SON DAKİKA

9 yaşındaki kız çocuklarının “gerdeğe girebilir” fetvalarına şaşma

Erkek çocuklarına ” rızası vardı” sapkınlığı ile tevessül edebilen sözde din anlayışının, 9 yaşındaki kız çoçuklarının “gerdeğe girebilir, hamile kalabilir” fetvalarına şaşma.

Bu haber 05 Ocak 2018 - 23:55 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Erkek çocuklarına “rızası vardı” sapkınlığı ile tevessül edebilen sözde din anlayışının, 9 yaşındaki kız çocuklarının “gerdeğe girebilir, hamile kalabilir” fetvalarına şaşma…

 

Eski bir yılı geride bıraktık laflarının pek sık kullanıldığı günlerden geçiyoruz.

Keşkeler, şöyle böyle olsaydılar, ahlar, vahlar ve hepsinden önemlisi sadece yaşadığımız bu 365 günü değil de, alınterimiz, emeklerimiz, iyi ve kötü günlerimiz, ne varsa tamamı omuzlarımızda, hep birlikte yeni bir zaman dilimine merhaba demek üzereyiz.
Her şeye rağmen umutla.
Her şeye rağmen umutla.

Geçtiğimiz 2016 yılının son gün yazısına, önceki ve ondan daha da eskilerine baktığım, eski sayfaları karıştırdığımda, bugünler ve yarınlar için de aynı satırlarımın tekrara girdiğini görmek biraz kaygı verici.
Beraberce sırtlandığımız ülke sorunlarının bizlerde bıraktığı izlerle ve içimizdeki yurttaş sorumluluğu ile 2018 yılını da aynı endişelerle karşılıyoruz.

Hep birlikte, neleri yapmamız gerekir sorusunun cevabını aramak, bulmak ve verebilmek ile geçmişti dünler. Yarına da aynı cevapların peşinden koşmak ve mücadelenin bir ucundan tutmak inancıyla cephede yerimizi alıyoruz.
Kararlıyız bu duruşumuzda.

Olanı ve biteni anlamlandırma sürecinde, sosyo-kültürel, sosyo-politik ve sosyo-ekonomik temel olgularda dahi ayrışmaların merkezine itilmiş birlik ve beraberlik olgumuz, içinde bulunduğu bu kısır döngüden nasıl olur da kurtulur, sıyrılır ve nasıl olur da bu yaralara tuz basılır diye yol ve yöntem arayışları içerisindeyiz.
Budur derdimiz.
Bir bakıma derdimiz kendimiz ve yine kendimiz de derdimiziz.
Çare mi?
Çözüm mü?
Elbette bizler, elbette yine kendimiziz.

Resmin büyüğüne, resmin bütününe bakınca, Türk Milleti ülküsü ile bir araya gelen, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkı, kamplaşmaların, duygusal ayrışmaların, amaç ve hedef birliğinin kırılma noktalarının etrafında döndürülüp duruyor.

Düşünürler, yazar ve söyleşicilerin bazıları bu toplumsal yangına ellerindeki benzin bidonlarıyla, bazıları da itfaiye çığlıkları ile koşuyor.
Bu sosyolojik ve siyasal travmada yangın resmin bütünü sardı, saracaktır ama sadece bazıları alevlerin alazlarına dikkat çekme noktasında çaba harcamakta. Bazıları da bu çöküşün tarafında.

Mevcut duruma bakınca, ama ve fakatların ezberlenmiş çaresizliğinde, bir güven bunalımının tam ortasındayız. Siyasi prangalarımız, ön yargılar ve şartlanmış bakış açılarımız, an geçmiyor ki bu ayrışma hallerimize olumsuz katkılar sağlamasın.

Bizleri birleştiren, bir arada tutan ve tutacak olan tarihsel, sosyolojik ve inançsal tüm olguların bin parçaya ayrıldığı yaşam ve topumsal duruş profillerimize baktığımızda, dengesel bir sorunla karşı karşıya kaldığımız gerçeği bir tokat gibi yüzümüze çarpmakta.

Erkek çocuklarına ” rızası vardı” sapkınlığı ile tevessül edebilen sözde din anlayışının, 9 yaşındaki kız çoçuklarının “gerdeğe girebilir, hamile kalabilir” fetvalarına şaşma.

Ne yazık ki, toplumun önüne gelen bu iki örnek konuda dahi bir ayrışma olabiliyorsa, birileri bu iğrenç bakış açısına HAYIR, birileri de sessiz kalarak ya da daha da kötüsü sahip çıkarak EVET diyebiliyorsa, insanlık adına dip noktada olduğumuzun gerçek delilidir bakıldığında.

Bu konuda, bırakın inancın emri hikayesini, insanlık onurunun yerlerde gezindiği bir devlet yönetimi anlayışının insan evladına bakış açısını görüyoruz aslında.

Ve soruyoruz !
Hangi Tanrının buyruğu, hangi inancın gereğidir bu ağızlarınızdaki sapkınca salyalar? Hangi insan layıktır bu alçakça yaklaşımlarınıza?

Bir hatırlatma :
Bin değil, binlerce yılda sürse de bu hesaplaşma, insan olmanın onurunu kuşanmışız bir kere, Türk milleti olmanın yemini bu topraklarda.
Ayrışmayacagız, kavgadayız taassubunuzla!

Bu zifiri karanıkla mücadele içinde olacağız, geçen yıllar olduğu gibi, biz kazanana kadar bu yılda …

Atatürk ile kalın.
Selam ile…

Cem Ayaz

Parlamentohaber.com | Korku yok!

Cem Ayaz
Cem Ayazcemayaz@parlamentohaber.com