FETULLAH’I “FETULLAH GÜLEN” YAPAN CHP GENEL SEKRETERİ KASIM GÜLEK’TİR

Bu haber 28 Ağustos 2017 - 22:11 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Kasım Gülek, 1910 senesinde Adana doğmuş, 1996’da Washington’da ölmüştür; cenaze namazını, vasiyet ettiği üzere FETULLAH GÜLEN kıldırmıştır!
Kasım Gülek, Sabetay-Yahudidir.İsmet İnönü’nün kabinesindeki Yahudilerden biridir.

Bülent Ecevit ve Rahşan Ecevit; Kasım Gülek’in kızını Amerika’dan getirerek DSP’den milletvekili yaptılar.

YAHUDİ IRKÇILIĞI bu kadar incedir.

ETNİKÇİ SİYONİSTLER İLE ETNİKÇİ DİNCİLERİN İTTİFAKI

Fetullah’ı “Fethullah Gülen” yapan kişi Kasım Gülek’tir.

Kasım Gülek, PWPA’nın Türkiye’deki ilk başkanı ünlü siyasetçi, Koreli Moon’un kilisesince kurulmuş olan tarikatın Türkiye’de başkan düzeyindeki en üst temsilcisidir.

Kasım Gülek, 1910 senesinde Adana’da doğmuş, 1996’da Washington’da ölmüştür; cenaze namazını, vasiyet ettiği üzere FETULLAH GÜLEN kıldırmıştır!

Gülek, İttihat ve Terakki üyesi Mustafa Rıfat Bey’in ve Tayyibe Gülek’in oğluydu.

Galatasaray Lisesi ve Robert Kolej’de, Paris Ecole Science Politiques (1924-28), Columbia University (Dr.1928)’de eğitim görüyordu.

ABD’de öğrenciyken Chase Manhattan Bank’da çalışıyor, Harvard Üniversitesi’nde işletmede “master” yapıyordu.

Rockfeller bursuyla Berlin ve Cambridge üniversitelerinde çalışmalar yürütüyordu.

Cambridge rektörünün tavsiyesiyle CHP’ye giriyor, Bilecik Milletvekilliği, Bayındırlık Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, CHP Genel Sekreterliği görevlerinde bulunuyordu.

Ecevit de Robert Kolej mezunu olup Rockefeller Bursu’yla Amerika’da bilgi ve görgüsünü artırmak için (!) bulunduktan sonra birkaç yıl içinde önce CHP Genel Başkanı sonra da Başbakan oluvermiştir!

1958 yılında Kuzey Atlantik Asamblesi Başkanı (1957-1959) Albay J. J. Fens, Menderes hükümetinden Türk heyetinin bildirilmesini istiyordu.

CHP’den Nüvit Yetkin seçiliyor, ama harekete geçen CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, Colonel (Albay) Fens’e mektup yazarak Nüvit Yetkin yerine kendisinin çağrılmasını öneriyordu.

Konu Zafer Gazetesi’nde manşet oluyordu.

Kasım Gülek, İnönü’ye böyle bir mektup yazmadığını söylüyor ama bir gün sonra, gazete mektubun kopyasını yayınlayınca, İsmet İnönü, Kasım Gülek’e güvenemeyeceğini bildirerek görevden ayrılmasını rica ediyordu.

İnönü’nün, 1950’den 1957’ye dek görevde tuttuğu Kasım Gülek ile çalışma arzusu O’nun yabancılarla kurduğu sıkı dostluklarından ileri geliyordu…

Kasım Gülek, Kore Birleşmiş Milletler Komisyonu Başkanlığı (1950-1953) Kuzey Atlantik Asamblesi Başkanlığı (1968-1969), NATO Parlamenterler Konferansı Başkan Yardımcılığı ve Kontenjan Senatörlüğü de yapıyordu.

Kasım Gülek’in yaşamında en ilginç teklif General McArthur’dan geliyor, Gülek’ten ABD’de kalarak senatör olmasını istiyordu!

