SON DAKİKA

Sarayın hakkını saraya verebilecek misiniz?

Cumhuriyetçiyiz, milliyetçiyiz, halkçıyız, devrimciyiz, devletçi ve laikiz diye vurgu üstüne vurgu yaparak neden haykırmadınız?

Bu haber 24 Aralık 2017 - 0:46 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Cumhuriyetçiyiz, milliyetçiyiz, halkçıyız, devrimciyiz, devletçi ve laikiz diye vurgu üstüne vurgu yaparak neden haykırmadınız?..

Sarayın hakkını saraya verebilecek misin?

Meral ablaya sorular…

Milletin birliğini vatanın bütünlüğünü sağlayacak mısınız?
Acılarımızı katmerleyenlerden hukuk önünde hesap soracak, hakkımızı arayacak mısınız?

Bu toprakların insanıyım diyorsunuz. Bu toprakların hakkını hukukunu koruyacak mısınız?
Öğretmenim diyorsunuz kara tahtanın önünden. Elinizde beyaz bir tebeşir, vatan yazısını yeniden Türk milletinin kara bahtına, dağlara taşlara yazacak mısınız?
Bizlerden yetki isterken siz bu ödevlere hazır mısınız?

Dün akşam sizi Halk TV’de izlerken, bizden biri, kimimizin ablası, kimimizin annesi, kimimizin teyzesi, herkesin geçmişindeki “ögretmenim” profili vardı resminizde.

Görülüyor ki, siyaset dilini normalleştirmeye, iyileştirmeye çabalamaktasınız.Ayrıştık, bir kavga halindeyiz, selamı sabahı kestik birbirimizle diyorsunuz.
İyilikle, iyiliğe, iyi günlere yürüyeceğiz diyorsunuz.
Çakallarla bir dans bu, farkında mısınız?

Türk milletinin sizlere teveccühü var, bu görülüyor. Kimi de temkinli yaklaşıyor elbette. Topuklu Efe takmışlar adınızı, Anadolu ve Trakya’yı karış karış arşınlıyorsunuz. Bu naif, bu nazik, bu evimizden, bu sokağımızdan hallerinizle gerçekten tuz var mı ellerinizde, yaralara tuz basacak mısınız?

Klasik bir siyasi rekabet olarak mı bakıyorsunuz meseleye? Çünkü alışıldık lider tavrınız var üzerinizde, politik mi bu tavır, yoksa yoksa anne terliği elinizde, eliniz arkanızda can yakanların canını yakacak mısınız?

Programınızı inceledim.
Bir heyacan uyandırmadı.
Kanımca yelkenlerimizin ihtiyacı olan Atatürkçü rüzgarın tam manası ile programa yansımadığı izlenimini bıraktı bende.
Klasik bir siyasi program gibi geldi bana.
Cumhuriyetçiyiz, milliyetçiyiz, halkçıyız, devrimciyiz, devletçi ve laikiz diye vurgu üstüne vurgu yaparak neden haykırmadınız?

Yalnış yapmaktasınız demiyorum. Siyasette bu sakin uslubu bu halk elbetteki özledi. Gelgelim şeytanın ayak izleri üzerimizde. Üzerimizden basıpta yürüyor elinde harlı ateşi ile. İyiliğinizle, bu iyi hallerinizle, bu ateşe, bu yangına can suyu, bu yaraya keskin bir merhem olacak mısınız?

Sadece Cumhurbaşkanlığına aday olacağım, vekil adayı olmayacağım, kazanamazsam evime döneceğim, bu topraklara, bu vatana borcum diyorsunuz.

Alacaklı gibi çalıyorlar kapımızı. Hem içeriden hem dışarıdan farkındayız, farkındasınız. Bizler parti, particilik bıktık usandık, kendinize güveniyor bizlerden de güven bekliyorsunuz.
Borcumuz vatana, borcumuz vatandaşa hazır mısınız, sırtlanıyor musunuz?

Yok Nato’cu diyorlar, yok FETÖ’cü diyorlar. Yok ABD’den icazeti, yok AB’den yol bileti. Ağzı olan konuşuyor, lafı olan yapıştırıyor, oklavan hazır mı elinde, tepelerine tepelerine vuruyor musun?
Rehberimiz Atatürk, önderimiz Atatürk diyorsun da, bunu en iyisinden anlatabiliyor musun?

İşsizlik var diyorsun.
Güvenlik ve eğitim en büyük sorunlarımız. Haklısın Meral abla. Aslanın ağzındaydı ekmek, sonra mideye geçti. Ekmek bile yok artık. Alınteri ile yıkanıyor bu yağma zihniyeti. Aslan da değil elbette bir çakal zihniyeti. İş yok işçi çok, iş var para yok, para pul, emek kul, bu tekere çomak sokacak mısın Meral abla?

Dış politakanın dibi tuttu. İçerisi kaynayan kazan. Yunan bizle dalga geçer, kovboy güneyimizde altımızı oyar. Komşu komşuya kötü bakar içeride. Güvende hisstemiyoruz hiç birimiz, ne içeride ne dışarıda, köteğin hazır, şefkatin nazır mı Meral abla?

Eğitimin geldiği nokta malum. Kız çoçuklarına el ayak yıkatıyorlar bu yüz yılda. Vakıf cemaat yurtlarında evlatlar yanıyor cayır cayır. Tecavüzse sorma gitsin, bir kereden bir şey olmaz diyerek seccade örtüyorlar olana bitene.

15 Temmuz diye tuhaf bir şey yaşadık Meral abla. Kimin eli kimin cebinde, kimin kini kimin ensesinde belli değil.
Bir şehit ablasından mektup aldım. Şehit dediğime bakma, darbeci diye katledilen askeri ögrenci kendisi, adı Murat, Murat Tekin.
15 Temmuz günü Yalova’dan otobüse doldurup götürmüşler köprüye. Orada bu yavrular katledildi Meral abla. Bindirilmiş kıtalar, ellerinde zincirleri, sopaları, bıçakları saatler önceden hazır belki. Güya demokrasi havarisi.

Bu katillerden, bu önceleri aynı yolda birlikte yürüyenlerinden, makamında haberini alıpta Murat’ların boğazına dayanan bıçağı bekleyenlerden, bu hesabı soracak, sadece ve sadece Cumhuriyetin savcısı olacak mısın Meral abla.

İyi olman, iyi görünmen, olumlu bir enerji vermen yetmez. Tilki ile tilki, kurtla kurt olabilecek misin?

Analar çeker yükü biliriz.
Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı da kötektir!
Meral abla, tekrar soruyorum:
Hukukla, bilimle ve akılla, bu çakallarla dans edebilecek, sarayın hakkını saraya verebilecek misin?

Atatürk ile kalın.
Selam ile …

Cem Ayaz

 

Parlamentohaber.com | Korku yok!

Cem Ayaz
Cem Ayazcemayaz@parlamentohaber.com