ nin AYAZATA ya mesajıdır. ‘’Sen her şeyin başısın. Seçilen kişisin. Bu dünyadaki görevin Tüm döngülerin başı olmandır. Her sıcak gün soğuk bir kış gününden doğar. Dünyaya müjdelenensin. Her canlının bebeği senin nefsinle doğar. Senin Gündönümü Kutsanmandır. Her gün senden doğar. ‘’ diye yorumlanır.

Önce 16 sonra 12 ay ismi AYAZATA ya GÖKTENGRİ’yle konuşan AKŞAMAN tarafından tebliğ edilir. Yaşadığın evrende görevin öksüz ve yetimlere sahip çıkman , onları gülümsetmendir. Yaşamı sevmelerini sağlamandır. Bunu başar ki; dünya var olduğunca herkes seni hatırlasın ve herkes seni saygı ile yad etsin. Dendiği rivayettir. Ve tüm insanlık alemi Çinliler ve Japonlar haricinde her yıl başını ve haftasını Noel bayramı olarak kutlarlar. Bu da ilginç bir paradoks tur. Aslında her şey AYAZATA dan doğmuştur. Ruhani boeyutu da vardır. Metafiziksel boyutu da vardır.

Günümüzde bizi ilgilendiren tek şey şudur; yukarıdaki saırlardan da anlaşılacağı üzere biz Türkler çağa uygun olarak her yılbaşını KUTLARIZ.. Adı üstünde yılbaşı… Bir yıl boyunca yaşanacak her şey ondan doğar. Yani dinen ve metafiziksel açıdan bir sakıncası yoktur. Herkes istediğince YENİ GELEN YILI KUTLAR.. ÇÜNKÜ İÇİNDE ÖZLEM, İSTEK ARZU, DİLEK ÇOKTUR… SEVGİ VE SAYGILARIMLA DEĞERLİ OKURLARIM…

Murat Girayhan Üçkan

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Murat Girayhan Üçkan
Murat Girayhan Üçkan[email protected]
Murat Girayhan Üçkan(Parlamento Haber Sorumlu Yazı İşleri Müdürü) kimdir. 19.01.1972 Karşıyaka doğumludur. İlk, Orta ve Lise tahsilini Karşıyaka Lisesinde tamamlamıştır. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Kamu Yönetimi mezunudur. Recep Yazıcıoğlu’nun yanında Kaymakamlık stajını yaparken, vatana daha iyi hizmet için gazeteciliğe yönlendirilmiştir. Çeşitli gazetelerde Polis ve Adliye Muhabiri olarak görev almıştır. Çeşitli dergilerde makaleleri yayınlanmıştır. Rahmetli Savaş Ay’ın A Takımı programının asistanlığını yapmıştır. Sonrasında Kuzey Yıldızı Yayıncılıkta başyazar olarak siyasi makalelere başlamıştır. Altı yıl bu görevi başarıyla icra etmiştir daha sonra Kısakent Yurttaş Haberde Genel Yayın Yönetmeni olarak göreve başlamıştır. Yine çeşitli gazetelerde ve dergilere yazarlık yapmaktadır. Evlidir.

"Ne Mutlu Türküm Diyene" Spotify ve iTunes da Yayında!

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYORUZ"

PH ANDROİD UYGULAMASI

PARLAMENTO HABER Android Uygulaması

En güncel haberlere PARLAMENTO HABER ile ulaşın

Canlı bildirim özelliği ile son dakika haberlerini kaçırmayın!

Google Play'den alın