1980’li yıllarda Sung Myung Moon‘un Türkiye ilişkilerini yürüten Kasım Gülek, Unification Church’ü güçlendirmek için büyük çaba gösteriyordu.

Örgütü, ABD Büyükelçisi Şükrü Elekdağ‘a “empoze” etmeye çalışıyordu.

KASIM GÜLEK BU ARADA FETULLAH GÜLEN’LE DOSTLUĞU İLERLETİYOR VE ONU ABD BÜYÜKELÇİSİ MORTON ABRAMOWİTZ İLE TANIŞTIRIYORDU

Kasım Gülek, yaşlılık yıllarında yeniden CHP ile ilişki kuruyordu.

Kasım Gülek’in baldızı Aylin Radomisli, uzun yıllar ABD’de yaşıyor; Amerikan ordusuna katılıyor…

Asya’da elçilik görevine atanacağı söylenirken 19 Ocak 1995′de evinin bahçesinde ölü bulunuyordu.

Ölümün nedeni araba kazası olarak kayıtlara geçiriliyordu.

Aylin Radomisli’nin Türkiye’den ilginç konukları oluyordu.

Yakın arkadaşı Aylin Gönensay (Eski dışişleri ve devlet bakanlarından Emre Gönensay’ın eşi) bunlardan biriyle tanışmıştı.

Bu adam Zaman gazetesinin ihtiyaçları için Amerika’daydı…

Kasım Gülek’in kızı Tayyibe Gülek, Teyzesi Aylin Rodomisli ile ABD’de yaşadı.

Harvard’ı bitirdikten sonra, Türkiye iktisadını pek ama pekiyi yönetenlerin yuvası London School of Economics‘ te yüksek lisans yaptı.

Türkiye’ye dönünce engin deneyimlerine güven duyularak Ecevit tarafından Başbakanlık Danışmanlığına atandı.

Türkiye’nin Bakû-Ceyhan Boru Hattı Sekreterliğini yürütürken Ecevit’lerin kontenjanından Adana Milletvekili (1999) olarak TBMM’ye taşındı.

Ecevit onu ABD gezilerinde hep yanında bulundurmaktaydı.

Tayyibe Gülek Temmuz 2002’de Kıbrıs’tan Sorumlu Devlet Bakanlığı görevine atanmıştı.

Abd’lilerle 1920’li yıllardan beri içli dışlı olan Kasım Gülek, Moon tarikatı elemanlarının da katıldığı ilk toplantıyı 1982’de İstanbul’da yapmıştı.

Bu toplantılarda Moon’un Ortadoğu Temsilcisi, Thomas Cromwell başta olmak üzere Moon’un örgütlerinden ve yerlilerden birçok yönetici katılmıştı.

Toplantıların konuları da kafa karıştırıcıydı:

21 YÜZYIL EĞİTİMİ VE TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİ!

BU TOPLANTILARA KATILAN TÜRK BÜYÜKLERİ DE İLGİNÇ İNSANLARDI:

Emre Gönensay,

Sabahattin Zaim,

Erkek Akurgal,

İlahiyat Fakültelerinin dekanları,

Sanatçılar,

Ünlü Belediye Başkanlarından Gülay Atığ,

Semra Özal,

Diğer uluslararası toplantılara katılanlar arasında, Deniz Baykal,

Hayri Erdoğan Alkin,

Handan Kepir gibi tanınmışlar da vardı.

Moon’un PWPA toplantılarında en sık görülen İlahiyatçıların başında Salih Tuğ gibi İlahiyat Fakültesi dekanları geliyordu.

İlim Yayma Cemiyeti üyelerinden ve Aydınlar Ocağı eski başkanlarından Salih Tuğ 1997’de Kanal 7 televizyonunda Fehmi Koru ile programa çıkıyor ve Moon’un Church hareketini öve öve bitiremiyordu.

ANLAŞILIYOR Kİ (BİRLEŞTİRME KİLİSESİ), HIRİSTİYAN YA DA MÜSLÜMAN AYIRT ETMİYOR, ÖNÜNE GELENİ BİRLEŞTİRİYORDU!..

