SON DAKİKA

Bu mu Demokrasi?

Bu haber 10 Eylül 2022 - 0:05 'de eklendi.
Abone ol

Tarihin her döneminde egemen güçler etkisi altına aldıkları halkları maalesef devamlı sömürmüş ezmiş sömüremediklerine de mutlaka büyük acılar yaşatmışlar bu medeni dedikleri İngiltere Fransa, Almanya, İtalya gibi sözde insan hakları savunucusu sözde barıştan yana insanlıktan yana ülkelerin geçmiş zamanlardaki tarihsel gerçekliklerine baktığımızda hep böyle olduğunu görmekteyiz ve günümüzde de aslında pek de değişen bir şey olmamıştır kısaca biraz bakalım bakalım ne yapmış bu sözde medeni ülkeler mesela İngiltere yıl yıl baktığınızda adanın bir hanedan aileleri tarafından yönetildiğini görürsünüz, Kızıldereli köken Türk ataların bir derede 2 balık kavga ediyorsa oradan kesin bir İngiliz geçmiştir sözü boşa değildir, bir ülkede müstemleke bakanlığı olur mu adı British Kingdom ise olur, dünyada nerede bir çatışma varsa biliriz ki ardında İngiliz vardır tıpkı ABD’yi işgal eden ilk kişilerin kanun kaçaklarından oluşması gibi mesela..

Üzerinde güneş batmayan krallık olarak geçme sebebi de dünyanın her yerindeki müstemlekelerinden dolayı değil midir.. ve bu ülkelerde  din ayrımı yapmadan yaptıkları zalimlikleri tarih kitapları hiç bahsetmez kendi fakir  halkına bile yıllarca vergiler adı altında zulmettikleri bilinen gerçekler Afrika, Hindistan, Avustralya, Yeni Zelenda’da yaptıkları katliamlar 1675 Kral Philip Savaşı norrogonstler ve Wonpanoaqlar kabileleri acımasızca yok edildiler 1876 da Hindistan’da 29 milyon yerli Hintli halk katledildi bu daha sonra 1919 da Pencap’ta halkın üstüne yalım ateşi açılarak yine 3000 kişi katledildi hangi birini sayalım…

Bunlar demokrasi adına mı yapıldı, ya Fransa onlar farklı mı 1830 da Cezayir’i işgal ile başlayan zulüm Cezayir halkının işgale karşı koyması ile şiddeti artırdılar ve yapılan zulmü anlatmaya yürekler dayanmaz keza Çin Halk Cumhuriyeti’nin halen Uygur Türklerine yaptığı zulüm, ABD’nin Irak, Afganistan, Libya, Suriye’de yaptığı zulüm değil de nedir özelikle Irak’ta 1.5 milyon sivil, çoluk çocuk demeden katledildi.

Tecavüzler ve iğrenç işkenceleri anlatmak bir insanın yüreğinin kaldıracağı şeyler olmasa gerek ve tabi Hocalı Katliamı, Bosna Katliamı, Yugoslavya’nın bölünme sürecinde olanlar bunların hepsi demokrasi adına tabi ki değil emperyalist devletlerin planları ile yapılanlar olsa gerek.. Ayrıntılar sadece hayvani duyguları olan kandan vahşetten acı kan gözyaşı ile beslenen eli kana bulaşmış ins’an olmayan yaratıkların çok da umursamayacağı şeyler olabilir ve tabi Osmanlının belli dönemlerinde isimleri belli bazı padişah sadrazam vezir gibi zatı muhteremlerin Anadolu’nun gerçek  ve sadık sahipleri Türkmenlere yıllarca yaptıkları da bizim yüz karamız keza Peygamberimizin torunları Hasan ve Hüseyin’e ve ensara yapılanlar da tarihteki yüz karaları son dönemde PKK denilen eli kanlı taşeron terör örgütünün yaptıkları da keza demokrasi için olmasa gerek kısacası  dünyada asla ve asla bir demokrasi hiçbir zaman olmamıştır.

Atatürk'ün Katilleri - Hüseyin Hakkı Kahveci

Bundan sonra da olması için tüm dünya halklarının uyanması ile olacaktır bu uyanma 2018 yılı itibarı ile ülkemiz için Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci tarafından başlatılmış ve bu bir anlamda bu uyanışın dünyanın mazlum ülkelerinde de olması temennimiz tabi ki tarihin bir tekerrürden ibaret olduğu tekamülün tamamlanmaması durumunda tekrar tekrar devam ettiğini görenlerin sayısının çoğalması dileğim tabi ki, Saygılarımla.

Önder Ergül

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

Önder Ergül[email protected]
12.02.1966 Çanakkale çan doğumluyum. İlk orta ve liseyi Çanakkale Çan ilçesinde okudum. Son sınıfta o dönemin siyasi olaylarından dolayı tek dersten sınıfı geçemeyip diplomamı Mersin Ticaret Lisesinden aldım. İktisadi ve ticari ilimler akademisini kazanmama rağmen babamın imkansızlık yüzünden gönderememesi neticesi askere gittim asker dönüşü o zaman için (1989)başbakanlığa bağlı Tapu ve Kadastro kursunun açtığı imtihanı kazanarak 2 yıl sonra atamam yapılarak kars vilayetinde 3 yıl çalıştım daha sonra 10 yıl Çanakkale Ayvacık, Çanakkale 1999 körfez depremi sonrası 8 ay Yalova ve Çanakkalede mesleğimi 2016 senesinde emekliye ayrılarak neticelendirdim. Bu süre içersinde çalıştığım dönemlerde Kesk'e bağlı Yapı-Yol Sen sendikasının 9 yıl il temsilciğin ve aynı zamanda 9 yıl da ADD yönetiminde aktif olarak görev aldım. Evli ve 2 erkek çocuk babası olup aynı zamanda dövüş sporlarından olan taekwondo ile yönetici olarak Çanakkale 18 Mart Spor Klübünün de başkanlığını yapmaktayım. Hiçbir siyasi partide kaydım bulunmamaktadır.

BUGÜN ÇOK OKUNANLAR

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR