HADDİNİ BİLMEYENLERİN ŞİİRİ

Bu haber 12 Temmuz 2017 - 16:54 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Herkes haddini bilecek

ama kimse kimseyi küçümsemeyecek!

Evvela kendini görecek

sonra eleştirecek!

Burada yok fırıldak gibi dönmek.

Tek müstesnâ – uzaya giden binek!

O dönüp havalanır çok yüksek,

sense hala elinde eşek,

Miracı düşünürsün… “pek İbret…”

 

Al aklını, zihnini – içeri çek!

Şimdi işin aslını keşfet!

Dur ortada:

kek üstü çilek

Sonra yükseliş için sabret…

Gelecek o gün elbet!

Tetiğin rumuzu – SAMiMiYET

 

Söylemiştik biz size,

olmaz bu böyle.

Birinci vazîfe, değildir kadife!

İstiyorsan latîfe, sığınacaksın Rabbine!

Sahip çıkacaksın diline!

Sahip çıkacaksın şiirine!

 

Sanatta iktidarmış… nereye?

Soracaklar yüzyılı devriyede:

Hani uçacaktık göklere?

Neden yığılıyız şimdi yerlerde?

Gerek var mıydı havai fişeğe?

Bu sefer Araba köle…

Bu muydu halife?

Resmen Hakk’a gölge!

Bedevinin etrafında birde pervane…

 

Al eline bir süpürge!

Yoksa yapışırız ümüğüne!

Benzemeyiz cinlenen sümüklülere!

Tatmin olmayız seni sokmadan Cehenneme!

Gözümüz görecek seni Zebani dizinin dibinde!

Kulağımız duyacak savunmanı, her neyse!

Emin olacağız ki edelim tekrar secde…

 

Yoksa öyle körü körüne,

her gün küçücük kızlar gebe,

ihtiyar sapığı ona ebe.

Demokrasi sâde sözde,

bir de ödlekler nöbetinde!

 

Yunan sarmış etrafımızı…

Mermi atıyor…

Kendine göre hep haklı…

Nota veriyor AKP aklı…

Almanya’ya…

Gerçekten… çaplı!

 

Çap büyüdü büyüdü tosladı,

Kemallerin kemiklerine takıldı.

Yanlış yere kürek attı!

Karşısındakini kendi gibi sandı…

Bir bilse ki artık yandı…

Unutmadık dökülenleri… hep kandı…

İzledik çöküşü,

vicdan yandı,

hatırladık… hepsi candı…

 

Cânı canânı tekerlemek kolay.

Hiç de değildir lâfı-alay!

Yargıtay Başkanı ise toplar çay…

Madem treniz, hani ray?!

Osmanlı da ondan çöktü… vay

 

Vay vay vay bê…

Vay be kardeşim!

Nasıl bir ankebutsun be?

Hiç mi içinde yok aşk doğal çiçeğe?

Hiç mi denizde gitmeğe, müzik dinlemeye yer yok?

Gerçekten hiç mi okumak istediğin bir kitap, öğrenmek istediğin yeni bir şey yok?

Böyle geçeceksin tarihe:

“Çocuklar bakın, işte bu götürdü bizi sefâlete!”

Böyle geçeceksin senden sonra ki zihinlere!

 

Yoksa aday mısın ölümsüzlüğe?

İyi,

peki,

madem öyle,

söyle:

böyle mi devam etmek istiyorsun Ahirette?

Sonsuza değin nefret edilen kişiye dönüşmekte…

 

Bedenlerimiz canlı canlı çürümekte

kemiğimiz ise zinde!

Büründük tekrar ete kemiğe,

ve geldik çağırıldığımız üzre desteğe!

 

Şanslı ki yine Türk Milletinde…

Görecek kendi gözleriyle

Asâlet merhametten gele,

Azizlik ise sebattan gele.

İşte bu doğuyla batı arasında ki denge!

Ne mutlu, Türküm diyene!

 

Tamam hadi sen deme de…

Hem toslarsın her tümsekte…

Tabii ki istikbalin yerlerde.

Çıkmak istiyorsan göklere,

bu sana son ihtar ve tavsiye:

Al eline bir süpürge!

Ve temizle!

Hadi… Allah ne verdiyse!

İnanıyorsan Ahirete,

gitmek istiyorsan Cennet’e,

edeceksin tövbe!

 

Sıkılırsan içten içe,

başlayacaksın Rabbinin zikrine.

Umacaksın ışığına ivme…

 

Ama bundan sonra gizle!

Ne ettiysen, ettin dille!

Uzattın her yere…

Kurtulmak istiyorsan bundan böyle,

dilinin ucunu damağına değdir,

nefesi burnundan almaya devam et…

 

Hadi!

Devam! Devam!