Fetullah Gülen’den, Dolandırıcı Bayan Belediye Başkanı’nı, Cumhurbaşkanı’nın hanımından Devlet Bakanlarını ve daha nice etkili ve etiketli adamı yan yana getirebiliyordu.

Bu ayrı bir kitap dolduracak kadar geniş bir konuydu.

Moon’un Türkiyeli Masonlar ve tarikatlarla ilişkileri hep gizli tutuluyordu ve Fetullah Gülen’in Kasım Gülek’in cenazesindeki üzüntüsü şimdi daha iyi anlaşılıyordu…

Şimdilik, Unification Church‘ün yayınlarına göre toplantıları kısa bir listede toparlamak yararlı olabilirdi:

1982 Roma: Kasım Gülek,

1982 İstanbul Hazırlık Toplantısı:

Bu toplantıyı Moon’un sağ kolu Chung Hwan Kwak vönetivor ve Kasım-Nilüfer Gülek Türkiye düzenlemesini yapıyorlar.

1984 Roma: Hayri Erdoğan ilkin (Konferans Başkanı olarak),Prof. Sabahattin Zaim

1986 İstanbul Hilton “21. Yüzyılda Eğitim” Kasım Gülek, Sabahattin Zaim.

PWPA’ nın ABD başkanı Nicholas Kitrie ve Yunanistan’dan Evanghelos Moutsopoulos da katılıyor.

1986 İstanbul Hilton: “Türk-Yunan İlişkileri” Sabahattin Zaim, Ekrem Akurgal, Emre Gönensay (Sonra başbakan Danışmanı, T.C Dışişleri Bakanı, Nilüfer Gülek’in kardeşi Aylin Radomisli’nin Amerika’dan yakın dostu), Kasım Gülek.

1987 Chicago: Kasım Gülek

1988 Londra: Prof. Handan Kepir Sinangil (Robert kolej/Bosphorus. Un)

1991 İstanbul President Oteli.

1994 İstanbul the Marmara Oteli.

1996 İstanbul (1-14 Haziran).

Öbür katılımcılar ise şunlardı:

Deniz Baykal,

Işılay Saygın,

Mehmet Aydın (9 Eylül Üniv. İlahiyat Fak. Dekanı, Abant toplantıları yöneticisi,

(18 Kasım 2002 AKP) Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan Hükümeti Devlet Bakanı),

Sabri Orman, Ali Şafak, E. Ruhi Fığlalı,

Gülay Atığ (Aslıtürk),

Semra Özal,

Nilüfer Narlı,

Nevzat Yalçıntaş,

Lütfü Doğan,

Osman Zümrüt,

Şerafettin Gölcük,

Salih Tuğ,

Fehmi Koru,

Ayseli Gürsoy.

ABD’den İstanbul toplantılarına katılanlar arasında Moon’un has adamları Richard Rubinstein, Nicholas Kittrie’nin yanı sıra Yunanistan’dan, Ürdün’den, Mısır’dan, Kore’den gelenler vardı.

Kasım Gülek’in, ölümü üzerine, PWPA’nın Türkiye başkanlığını Dr. Hayri Erdoğan Alkin üstlendi.

Hayri Erdoğan Alkin, eski adıyla Robert Kolej devamıyla Bosphorus University’de profesörlüğünün yanı sıra Türk Ekonomi Bankası (TEB) yönetim kurulu üyeliği yapmaktaydı.

İlkin, aynı zamanda NED’den büyük parasal destek alan ve Türk Dışişleri politikasını yönlendirmeye çalışan TESEV’in de danışmanıydı.

Hayri Erdoğan Alkin, Moon’un kurduğu PWPA’nın yayınlarına yansıyan bilgiye göre, PWPA’nın Avrupa toplantılarına katılmıştır.

Yine Boğaziçi Üniversitesi’nden Handan Kepir Sinangil de, Avrupa toplantılarına katılmıştır.

