Barzani: Kerkük için her bir Kürt savaşa hazır

Bu haber 08 Eylül 2017 - 17:59 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, yaklaşan bağımsızlık referandumu öncesinde açıklamalarda bulundu.BBC

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, yaklaşan bağımsızlık referandumu öncesinde açıklamalarda bulundu.

BBC Farsça Servisi’nden Nafiseh Kohnavard’ın sorularını yanıtlayan Barzani, 25 Eylül’de düzenleneceği açıklanan referandumda hakkında “Bu referandumu bu zamana kadar ertelememiz bile bir hataydı” diyen Barzani, Türkiye ve İran’ın kendi çıkarları nedeniyle sınırlarını kapatmayacağına inandığını söyledi.

Barzani, referanduma katılma kararı almasının ardından bazı aktörlerin tehditler yönelttiği Kerkük için savaşa girip girmeyecekleri sorusuna ise şöyle yanıt verdi:

“Herhangi bir grup Kerkük’ün durumunu güç kullanarak değiştirmeye çalışacaksa her bir Kürdün bunun için savaşa hazır olduğunu bilsin.”

Mesud Barzani’nin Nafiseh Kohnavard’ın sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Türkiye ve İran gibi komşularınız, merkezi Irak hükümeti ve hatta müttefikiniz ABD referandumu ertelemenizi talep etti. Referandumu ertelemek için bir şartınız var mı?

Tüm bu çekincelere saygı duyuyorum fakat bu talepler mantıklı değil. Neden bu referandumu erteleyelim? Birleşmiş Milletler’e veya uluslararası yasalara karşı gelen bir şey yapmıyoruz ki. Kendi kaderini tayin hakkı herkesin bildiği bir uluslararası haktır.

Onlardan, referandumu ertelememiz durumunda bize bir alternatif sunmalarını istedik fakat kimse bir alternatif önermedi. Bu yüzden referandumu gerçekleştireceğiz.

İran, Türkiye ve hatta ABD gibi pek çok aktör sizinle Bağdat arasında arabuluculuk yapmayı önerdi ama Bağdat’ın iradesine rağmen bu referandumu gerçekleştiriyorsunuz.

Bunun zamanı geçti. Evet Amerikalılar ve İran ve bazı diğer ülkeler bizden Bağdat ile konuşmamızı talep etti. Onlara tavsiyeleri için teşekkürle diyoruz ama bizden bekledikleri şey Bağdat’a bir delegasyon göndermek.

Oraya bir süreliğine bir delegasyon göndersek bütçe ve diğer konularla ilgili sorunlarımız bir süreliğine çözülebilir ama 2-3 ay sonra her şey eski haline döner.

Eğer bir ilişkide güven zedelenmişse onu tamir etmek çok zordur. Bağdat’la kötü bir tecrübemiz oldu, daha iyi olabilirdi, ama buna devam etmek hoş olmayan sonuçlar doğurur.

Bu yüzden bırakın iyi komşular olalım ve birbirimizi tamamlayalım.

Tekrar ediyorum, pazarlığa geri dönüp Bağdat’la kalma dönemi bizim için geçti.

Bunun bölgeye daha fazla istikrarsızlık getirebileceğinden endişelenmiyor musunuz?

Bu bölgede ne zaman istikrar ve güvenlik vardı da kaybetmekten endişelenelim? Irak ne zaman bir bütün oldu da bütünlüğüne zarar vermekten endişe edelim? Bunları söyleyenler yalnızca bizi durdurmak için bahaneler üretiyor.

2003’te Bağdat’a gittiğimiz bağımsız, federal ve demokratik bir Irak olabileceğini umuyorduk. Ama olmadı. Irak Kürdistanı’nın halkının haklarını görmezden geldiler ve onlara kötü davrandılar.

Referandumu yapmamamızı isteyenler o zamanlar buna önem vermeliydi.

Bu Kürdistan halkının kararıdır, benim değil. Onlar bağımsızlık istiyor ve benim bunu değiştirmeye ne yetkim ne hakkım var. Evin sahibi, evi için neyin iyi neyin kötü olduğunu daha iyi bilir.

Bazılarının dışardan gelip bize neyin iyi neyin kötü olduğunu söylemesini çok garip buluyorum. Bizim için neyin iyi neyin kötü olduğunu biz biliriz.

ABD ve İngiltere gibi ülkeler bile, bunun IŞİD’e karşı mücadeleyi etkileyebileceği ve bütün enerjinin bu mücadeleye verilmesi gerektiğini söylerken büyük bir risk aldığınızı düşünmüyor musunuz?

Hayır, buna katılmıyorum. Bu IŞİD’e karşı mücadeleyi hiçbir şekilde etkilemez. Bu savaşa çok katkıda bulunduk ve daha fazla da bulunabiliriz.

Ama size bir şey söyleyeyim. Elime ilk silah aldığımda 16 yaşındaydım ve hedefim bağımsız bir Kürdistan ülkesi kurmaktı. Hep bunun için savaştım ve bu uğurda ölmeye hazırım.

En hassas konulardan biri de Kerkük gibi tartışmalı bölgeler. Orada yaşayan çoğu Türkmen ve Arap’ın bu referandumu istemediği anlaşılıyor. Bu konu hakkında ne yapacaksınız?