Sıkılma!

Gitmezse yolcu yolunda,

işte bunlar gelir başına.

Bir bakmışsın tek başına…

Elinde bir süpürge…

Kılıç saplanmış yüreğe…

O yürekse ölmek ister delice…

Ama artık çok geçtir…

Yoktur ölüm ahirette…

 

Gittiğimizde oraya,

diyemezsin bir daha,

“Verin bana son bir müdafaa!”.

Yoksa biz sorarız sana:

Göndermemiş miydik ayağına,

bir sürü insan, içlerinde vefâ?

Hatırlatmadık mı ara ara,

fânî ne kadar fenâ?

Davet etmedik mi vahdete,

hatta sırâtel müstakime?

Tercih etmedin mi nefsini?

Üstelik sinsi sinsi?

İnkar etmedin mi BİRi?

BİRi İKİleyen TEKi?

Düşürmedin mi şânını?

Bozmadın mı barışını?

Yalanlamadın mı âhı?

Göz yummadın mı alaya?

Hoşuna gitmedi mi yalaka?

Zannetmedin mi kendini ağa?

Devretmedin mi yeşili paraya?

Üstün görmedin mi kendini Hakka?

Yolunu açmadın mı Resulünü yalanlayana?

Sonra içinden gelmez tabii katılmak halaya…

 

Çok taktın yanlışı kafaya…

Aldırmadın uyaran berâyâyâ

Ne acı…

Benzeyemedin o çok özendiğin Osmanlıya…

Zannettin ki hepsi şâşâ,

ve vurdun küreği tekrar taşa…

Püsküllü tarih mi olur? Hâşâ!

 

Yaşa Mustafa Kemal Paşa!

Açtı imkânsız bilineni…

Geçti,

hayli temkinli…

Biliyordu ki Türkiye Cumhuriyeti,

âdetâ gülün dikeni.

Belki en güzel tepesi,

Ama yasak debelenmesi!

Kıskançlığın antibiyotiği tek.

Parmak ucunda yürümek!

El âlemden elini ayağını çek…

Dedik ya sana:

KEK ÜSTÜ ÇİLEK!

 

Kıskançlık imha edilebilir.

İlacıysa kin değil, dindir.

Allah katında ise hak din İslam’dır!

Bundan utanmak Cuma hutbesinde,

sinsice silip unutturmak gayretine,

gökyüzünden sana gelir sadece:

KOCAMAN BİR GÜLÜMSEME 🙂

 

Yazar halbuki 19 ayetinde

ama anlayamaz minik kene…

İslam korunmuştur ebediyette!

Kimse, ona düşüremez leke!

Ancak olursun kertenkele…

 

Hadi, hadi! Devam et temizlemeye!

Hele bir yüzleş de sen kendinle,

kıyamette savunmanı söyle.

Bize kalmamış Allah’tan karar verme.

Bak bir fırsat daha şehâdette,

gittiğimizde hak olan Adâlete…

 

Hadi, hadi! Gevşeme!

İşte burası gerçek cephe!

Sende az değilsin, hergele…

Soyadını bil… al sana rütbe!

 

Bak işte burası Cehennem kapısı.

Ama henüz kıyamet kopmadı.

Gösteriyoruz sana çıkışı.

Gördün mü girişte ki bilgi levhasını?

Anladın mı?

Sevk sebebi değilmiş rakı?

 

Dinde zorlama olmaz! Aslâ!

Sen ama kaşındın sabahtan akşama…

Dîni alet ettin sefâna.

Göz yumamazdık bu duruma.

Kulak mı tıkayacaktık çağrına?

 

İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în

 

Dimdik düşüş başladı!

Mim

Hâ Mim

Hâ Mim

Hâ Mim

Elif Lâm Mîm

Elif Lâm Râ

Merhaba…

Geçmiş olsun.

Sendeleme!

Oturdun kucağıma…

Haydi yaslan artık arkana

ve rahatla

Teslim ol bana…

Sıkılmadın mı yana yana?

“Olmaz bir şey bana”

böyle diyordun oysa…

Şimdi ağlıyorsun. Hayrola?

Halbuki söylemiştim ben sana,

girmek zorundasın yola!

 

Şimdi sana yeni şeyler öğretilecek.

Bunlardan ilki DİNlemek.

 

Aç kulağını kocaman:

Burada herkes haddini bilecek

ama kimse kimseyi küçümsemeyecek!

Evvela kendini görecek

sonra eleştirecek!

Burada yok fırıldak gibi dönmek.

Tek müstesnâ istikbale giden binek!

Benil Sibel ÖZYÜRÜK
Benil Sibel ÖZYÜRÜKbenilsibelozyuruk@parlamentohaber.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Güvenlik Kontrolü *

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.