Anımsanacağı gibi, Hayri Erdoğan Alkin’in oğlu ARI Derneği kurucuları arasında yer almıştır.

Moon’un 1000’i aşkın kuruluşlarından en ilginci olan Global image Association bir zamanlar Türkiye’nin “LOBİ” işlerini yapmıştır.

Ve milyonlarca dolar karşılığı ülkemizi dünya’ya tanıtmıştır (!)

“Moon”culuk ve “Mason”lukla  Kemalizm uyuşmaz!

1919 Haziran’ın da Anadolu’nun doğusunda bir Ermeni devleti kurulmasını sağlayamayan ABD, Gümrü Anlaşmasıyla Türkiye’nin doğu sınırlarının da güvence altına alınması ve Sakarya boyunca Yunan saldırısının da püskürtülmesi üzerine, İstiklal Savaşı’nın Ankara’daki Milli Yönetim’in lehinde sonuçlanacağını hesap etmiş olmalı ki İngilizlerin silahlı istilâ planlarına karşılık kaleyi içerden fethetmek için sinsice isteklerde bulunmaya başlamıştı.

ABD, elbette bu mandacılığın peşini bırakmayacaktı.

Nitekim, savaş ortamında yurdumuzun düştüğü zayıflıktan yararlanmak için Öksüzler Yurdu ve örnek çiftlikler kurarak, ABD Anadolu’da yerleşmek istemiş ve bu isteği Ankara’ya iletmişti.

Meclis Başkanı Mustafa Kemâl Paşa, hemen İçişleri Bakanlığı’na bir muhtıra yollayarak uyarıda bulunmuştu.

Bu muhtırayı dikkatle okuyalım:

İşte Atatürk’ün ABD’ye Muhtırası:

“Ankara Büyük Millet Meclisi Hükümeti, ülkenin bayındırlaşmasına, öksüzlerin rahatlamasına,  genel sağlık ve ekonomimizin düzeltilmesine yönelik girişim ve çalışmaları teşekkürle kabul eder.

Ancak bu konuda gerek uzak, gerek pek yakın geçmişte, bize oldukça ağıra patlayan deneyimlere dayanarak bir takım kaygılarımızı açıklama gereği vardır.

Şimdiye deyin ülkemizde ekonomik amaçlarla, politik ve bilimsel çalışmalar yapan kurumlar ve yabancılar özellikle aşağıdaki amaçları izlemişlerdir:

1–Ülkemizdeki çalışmalardan korkunç kazanç sağlamak bizim için en zararlı olan bunlardır.

2–Bir bölgede elde ettikleri imtiyaza dayanarak o bölgenin sahibi olmaya çalışmak.

Bu gibilerin ülkemizde bir daha çalışmalarına izin verilmemesi…

3–Ekonomik amaçla bilim ve insanlık yararı görüntüsü ile yurdumuza gelip, ileride istila zemini hazırlamak için etnik toplulukları gerek hükümete, gerek birbirine karşı kışkırtmak

4– Yurdumuzda yalnız bilim ve insanlık amaçları ile çalışmakla birlikte, ruhlarında bulunan Hırıstiyanlık duygusu nedeniyle, hemen Hırıstiyan azınlıklarla ilişki kurmak ve ister kasıtlı, ister kasıtsız olarak aralarında azınlıkların da yaşamakta olduğu Müslüman topluluklardan ayrılma isteğini propaganda etmek.

Bu gibilerin gerek Müslümanlara gerek iyiliğine çalıştıklarını ileri sürdürdükleri Hırıstiyan azınlıklara, aralarında yaşamakta oldukları İslam çoğunluğuna karşı baskı yapılmasını aşılamakta ne denli insanlık dışı bir biçimde çalıştıkları ve bu yüzden meydana gelen cinayetlerden sorumlu oldukları ortadadır.

Hükümetimiz bu gibilerin de özgürce çalışmalarına izin verdiğinde Müslüman ve Müslüman olmayan bütün uyruklarına karşı pek ağır bir sorumluluk yükü altına gireceklerdir.