2005’te Irak Anayasası’nın 140. maddesi üzerine anlaşmamız, bu kentin veya Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin sınırları dışındaki diğer Kürdistani bölgelerin Kürdistan kimliklerinden şüphe duyduğumuz anlamına gelmiyordu.

Ama 2007’de 140. maddenin uygulanma zamanı geldiğinde Irak hükümeti ve parlamentosunda hâlâ aktif olan bazı isimler bu maddenin öldüğünü söyledi.

Bugün kararımızın sorunlu olduğunu söylüyorlarsa bunun sorumlusu kendileridir. Biz Kerkük’ün Kürtlere ait olduğunu söylemiyoruz. Kerkük tüm etnisitelerin bir arada var olmasının sembolü olmalıdır.

Eğer Kerkük halkı bu referandumda “hayır” derse kararlarına saygı duyacağız. Ama kimsenin bizim orada referandum düzenlememizi engellemesini kabul etmeyiz.

Bazı Iraklı Şii milisler bu bölgeler üzerinden tehditler savurdu. Bu işi ne kadar ileriye taşırsınız? Gerektiğinde savaşa girer misiniz?

Kimseyle savaşmak zorunda kalmayacağımızı umarız, bunu istemiyoruz. Eğer bizi sadece lafla tehdit ediyorlarsa bırakın yapsınlar. Ama eğer bunu daha öteye taşıyıp tehditlerini hayata geçirmek isterlerse daha farklı bir durumla karşı karşıya kalırız.

O zaman savaş ihtimalini dışlamıyor, Kerkük gibi kentler için savaşa girebileceğinizi söylüyor musunuz?

Kerkük’ün tüm etnik ve dini grupların bir arada yaşamasının simgesi olduğunu görmeyi istediğimi açıkça söylüyorum. Ama herhangi bir grup Kerkük’ün durumunu güç kullanarak değiştirmeye çalışacaksa her bir Kürdün bunun için savaşa hazır olduğunu bilsin.

Türkiye ve İran gibi komşularınızın büyük Kürt nüfusları var. Onların çoğu yeni kurulacak Kürdistan’a katılmak isteyebilir. Onlara mesajınız nedir?

Her bir parçanın kendi özellikleri vardır. Hepsinin kendi toprağı vardır. Bu yüzden kendi ülkelerinin hükümetleriyle barışçıl müzakereler sonucu bir anlaşmaya varmaları gerekir.

Onların haklarını destekliyoruz ama sorunlarını merkezi hükümetleriyle çözmeleri gerektiğini düşünüyoruz.

Yani Kürdistan’a katılmak isterlerse onları kabul etmeyecek misiniz?

Onların haklarını destekliyoruz. Ama sorunlarını kendi ülkelerinde çözmeliler. Eğer bize katılmak isteyebileceklerinden bahsediyorsanız onların Türkiye ve İran’da misafir olmadıklarını söylemem gerekir. Hepsinin kendi yerleri var ve sorunlarını orada çözmeliler.

Onları taleplerinin peşine düşmeye ve haklarını barışçıl yollardan elde etmeye davet ediyoruz.

Diyelim referandum yapıldı ve kazandınız. Nasıl bir yol haritası olacak? Kürdistan devletini ne zaman göreceğiz?

Bu ilk adım. Tarihte ilk defa Kürdistan halkı geleceğine özgürce karar verecek.

Sonrasında Bağdat ile görüşmelere başlayacağız, sınırlar, su ve petrol konusunda bir anlaşmaya varacağız.

Biz bu adımları atacağız ama kabul etmezlerse bu ayrı bir durum olur.

Kabul etmezlerse ne olur?

Bekleyip görelim. Önyargılı olmak istemiyorum. Önce konuşmak istiyoruz çünkü gerginlik istemiyoruz.

Sınırlarınız nerede olacak?

Bu konuları önce Bağdat’la konuşmak istiyoruz. Açık ve dostane bir müzakere istiyoruz ve bunu tarihsel ve coğrafi belgelerle çözmek istiyoruz.

Bağdat’la müzakerelerinizde temel sorun nedir?

Rekabet ve iktidarda olanların kendi aralarındaki anlaşmazlıklar.

Komşularınızın bu noktada yardımcı olabileceğini düşünüyor musunuz?

Evet, İran yardım edebilir.

İran ne yapabilir?

Bağdat’ta Şiiler iktidarda ve İran’ın onlar üzerinde etkisi var, o yüzden İran’ın yardımcı olabileceğini düşünüyorum.

ABD’nin temel endişesi Kürdistan’ın Irak’tan ayrılması durumunda ülkenin büyük bir kısmında İran’ın daha fazla etki göstermesi.

Biz ayrılmazsak İran’ın etkisi mi azalacak? Amerikalılar sevse de sevmese de Irak halihazırda İran’ın etkisinde ve biz bunun hakkında ne yapabiliriz ki?

Yani Bağdat’tan ayrılmamanızın hiçbir yolu yok mu?

Hayır, artık çok geç. Irak’ın anayasasının bizi bir arada tutabileceğini düşünüyorduk ama bu olmadı ve oradaki maddelerin çoğu göz ardı edildi. Bu yüzden bağımsızlık hakkımız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Güvenlik Kontrolü *

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.