Ortadoğu ve Türkiye yeni çalkantılara gebe

Bu haber 25 Eylül 2017 - 9:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Türkiye neden sertleşti, Barzani, nasıl olup da savaş tezkeresine girdi? Liderler varlığını savaş üstünden, halkı kandırarak

ERK ACARER [email protected] @eacarer

Tüm dünyanın gözünün, halkın bu denli yoksul olduğu bir bölgeye yoğunlaşmış olması bir çelişki değil mi? Dünyada nerede büyük bir zenginlik, müthiş kaynaklar varsa, halk orada sefalet içinde. Elmas madenleriyle meşhur Sierra Leone’de çocukların gün boyunca karın tokluğu ile bile eşitlenemeyecek bedele çalıştırılmaları tesadüf değil. Afrika’nın balığını çalıp, fahiş bedele yine Afrika’ya satmak aynı oyunun kuralı!

Petrol zengini Irak’ın, özerk Kürdistan bölgesinde göze ilk çarpan şey de bu çelişki. Halkla ilk temas anındaki hasbihal girizgâhının ardından pek çok kişi tarafından aynı cümleler kuruluyor: “İş yok, fakiriz. Gün geçtikçe durum kötüye gidiyor. Maaşlar ödenmiyor. Piyasada para dönmüyor.”

Barış özlemi
Dünya, Irak Özerk Kürt Bölgesi’nde bugün ‘yapılması planlanan’ bağımsızlık referandumunu yakından izliyor. Referandumun; üç boyutu var. Bir tarafta yoksul halk, diğer tarafta petrol zengini Barzani ailesi, öte yanda ise ‘dış ülkelerin’ talepleri. Elbette Türkiye için de ayrı bir parantez açmak şart.

Özerk Kürt Bölgesi yönetiminde yaşayan halkın; büyük çoğunluğu hem bağımsızlık, hem de referandumdan yana. Zaten nüfusun ağırlıklı bölümünü Kürtler oluşturuyor. Ortadoğu savaş yorgunu. Siyasilerin düşünmediğini barış özlemi ve endişelerle halkın düşünmesi umut verici.

Yerel halk arasında sıklıkla dile getirilen düşünceler var: “Hem referandum sürecine hem de sonrasında neler yaşanabileceğine yönelik bilgilendirme yapılmadı. Dış bağlantılar nasıl sağlanacak, Araplar, Türkmenler, Hristiyan ve Keldanilerin durumu ne olacak? Savaş değil, barış istiyoruz!”

‘Genel seçime hazırlık operasyonu’
Halkın, ‘müdahil olunan referanduma’ ilişkin sıkça sorduğu bir soru ise çarpıcı: “Her yerden bir açıklama geliyor. Halkın kararı, halkın tekelinde değil. Petrol ve gaz zengini Kerkük, bölgeye bağlı olmasa ya da referandumun gerçekleşeceği şehirler içine katılmasa yine de bu kadar müdahil olunur muydu?”

Irak Kürdistan Bölgesi’nde, iki yıldır parlamento kapalı olduğu için ‘faaliyet gösteremeyen’ Gorran (Değişim) Hareketi halkla benzer endişeleri taşıyor. KDP’den sonra yüzde 24 oy ile ‘kapalı Meclis’te ikinci sırada bulunan partiden Süleymaniye’de tarafımıza yapılan resmi açıklama dikkate değer: “Alelacele, Meclis dışında alınmış bir karar. Bir program bile yok. Irak Kürt Bölgesi Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin görev süresi 2015’te bitti. Seçimle uzatılmadı.”

Yerel kaynaklar, Başkent Erbil ile Kerkük’te ise; Talabani ailesinin denetiminde olan ve son seçimlerde yüzde 18 oy alan diğer önemli bir parti, Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) arasında siyasi gerginliklerin tırmandığını aktarıyor. Tam bu noktada, referandumu, halkın naif duyguları ve Barzani’nin meşruiyet sorunu ile birlikte ele almak mümkün. Irak Kürdistan Bölgesi’nde Kasım ayında genel seçimler var. ‘Yersiz ve bir anda ortaya atılan referandum’ fikrinin, Barzani tarafından halkın gözünü boyama ve genel seçime hazırlık operasyonu olarak değerlendirenlerin sayısı hayli fazla.

Provokasyon ihtimali
Şüphesiz Irak’taki referanduma Türkiye tarafından bakmak da önem taşıyor. Bir gün önce, Kerkük’te, Dakuk adındaki ilçede gerçekleşen ve Peşmerge’nin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırı, bölgede risklerin her geçen gün arttığını gösteriyor. Türkmenler ve Araplar üzerinden yapılabilecek kışkırtmalardan söz ediliyor.

Süleymaniye’nin her yerinden görünen bir tepe üzerinde, Türkiye’yi de içine aldığı için kamuoyunda tartışma yaratan ve tepki toplayan Kürdistan haritasının aynısı bulunuyor. Kimse ne kadar süredir orada durduğunu bile anımsamıyor.

Türkiye’nin meseleye yaklaşımını ilginç bir perspektiften değerlendirenlerin sayısı fazla: “Türkiye hiçbir zaman Barzaniler ile karşı karşıya gelmedi. Hep dostluk yaşandı. Erdoğan iktidarı, Rojova’ya yayılacak bir Kürt-Arap çatışması düşüncesiyle Barzani’yi referanduma teşvik etti. Ancak ‘çatışma’ planı tutmadı. Referandum yakınlaşıp, ciddileştiğinde başka bir kurguya geçildi.”

Sembolik olabilir
Irak Kürdistan Bölgesi’nde ‘nihai kararla ilgili son toplantılar’ bitmek bilmedi. Halkta tedirginlik olduğuna şüphe yok. Fakat ‘yandaş basında’ yer alan, “Halk Kerkük’ten kaçıyor, yiyecek stokları tükendi” gibi açıklamalar gerçeği yansıtmıyor. Öte yandan halk oylamasına saatler kala ‘referandumun nasıl’ gerçekleşeceği ya da hangi sandıklarda oy kullanılacağına ilişkin bilgiler bulunmuyor. ‘Son anda’ yapılacak bir manevra bile şaşırtıcı olmaz. Referandum gerçekleşse de sembolik kalacağı fikri taşıyanlardanız.

Yeni kaoslar kapıda
Ne denir; cin şişeden çıktı. Her halükârda Ortadoğu’yu, yine çalkantıların beklediğine şüphe yok. Referandum sonrası Irak’ta ‘kaos’ ve savaş yaşanabileceğini söyleyenlerin sayısı fazla. Referandumun nihayete ermemesi durumunda ise Barzani varlığını çok fazla sürdüremeyecek gibi görünüyor. Siyasi sarsıntılar kendini gösterebilir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Güvenlik Kontrolü *

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.