SON DAKİKA

Endişe hala vatan!

Bu haber 02 Aralık 2017 - 17:26 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Din, iş ve aş arasına sıkışmış, sıkıştırılmış bir insan topluluğunun bu cendereden kurtarılması, dünyevi ve uhrevi değerlerini akıl süzgecinden geçirerek sorar, sorgular hale getirilmesi, insanımıza kazandırılması gereken en önemli erdemdir…

Gece 02:24

Ne senden vazgeçeriz, ne senin eserinden derken kağıt üstünde kalan laflar etmiyoruz emin olun.

Ne ondan ne de onun eserinden vazgeçmek gibi bir düşüncemizin olmadığı nettir.

Türk Milleti’nin, bir Anadolu ihtilali ve devamında da yine bir İstiklal Savaşı ile destanlaştırdığı,
zafere yürüyüp bağımsızlığını cumhuriyetle, cumhuriyeti de devrimlerle taçlandırdığı bir sürecin sonucununda, o kahraman ve eserini unutmak, terketmek, vazgeçmek mümkün müdür?

Değildir elbet dediğinizi duyar gibiyim sevgili dostlar.

Hatta TC vatandaşlık numaralı akıllardan,
Anadolu’da düşmanla mı savaştık, Sakarya’da Yunan’la savaştığımız yalandır laflarını söyleyenleri duymadık mı? Duyduk elbet!!!

Haini de kahramanı da bol milletiz lafı da bizlere cuk oturmaktadır; hani ve çok duyulur sohbetlerde bu laf ne yazık ki.

Ulusal bağımsızlık savaşının ilk hamlesi bir Anadolu ihtilali ile başlar ki, elbette bu başkaldırı önce mevcut rejime bir başkaldırı ve daha sonra da şimdilerde dillerden hiç düşmeyen milli iradenin oluşturulması sonucu girişilen topyekun bir varolma mücadelesidir ki bu hakkı, hakları olana da teslim etmek gerekir.

Uzun lafın kısası olmuyor sevgili dostlar,
söylenmesi ve hatırlatılması gereken konular var.
Bugünlere gelmemizde varoluş mücadelesi için kısa sözler yeterli olamıyor maalesef, olmamalı da.

Hele hele, ne kısası ne uzunundan anlam çıkarması bayağı umutsuz olan bir toplum ve onun midesi ile aklı arasındaki düştüğü derin uçurumdan, çekme, kurtarma ve farkındalığını arttırma mücadelesinde kısa söz de uzun uzun laflarda yeterli olamıyor genel manzaraya bakınca.

Durum tespiti önemli. İçinde yaşadığı toplumun ne olduğunu, kim olduğunu, nereden gelip nereye gideceğini, varlığını, yokluğunu bir tokat gibi yüzüne çarpıp hatırlatmaktır üstlenilecek görev.

Kendinden, dününden ve ne yazık ki yarınlarından vazgeçmek üzere olan bir idealsiz insan topluluğundan daha ötenazi bir trajedi olabilir mi ?

Oku diye başlayan ilahi öğretisini bile yeterince okumayıp, belki de sadece ondan bundan duyarak ruhunu takviye ile iki dünyasını elinde tutmaya çalışan bir insan olgusunun , hem uhrevi hem dünyevi yanılgılara düşmesi, düşürülmesi o kadar kolay ki bu durumu fırsatı çeviren açısından.

Yürümeyi ve koşmayı kendi öğrenir insan ve düşmeyi, düşünce yeniden doğrulmayı.
Birey yürürse toplum yürür, birey düşerse toplum düşer, birey vazgeçerse de varlığından toplum vazgeçmiş olur. Bireyin düştüğü yerden ve nihayetinde toplumun da kaldırılmasıdır. Silkelenmesi ve kendine getirilmesi gerekli ve elzemdir içinde bulunduğu bu durumdan.
Her konuda, ama her konuda budur hatırlatılması acil ve önemli olan.

Nutuk atmakla olmuyor bu işler. Nutkun gereğini yapmakla oluyor.

Din, iş ve aş arasına sıkışmış, sıkıştırılmış bir insan topluluğunun bu cendereden kurtarılması, dünyevi ve uhrevi değerlerini akıl süzgecinden geçirerek sorar, sorgular hale getirilmesi, insanımıza kazandırılması gereken en önemli erdemdir.

Önce yalan ve yalancı bir aklın ürününden beslenmemesi gerekliliği suratına çarpılmalıdır.

İnsandır başlangıç noktamız. Düşünen değil, düşünme ve sorgulama yeteneğinin farkına vardırılması gerekli olan insan.

Bu noktadan hareket edersek eğer yazının ana fikrine çıkar bütün yollar.

Ne senden vazgeçeriz, ne senin eserinden sözünün hakkı, bir an önce, bir elin başka ellere uzanmasıdır ve toplumsal mücadelede ivme kazanmak açısından budur gerekli olan.

Çare sen ve ben, çare insan.

Ne senden vazgeçeriz, ne de eserinden diyorsak eğer sevgili dostlar, ancak kurtuluş yolunda bir araya gelerek hakkını verebilir ve sıyrılıp kurtulabiliriz bugünkü durumdan.

Hal ve gidiş böyleyse ve kanaat kötü, iş düşüyor bizlere.

Önce insan, sonra vatan.
İş düşüyor bizlere ve görev bekliyor Gazi Paşa’m.
Çok geç olmadan.

Sabah : 11:27
Endişe hala,vatan …

Atatürk ile kalın.
Selam ile …

Cem Ayaz

Parlamentohaber.com | Korku yok!

Cem Ayaz
Cem Ayazcemayaz@parlamentohaber.com