SON DAKİKA

Din deyip bölüyorlar

Var olabilme ve var kalabilme mücadelesi içerisinde olmamız gerekliliğini vurguluyoruz.
Halklar diyene, halkız diyeceğiz.
Eşit vatandaşlık salyalarına, Cumhuriyet yurttaşıyız diyeceğiz…

Bu haber 11 Ocak 2018 - 19:15 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Din deyip bölüyorlar.
Ana dil deyip sövüyorlar.

Halk.
Halklar.
Türkiye halkları.
Türkiye halkı.
Vatandaşlık.
Eşit vatandaşlık.
Oyun bunun üzerine kuruluyor bu topraklarda.

” Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkı” diyor Mustafa Kemal özetle.
Irka dayalı değil.
Kafatasına göre degil.
Kana, tene, renge değil.
Hakkari’den Edirne’ye, Edirne’den Ardahan’a, dili, dini, kökeni ne olursa olsun bu Cumhuriyeti kuran halka, Türk Ulusu denir diyor.

Her bir yurttaş;
Köylüsü, kentlisi, okumuşu, cahili, kadını, erkeği her kimse, vatandaşlık bağı ile bağlı olan, Cumhuriyet rejiminin eşit vatandaşıdır diyor.
Daha ne desin?
Allah aşkına, daha ne desin?

Bu topraklarda var olabilmenin bedelidir ki bu, Atatürk’ün Türk milliyetçiliği, Türk ulusu ideali bu kapsamda değerlendirilmelir.
Yüce Türk ulusunun yarınları buna bağlıdır.

Halkız!
Halklar deniyor, dile getiriliyorsa bir sıkıntı var.
Türkiye halkıyız!
Türkiye halkları ortalarda geziniyorsa bir oyun var.
Vatandaşız!
Cumhuriyetin vatandaşı. Eşit vatandaşlık lafları ediliyorsa bir tezgah var.
Kumpas, bu olgular üzerine kuruluyor bu topraklarda.

Düşenebiliyor musunuz?
Adı Türkiye Cumhuriyeti olan bu devlet, adı Türk olan bu devlet, adıyla sınanıyor bugünlerde.
Dinci ve etnik bölücülük de bu işin öncülüğünde.
Sevr’de ne istendiyse, birileri saha ve zemini hazır hale getirme peşinde.
“Lozan’ı güncelleyelim” diyen düşünce, ne yazıktır ki, başrolde.

Var olabilme ve var kalabilme mücadelesi içerisinde olmamız gerekliliğini vurguluyoruz.
Halklar diyene, halkız diyeceğiz.
Eşit vatandaşlık salyalarına, Cumhuriyet yurttaşıyız diyeceğiz.
Küllerimizden doğduysak eğer bu topraklarda, kor halinde, bir ve beraberce, vatana, vatandaşa, yurda, yurttaşına, dağına, taşına, kurdu, kuşu ve denizinde yüzen balığına sahip çıkacak o koru diri tutacağız.

Din deyip bölüyorlar.
Ana dil deyip sövüyorlar.
Saray ve saltanat deyip, yurttaş haklarımıza çullanıyorlar. Elbette rolleri, elbette alınan emirleri bu. Onlar ki, Lozan masasının karşı tarafı, onlar ki Sevr’in bugünkü çocukları, Türk ulusuna, millet egemenliğine var gücü ile yükleniyorlar.

Bir tarihi hesaplaşma, bir tarihi kapışma bu. Biz farkındayız, onlar da ellerinden geleni ardına koymuyorlar.

Siyasi saflaşmaların bugünlere bir katkısı olacağını düşünmüyorum. Atatürk Türkiyesi ve Cumhuriyet değerlerine bağlı her düşünsel hareketin matematiğin bölme çarpma olgusundan uzaklaşıp, kendini toplama, arttırma hamlesine dönüştürmesi artık bir zorunluluktur.
Acil bir zorunluluktur hemde!

Var olabilmek, var kalabilmek için bu topraklarda;

“Gelin canlar bir olalım
zalime kılıç çalalım
yoksulun hakkın alalım
kula kulluk bitisin artık
bu keşmekeş bitsin artık ” diyor Pir Sultan Abdal.

” Cumhuriyet’i ve onun gereklerini yükses sesle anlatınız. Bunu yüreklere yerleştirmek için elverişli olan hic bir durumu kaçırmayınız” diye emrediyor ebedi Başkomutan Atatürk!

Daha ne diyelim?
Daha nasıl anlatalım?
Daha nasıl haykıralım?

Atatürk ile kalın.
Selam ile…

Cem Ayaz

 

Parlamentohaber.com | Korku yok!

Cem Ayaz
Cem Ayazcemayaz@parlamentohaber.com