Buna izin vermek, çocukları yaşayacakları çevreye düşman ya da hiç olmazsa yabancı olarak yetiştirmek ve yaşayacakları çevre ile çatışmak zorunda bırakılacaktır.

Bu ise gerek o çocukların gerek içerisinde yaşadıkları halkın yıkımını hazırlamaktır.

Bunu yasaklamak hükümetin görevidir.

Bundan dolayıdır ki Amerikalılarca örnek çiftlik vb. kurumlar kurup buralarda kendi uruğumuzdan olan binlerce çocuğun Türk hükümetine ve ulusuna karşı sevgisiz ve uyumsuz duygularla yetişmelerine izin veremeyiz.”

Atatürk, 3 Ocak 1922 tarihli bu muhtırasıyla da ABD’nin Öksüzler Yurdu adı altında masumane görünen amaçlarla bile Anadolu’da mesken tutmasına şiddetle karşıydı.

Hem bu muhtırayı yayınlayacak kadar karşıydı.

Öksüzler Yurdu gibi bahanelerle Türkiye’ye yerleşmek isteyen güçlerin asıl gayesinin Türkiye’yi içten fethetmek olduğunu çok iyi biliyordu.

Etnikçi Siyonist (Sabetay, Mason+Rotaryen+Lions) ihanet şebekesi ahtapot gibidir.

Laiklik maskesi takmış ETNİKÇİ SİYONİSTLER ile din kılıfındaki ETNİKÇİ DİNCİLER her yere sızarlar ve birbirleriyle de ittifak hâlindedirler.

Bu derin şebekeler, her kılığa girerek medya, basın-yayın, tarikat ve cemaatler başta olmak üzere sağ-sol fark etmez, her partide örgütlenirler.

Hedeflerinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıkmak ve Türk milletini dağıtıp yok etmek vardır.

Bunların ortak özellikleri ise GAYR-I TÜRK olmalarıdır.

H. Cem KANIBİR

Atasen Genel Başkanı-Türkolog

Parlamentohaber.com | Korku yok!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI

Güvenlik Kontrolü *

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Feyzullah31 Ağustos 2017 / 15:01Cevapla

Kasım GÜLEK ile, Fetullahın ne ilgisi bir? Bir defa, Kasım Gülek hangi senelerde siyaset yapmış? Fetullah Gülen ise 70 li yıllarda adı duyulmayan; Ancak 1980 ihtilalinden sonra örgütünü kuran ve adını duyuran birisi…. Şimdi yakın tarihte ki olayları bırak; İnsanların kafasını karıştırmak için tee bilmem hangi senelere git; Fetullahı zoraki olarak Kasım Gülek’e ; Oradan da CHP ye bağla…. Daha dün AKP Gen.Bşk. RTE demedi mi; Fetullah Örgütü ,için “Ne istediler de vermedik…” diye… Yahu, utanmanız kalmamış da…. Acaba diyorum inançlı insanlar olarak, Allah’tan korkunuz da mı kalmadı acaba?

[…] Bilmiyorduk, yeni öğrendik. Gülek ile Gülen’in 1960’lardan itibaren tanıştıkları söyleniyor. Kasım Gülek (1910-96), Fethullah Gülen (1941-)’in üzerine bina edilen Amerikan çıkarlarına uygun İslam projesinin kavşağındaki en kritik isim. Gülek geçmişin adamıydı ve Gülen gelecek günler için hazırlandı . Gülek, yeni dönemin geçmişle bağlantısını kurarken Gülen’e ise farklı bir misyon yüklendi.Yüksek derecede mason üyesi ve Güney Kore/USA Moon Tarikatı TC İstasyon şefi olan Gülek’in CHP Genel Sekreteri olmasıyla(1950) başlayan siyaset yaşamı da çok etkileyici.  http://www.parlamentohaber.com/2017/08/28/fetullahi-fetullah-gulen-yapan-chp-genel-sekreteri-kasim-g… […]